Say No to Fur!

Say No to Fur!
Fur is for animals.

Çamlıca Kanatlı Hayvan Katliamı


Uzun yıllar önce değil, bizzat bir kaç dakika önceydi. Cemsaw yatağında uzanmış, neden olduğunu bilmediği halde bir animasyon film izliyordu. Adeta buram buram sıkıntı basmıştı, haz almıyordu filmden. Pencereden süzülen hafif meltem, taşşaklarına vurdukça onu biraz olsun rahatlıyor, kendini bir sahil kasabasında, şezlong üzerinde uzanmış, birasını yudumlarken hissettiriyordu. Ama pencereden süzülen sadece o taşşak ferahlatıcı esinti değildi...

Animasyona katlanaraktan, bazen kıçını kaşıyaraktan, arda bir gidip 12 dev adamın maçına bakaraktan geçiriyordu saatlerini Cemsaw. Buram buram sıkıntı basmıştı animasyondan ama bir filmi yarıda bırakmamak gibi lanet olası bir huyu vardı aynı zamanda. İşkence çeker, karnına ağrılar girer, nedensiz yere ağlamaya başlardı belki ama asla o filmi yarıda bırakamazdı. Biraz sonra yaşayacağı kanlı macerada, bu yaşadığı "sikkodan animasyona katlanma" seansının da büyük etkisi vardı elbet...

Animasyonun son sahnesini yüzünde gülücükler oluşarak izlemişti. Belki çok kötü değildi ama tek başına izlemesi sıkmıştı belkide onu. Her animasyonun da Buz Devri tadı vermesini beklemek hayalcilik olurdu. Zaten animasyonlardan yana hiç şanslı değildi. Yarısında bozulan animasyonlardan, ikinci CD den başladığı animasyonlara kadar başından sayısız animasyon kazası geçmişti. Yılmadı ancak artık umudu da yok denecek kadar azdı.

Mutluluk saçarak doğruldu yatağında. Bilgisayara doğru ilerledi ama içinde bir anda garip bir his oluştu. Yalnız olmadığını hissediyordu. Bir anda geri sayımın son hanesine gelmiş ve sistemli bir çıkarma yapıyormuş edasıyla saldırıya geçen kanatlı hayvanlardan, kendini yere atarak son anda kurtuldu. Etrafı sarılmıştı ve düşman tüm şiddetini üstüne kusuyordu. Çıkan kanat sesleri cehennemi andırıyordu adeta! Düşman sayıca üstündü, 5-10 civarı gözle görülemeyecek kadar ufak sinek, 4 kelebek, 8 sivri düşmanın hava saldırısı organizasyonunu yürütüyordu. Gündüz kara kuvvetleriyle başarıyla çarpışılmış, elektrik süpürgesiyle çekilmek suretiyle 60 civarında karınca yok edilmişti. Bu sayıca üstün ve öldürmesi zor düşman karşısında nasıl bir strateji izleyeceğini düşündü. Yapacağı pek bir şey yoktu aslında. Battal Gazi'nin torunu değil miydi o? Kara Murat'a özenerek büyümedi mi? Ecnebide olsa Rambo'ya içten içe saygı duymadı mı?!
Bu savaşta tek başına olması teslim olacağı anlamına gelmiyordu. Kararını verdi ve ani bir refleksle, yuvarlanaraktan, odanın ışığını kapattı.

Işığın kapanmasıyla görüş açıları sıfıra inen kanatlı düşman birliği, odada ki tek ışık kaynağı olan monitöre doğru yöneldi otomatik olarak. Tek başına olabilirdi ancak düşmanın zaaflarını iyi biliyordu. Düşman birlikleri monitöre konduklarında, siper aldığı yerden yavaşça doğrularak, sandalyeye oturdu, hiç birşey olmamış gibi bu blog sayfasını açtı. Bir yandan yazarken bir yandan da düşman birliklerini parmağıyla ezmek suretiyle gebertiyordu.

İşte Çamlıca Kanatlı Hayvan Katliamının özeti budur.

Bu olay tamamiyle gerçek olup, olayın kahramanlarından sadece Cemsaw hayattadır. Diğer düşman birlikleri s.ki tutmuş vaziyettedir.

*bknz: yukarıda ki resim, kameramın dandikliğimi mazur görünüz, ancak bu kadar çekebildi. Olay yeri resimleri iyi olmalı ama olamadı. Tarihi belgeler böyle eskimiş olmaz mı zaten? Değil mi yaa, yaa... O küçük siyah noktalar ölü sinekler oluyo işte, neyse..

POSTED BY (Süper)Cem
DISCUSSION 1 Comment

One Response to : Çamlıca Kanatlı Hayvan Katliamı

  1. huseyın says:

    len amca ogluuuu senın bı tarafın acıkta kaldı heralde ne katlıamı manyak bak dınledıgın muzık hale getırdı senı vahhhh zavallı sen ıcmede artık gecmıseee don cemmm koyu hatırla bırlık24 hatırla bu sen deyılsınnnn lutfenn yapabılecegım bır sey olursa ara benı korkutuyorsun benı (( ayrıca O SAKALLARI KESSSSS PUHAHAHAHA )))

Bu gadget'ta bir hata oluştu