Say No to Fur!

Say No to Fur!
Fur is for animals.

Cafer ve Onun Kanlı Düşleri...

Kanlı bir hikayenin başlangıcıydı belkide o oyun parkında gördüğü kızın pembe donu... Yıllardır bu parka gelir, etrafı seyreder ve kendine yeni kurbanlar arardı Cafer... Cafer'in kara gözlerinin içinde nefret vardı, ama çevresindeki insanlar onu çok severlerdi. Her fırsatta ona hediyeler alır, onu mutlu etmeye çalışırlardı. Oysa bunların hiç biri onu mutlu edemezdi. Onun aradığı başka birşeydi. Her zaman düşlediği birçok kötü emelleri vardı Cafer'in..

Oyun parkı onun içindeki hayvansı duygulara şekil verebilen kanlı bir kafesti sanki. Orada dolaşan, kumlarla oynayan, salıncaklarda sallanan küçük çocuklara baktıkça içindeki nefrete şekil veriyor, onların kanlı bedenlerini canlandırıyordu gözünde..

Onları nasıl katledeceğini düşünüyordu her an. önce misket oynayan çocukların misketlerini ellerinden alıp, sonrada tekme tokat giriştiğini canlandırdı gözünde. Tüyleri zevkten diken diken olmuştu çocukların ağlamalarını, yalvarmalarını hayal ettikçe.


Onun çizeceği yol bu olmalıydı. Kararını vermişti. Her gün kafasında yeni bir işkence canlandırıyor ve bunları biriktiriyordu beyninin karanlık hücrelerinde. Derken arkadan biri seslendi ona çocuk parkında.. Döndü baktı, annesiydi. Eve gitme zamanı geldi deyip kucağına aldı Cafer'i.. "birgün görüşeceğiz sürüngenler" diye geçirdi içinden.. Ama önce büyümesi gerekiyordu...

POSTED BY (Süper)Cem
DISCUSSION 0 Comments
Bu gadget'ta bir hata oluştu