Say No to Fur!

Say No to Fur!
Fur is for animals.

Tanımayın Beni, Gözünüzü Yiyim!


Evet abi çok ciddiyim! Mümkünse tanımayın beni! Tanıyorsanız da tanımamazlıktan falan gelin, lütfen! Bakın, açık konuşacağım, eğer benimle olan muhabbetiniz, klasik olan "naber, nasılsın, bla bla bla" dan oluşan 5 cümleden ibaretse, selamlaşmak dışında aramızda bir bağ yoksa, benimle uzun msn muhabbetlerine (çetleşmemişseniz -çetleşmek-) girmemişseniz, beraber, kol kola bir konser izlememişsek, yada ne bileyim sabahlara kadar muhabbet edip, içmemişsek, lütfen tanımayın beni! Yolda yada otobüste, farketmez, eğer yukarıda saydığım kişilerdenseniz, aman diyorum, tanımamazlıktan gelin beni. Bu ikimiz içinde iyi olacak emin olun. Çünkü her 5 cümle sonrasında biten muhabbet sonrasında sizden fena halde tiskiniyorum. Açık sözlüyüm!

Benim mahalleyle tek bağlantım bakkaldan ekmek almam ve haftasonları halısaha maçı yapmamdır. Başka bir suretle kesinlikle orada ki insanlarla bi ilişkim yoktur, olamıyor zaten. Hal böyleyken, aramızda ki ilişki bir ekmek almak kadar basitken, neden bu ısrarcı tutumunuz? Bakın uzun saçlı, keçi sakallı, iğrenç bir insanım işte, nedir yani?! Tek suçum aynı mahallede oturmak mı? Yada tek suçum lisede aynı sınıfta olmak mı? Ben unuttum sizi? Ne yapalım, kötü bir hataydı dedim, unuttum. Sende unutabilirsin. Yada bana 5 cümleyi geçecek bir bahane sun, muhabbet üret, ki emin ol benim öyle bir derdim yok. Ben müzik dinlemek istiyorum ulan!

Yani düşünsenize, takmışsınız kulağınıza diskmani, otobüste evinize gidiyorsunuz, günün en güzel anı bu yahu! En temiz sesle, en kaliteli müziği, orijinal cdnizden, beyin hücrelerinize aktarıp, bir nevi orgazm yaşıyorsunuz. Müthiş... Dünyada değilsiniz o an. Mutluluk pınarlarında yüzüyorsunuz adeta! Ve o sırada bir dallama geliyor, "Ooo Cem naber?"

Hiç birşey bir 64 bakışı kadar iyi anlatamaz o an ki düşüncelerimi. İyiydim amına koyim! Biraz önce iyiydim ama sen geldin siktin attın tüm güzelliği! Ya birde işin şöyle bir sikkoluğu var ki, en sinir bozucu olan bu zaten. İnsancıl biriyim her ne kadar yukarıda amına koymuş olsamda. O salak muhabbet başlayıp, kulağımdan kulaklığı çıkarttım ve 5 cümlelik muhteşem muhabbetimiz sonunda bitti. Adam karşında, birşeyler düşünüyor sana söylemek için, ama bulamıyor gariban. Bulamaz tabi, yok ki bir ara pas yapacak pozisyonumuz! Olamadı ki hiç. Ben bunun farkında olduğum için, ses etmiyorum, ağlayan gözlerle bakıyorum yüzüne. O da bana bakıyor, bir süre sonra bakışlarımız birbirinden kurtuluyor ama ben, yani insancıl ben, bir daha takamıyorum o kulaklığı kulağıma. Neden? Çünkü ayıp olurmuş! Bok olur! O sikti bütün müzik zevkini, hiç düşündü mü ayıp olur diye! Olmaz mına koyim! Ama yapamıyorum. Tüm müzik zevkimin içine edilmiş bir şekilde, "arkada bi götlük yer var bilader, he he sen, uzun saçlı, huooop, kayda binsin insanlar" replikleriyle, oyuncağı elinden alınmış çocuktan daha kötü, oyuncağı elinden alınmış, gözlerinin önünde parçalanmış, parçaları birer birer götüne sokulmuş çocuk gibi kala kalıyorum otobüsün orta yerinde...


Yani bak şimdi, sabah kalkmışım, muhteşem bir enerji var bünyede. Zıplasam götümü tavana çarptırabilirim, öyle bir enerji! Gidip hemen duşumu almışım, saçlar yine cillop ewq. Elime 10 tane cd alıp, bir tane akşam, bir tane sabah için, gözlerimi kapayıp, şansıma ne gelirse hesabı çekmişim iki cd yi. Anathema - Silent Enigma çıkmış sabah için, gayet uygun diyorum. Akşam dönüşü için Bolt Thrower - Warmaster. Ohh diyorum taşşağını yiyim! Mutluluk çarpı trilyon! Böyle başlıyorum güne. Hemen diskmani hazırlayıp, kulağıma takıyorum kulaklıkları, durağa iniyorum, bu sırada ilk şarkı başlamış, arkamdan bi el uzanıyor omuzuma. Kulaklıkları çıkarıp, diskmani kapatıyorum, aaaağ enişte naaber diyorum. İyidir bla bla bla. 5 cümle sonra birbirimize boş gözlerle bakmaya başlıyoruz. Derken otobüs geliyor, ben biniyorum, haydi görüşürüz repliklerinde, gülümseme içinde.. Hemen çıkartıyorum diskmani! Başlatıyorum yine, derken ikinci şarkıya geçiyoruz. Aman yahu diyorum, en sevdiğim şarkı! Derken otobüse binen dayımı görüyorum. Yanıma oturuyor, yine o 5 cümlelik muhabbeti gerçekleştiriyoruz. O sırada dayıma dönüp;
"Help me to escape from this existence", diyorum (bilmeyenlere; Anathema - The silent enigma albümünün, ikinci parçasından bir söz), kulağıma biraz önce gelmiş olan sesi tekrarlayarak... Dayım bana bakıyor; Nea?! diyor.

Gözünüzün yağında yumurta kırıp, ekmek banayım, noolursunuz, yukarıda saydığım gibi bir muhabbetle gelecekseniz, tanımamazlıktan gelin, geçin yanımdan, sıçmayın iki dakikalık müzik zevkimin içine. Yemin ediyorum gram trip yaparsam! Bu bana gurur verir, arkadaşım beni düşünüyor derim, bir daha ki sefere altıncı cümleyi ararım bende senin gibi o boşluk sırasında. Valla bak! Nolur, tanımayın beni, gözünüzü yiyim!

POSTED BY (Süper)Cem
DISCUSSION 10 Comments

10 Responses to : Tanımayın Beni, Gözünüzü Yiyim!

  1. Boba says:

    ya beni ? aoıfujıuf

  2. Dreamtime says:

    Bu yazıya %250 katılıyorum abiciğim.Aynı olaydan muzdaribim.Sıçmayın müziğimin içine!

  3. Helal ben Cem'im. Aynen katlıyorum sana. Aynı dertten ben muzdarip değilim ama, kimseyle muhabbetim olmadığı için. Mesela bazı akşamlar eve gidicem, benim için süper bir andır, boru mu, gün boyu yorulmuşsun ve hayatının en güzel zevklerinden birini yaşayacaksın discmani takarak. Bazen çıkış saatim iş arkadaşlarıyla aynı zamana çatınca ve aynı otobüse binmek zorunda kalınca kafam atıyor biraz. Moralim bozuluyor.

    Tamam, elemanlarla iyi anlaşırız, konuşacak elbette bir şeyler buluruz ama onları sadece "iş arkadaşı" olarak görürüm. Gerçek hayatta sikseler işim olmaz ama. Otobüse bindiğimizde ulan bi otobüs varsa da metroya ulaşsam diyorum. Nede olsa metroyla gelmiyorlar, metroda acısını çıkartıyorum. Çok garip olacak ama o insanlar kesinlikle dinleyeceğim müzikten daha değerli olmuyorlar benim için.

    Acı ama gerçek...

    Müzikten daha değerli olan insanlar belli zaten benim için... Onlardan biri bu yazıyı yazdı, diğeri de yorum yaptı :}

    Bu arada, Cem, o parça Restless Oblivion. Bana göre doom metal tarihinin gelmiş geçmiş en iyi 5 parçasıa arasına girer ve o The Silent Enigma albümü karşısında her zaman saygıyla eğiliriz :}

  4. Darkohl says:

    digeri de birasini iciyo ewq

  5. O birasını içen diğerine kurban olurum ben :)

  6. Cem says:

    Ben hepinize kurban olurum lan :)

  7. Hayir, asıl ben hepinize kurban olurum, hayatımın anlamlarısınız ve umarım hayatımın sonuna kadar yer alır, hayatımın büyük anlamları olmaya devam edersiniz.

    Her ne kadar hayatımda pek kimsenin olmadığını söylesem ve pek arkadaşım olmadığını söylesem de bunun nedeni sizlersiniz. Neden yalan söyleyeyim, siz bana yetiyorsunuz, başka kimseye ihtiyaç duymuyorum. Sizinle ömrümün sonuna kadar yaşarım, hem de hiç düşünmeden.

    Bana deseler ki, dünyanın en yetenekli, en güzel, en mükemmel, en bi şey yaratığıyla evlenip sonsuza kadar müthiş bir hayat mı, yoksa bu canların mı?

    Hiç düşünmeden siz canlarım derim. Çünkü en büyük şeyleri sizinle yaşadım ben, büyük emekler verdim ve aldım, yılları, ayları, büyük konuşmaları, emekleri paylaştım. Hiç emekleşmediğim ve bir şey paylaşmadığım en mükemmel yaratıkların dahi nazarımda kıymet-i harbiyesi yoktur.

    Hepinizi seviyorum, hem de çok. Hatta kendimden fazla...

    İyi ki varsınız...

    Varlığınıza duacıyım...

  8. Dreamtime says:

    Penguşları biz de seviyoruz :=)

  9. sselimm says:

    bak senin kulaklık takıp şarkı dinelmekten başka işin mi yok otobüs bu disco değil a.q adam seni sevmiş tanımış gelmiş herneyse o 5 kelimelik muhabbeti etmiş sevineceğin yerde müziğin içine etti diyon etmiş ama çok iyi etmiş sende seni sevenlerin içine etmişsin böle düşünerek a.g

  10. Cem says:

    Ben beni yaradanlara dokundurmuşum, beni sevenlerimin içine etmişim çok mu bre?

    sselimm arkadaşımı bu üstün zeka içeren mesajı ve amıma koyan pipisinden dolayı tebrik ediyorum. iyi ki varsın sselimm!

National Geographic POD