Say No to Fur!

Say No to Fur!
Fur is for animals.

Çağın Vebası.


Ufakkenlik zamanlarım geldi aklıma ya. İlginç düşünceler, ilginç eylemlerle geçmiş beyinsizlik çağı. Bence bütün çocuklar salaktır ehah. Derler ya; ayh çok zeki bu çocuk falan. Kesinlikle inanmam. Bütün çocuklar beyinsizlik örneğidir.

Misal ben. Çok beyinsiz bir çocukluk geçirmişim bence. Aklıma geliyor bazı mevzular..


Misal televizyon izlerken, izlediğim insanların gerçekten kendi hayatlarını yaşadıklarını ve evlerine yerleştirilmiş gizli kameralarla onları izlediğimizi düşünüdürdüm. Hatta onların da bizi izlediklerini düşünürdüm. Evde gizli kameraları arardım hergün hergün.. Yaptığım aptalca yada utanılacak birşeyden sonra utanırdım. Rezil olduk millete diye düşünürdüm. Hatta bazen kameralara oynardım, sevimli çocuk, mükemmel insan gibi. ewq

Ufakken maç izlerken uğurlarım vardı ki, mallık ötesi. Elime boş bir pet şişe alıp rakip her atağa kalktığında onu eğip bükerek ses çıkartarak konsantrasyonlarını bozardım hesapta. Biz atağa kalkarken ellerimi açardım garip bişeyler yapardım.

Trt'nin kapalıyken ekranda duran garip bir görüntüsü vardı bilirsin. (bilir misin?) Onu izlerdim başka bi kanal olmadığı için. dııııt diye çıkan sesine rağmen ona bakardım "ne zaman açılacak" umuduyla.

Meraktan evde babamın içmiş olduğu sigara izmaritlerini içerdim. Sonra da anlaşılmasın diye 300 kere falan dişlerimi fırçalardım, odayı 4 saat falan havalandırırdım.

Birilerinin uydurmuş olduğu bi hikaye vardı. Çok tırsardık çocukken o hikayeden. sakallı çocuk diye bir efsane vardı bizim çocukluğumuzda. Yerin altından bir anda çıkarmış ve bıçakla delik deşik edermiş adamı. Ödüm bokuma karışırdı karşıma çıkacak diye. o kadar tırsardım ki; akşam bakkala gitmem gerekirse yanımda ekmek bıçağıyla giderdim bakkala falan. Aklıma geldi bak yine içim ürperdi. Çocukluğumu siken atan efsanevi canavar.. Sakallı çocuk.. Vay hanuna..

5 tane civarı futbol topu ve nasıl becerdiysem futbol ayakkabılarımı (krampon :d) kaybetmiştim.

Babam bana top alırken asla sarı lacivert olanından aldırmazdım. Sarı lacivert Fenerbahçe'nin rengiydi çünkü. Holiganlık derecesinde bir Fenerli olsamda almazdım sarı lacivert top. Onu tekmeleyemezdim çünkü. Kıyamazdım. Hep siyah beyaz top aldım ve kaybettim.

Bi keresinde kuzenim gelmişti. Onlar uzakta oturuyorlardı. Bizim mahalle çok çocuksu insanlarla doluydu. Ben bile küçükken, en büyüğü bendim yani. Küfür falan bilmezdim. Bigün bu geldi, bi yerlerden "nah" işaretini öğrenmiş. Baş parmağını işaret ve orta parmağının arasına geçirerek o müthiş hareketi gösterdi bana.. Önümüze gelene nah yaptık gün boyunca. Annaneme gidiyoduk, bi kapıyı çaldık. Bi kız açtı. Nah yaptık kıza. Kız annesine bağırdı "anneaa burada iki tane "lan" var bana nah yapıyoooğ" biz kaçmıştık tabi. Lan ne demek lan?!

Bigün bizim mahalleyi kazıyolardı. Elektrik midir su mudur bişi döşücekler işte yine.. Kocamaaan çukurlar var her yanda. Biz de oralarda oynuyoruz tabi. Kaset-teyp bantlarını aldık, türlü alet hedevatla bomba yapmaya çalıştık. Gece yatarken dışarıdan bi ses ve ışık geldi. aha bomba patladı diye kendimizi kandırdık sonra...

Yine bizim kuzenle yastıklara tecavüz etmişliğimizde var. Hatta ben fred çakmaktaş o barni moloztaş. yastıklarda vilmayla neydi öbürü bety miydi o oluyodu. Böyle ilginç fantezilerimizde vardı.

Daha bir sürü vardır.

Genel olarak baktığımızda hepsi televizyonun bize verdikleri ile alakadar beyinsizlikler. Televizyon çağın vebasıdır. Beyinlerimizi kültürel, bilgilendiren programlar yerine bu kültürel yozlaşmayı ve makineleştirmeyi amaç edinmiş beyinsizlik ürünü programlarla dolduruyorlar. Her kanalda yüzlerce dizi ve hepsi birbirinden geyik.

Bazen ananeme iniyorum, yada teyzemlerden her hangi birine.. Kitlenmişler televizyon başına dizi izliyorlar. Reklam giriyor hemen diğer kanaldakine geçiyorlar. Orada reklam giriyor başka kanala. Pratik zekayı geliştiriyor sadece televizyon sanırım. Bütün dizi izleyen insanlar böyle. Dış dünya ile alakası sıfırlanmış, sadece önüne sürülen yemekten yiyen, acaba diye sormayı unutmuş bireyler yaratıyor televizyon. Acaba diye sordukları tek şey "önümüzde ki bölümde ne olacak" oluyor insanların. Tayyip ananıza sövse umurunuzda olmaz, hadi oldu diyelim bir hafta sonra unutursunuz. Ama kurtlar vadisi bölümlerini hala ve hala birbirinize anlatıyorsunuz.

Televizyon çağın vebasıdır. Veba mikrobu bünyemizde, beşinci sınıf ülkeler gibi televizyona bağlı yaşıyoruz. Yaşam destek ünitemiz gibi artık televizyon. Eve gidilince insanlar birbirlerinin yüzlerine değil televizyona bakıyor.
Yalan ve yanlı haberler, magazin ana haber bültenleri ve diziler ve reklamlar. Büyük bir dişli öğütüyor memleketi. Medya, televizyon, haber servisleri vs. Hepsi aynı amacın peşinde "para".. Rant nerede ise o yöne kayılıyor. Yalan yanlış gerçekler insanlara aktarılıyor ve insanlarımız zaten koyun olduğu için hepsini alıyor bünyesine. Bu ülkede ne basın ne medya özgür ve gerçekçi değil. Çünkü sistem bunu istiyor. Veba içinde gerçeklerden uzak, bizi anlık mutluluklarla oyalayan diziler ile birilerini zengin etmeye ve gerçeklere at gözlüğüyle bakmaya devam ediyoruz. Çağın vebasına kucak açıyoruz. Ve son olarak, Kill Your Television! Diyorum.

POSTED BY (Süper)Cem
POSTED IN ,
DISCUSSION 1 Comment

One Response to : Çağın Vebası.

  1. Canselmo says:

    Valla özellikle geçtiğimiz 2-3 sene içerisinde ökHüz gibi cnbc-e dizisi izlediğim için bir şey diyemem ama çocukluğumda ben de çok gerizekalıymışım. Senin kamera olayın gibi bir şeyim vardı benim de, şöyle ki; annem babam ablam aslında benim gerçek ailem değil, hayatımda oyuncular. Bi' gün bi' kalkıcam sabah, hepsi gitmiş yapayalnız kalmışım. Ne tırsardım a.k. kendi kendime be..

National Geographic POD