Say No to Fur!

Say No to Fur!
Fur is for animals.

Kolsuz Atletin Laneti...

Evet... Altta gördüğünüz yazının üzerine geliyor bu yazı, direk bağlantılı, direk kan kokulu kağıt helvamsı...

O kolsuz atleti saklandığı yerden çıkaramadığım için geldi bunlar başıma. O sinsi sinsi gülerken bir kenardan, o şerefsiz kulaklarından tutup çekemedim, üzerime giyemedim diye oldu bunların hepsi.

Efendim şöyle anlatayım. Malumunuz, çok aradım o atleti. Ama bulamayınca, hani bahsettiğim o askerden kalma yeşil ve iğrenç kokulu kollu atletlerden giydim içime. Üzerine Fenerbahçe formamı çekip, cillopsal güzellikte bağladığım saçlarımla saldım kendimi halısahaya doğru.

Herşey güzel başlamıştı oysa. İlk golü attım ve yelekleri giydirdim rakip takıma. Yelek giymemek önemli bir mevzu. Genelde maçlarımızın ilk yarım saati gol olmaz. İlk golü yiyen yeleği giyer ve yelek giymemek için canla başla mücadele eder iki takımda. Neyse. İlk golü erkenden atıp, yeleği kimin giyeceği sorununu çözmüş oldum. Paşa paşa giydiler. Sonrasında bulduğumuz pozisyonları cömertçe harcadık. Ben direkleri aşamadım bir türlü, ve Şafağı... Ama Şafak beni aşacaktı ilerde, oraya gelicez...

Dakikalar ilerledikçe, yediğimiz farkın boyutu artıyor, kapanma ihtimali olmayan bir skora doğru gidiyorduk. Ve canım sıkıldı gol atamamaktan, ve bizim kalecininde canı sıkıldı gol yemekten, ve aynı zamanda rakip kaleci Şafağında canı sıkıldı, kalelerine bile gidemememizden. Şafak'ta kaleyi bir başkasına devrederek oyun içine girmiş oldu.

Cem kaleye geçince, formasına zarar gelmesin diye, içinde uzun kollu bir tişört olduğunun güvencesiyle formasını çıkartır. Eğer içersinde kolsuz atlet olsa formasını çıkartmayacaktı, çünkü kolsuz atletle kalecilik yapılmaz. Oldu olacak altınada çizgili pijama giysin deyyus! Neyse. Yapılmaz dedik, zorlamayın. Forması üzerinde olacağı zamanda her topa uçmaz, formasını yırtmamaya dikkat ederdi. Bu forma, mubarek Fenerbahçe forması çünkü! İçinde kollu tişört olan Cem formayı çıkartır ve kendisini panter gibi hisseder!...

Maçın başından beri aranan kan bendim sanki! Yarebbim o nasıl çıkışlar, o nasıl kurtarışlar! Farkta azalma yok tabi ama gaza gelmiş bir Cem söz konusu. Gol yemeyen adam! ewq

Ve bir pozisyon olur. Cezasahası dışında topla buluşan Şafak kaleyi görür, yerden sert bir şutla kaleyi yoklar... Üzerinde kollu tişört olan Cem köşeye doğru uçar. O anda topun çok sert geldiğini hisseder. Eğer yakalamaya çalışırsa Beşiktaş kalecisi Hakan'ın her maçta yaptığı gibi topu elinden kaçıracak ve rakip forvetleri bu hatayı affetmeyeceklerdir... Bunun üzerine Cem topu kornere doğru yumruklamaya karar verir. Ki öylede yapar. Ama top öyle bir noktaya gelmiştir ki, bileği terse çevirerek, minik bir kırığa neden olur...

Kolsuz atletin lanetinin özeti budur. Eğer o kolsuz atleti bulmuş olsaydım bunlar olmayacaktı. O şerefsiz, o sinsi, o kapı baca arasında saklanıp gülüveren g.tveren ortaya çıksa, bende formamla takılacaktım. O topa öyle atlamayacaktım ve bileğim kırılmayacaktı. Kolsuz atletlerinizi yakın! Onlara ihtiyacınızın olmadığını hissettirin! Laneti sizi de sarmasın...

POSTED BY (Süper)Cem
POSTED IN ,
DISCUSSION 10 Comments

10 Responses to : Kolsuz Atletin Laneti...

  1. isimsizin teyzesinin eşinin kardeşinin kız arkadaşının kankası says:

    utanmazca suçu başkasına atma mode ON :P

  2. Cem says:

    ne alakası var yahu, görüyorsunuz işte! açık seçik bir lanet bu! :s

  3. iki üstteki kişi, evet evet o says:

    hadi ordan.. benimle inatlaşmayınız, bu gayet de kendi şansızlığınızı uğursuzluğunuzu ve bilimum negatif enerjinizi (:P) zeytinyağı misali en üste kaymak yoluyla kolsuz atletinize mal etmektir.. yazık yahu bir kolsuz atlet bu kadar mı suçlanır..
    hah!

  4. Cem says:

    o ne domuzdur o.. sen bilmezsin onu. daha neleri var anlatmadığım. anlatsam kafama uçan daire düşer onun laneti yüzünden. öyle bir gudubed, öyle bir cenabet, öyle bir şemsipaşa pasajında g.tü büzüşecisecisiişiüğü (:s) işte öyledir o... (sanırım büzüşesice doğrusu :s ömrümün sonuna kadar söyleyemeyeceğimi düşünüyorum :s)

  5. biri says:

    şimdi sen bu kelimeyi söyleyemeyişinin sorumlusunu da zavallı kolsuz beyaz atlet yaparsın.. ah sen yok mu :S

  6. başka biri değil o biri says:

    ha unutmadan:
    kafanıza uçan daire düşmesin de ne düşsün yahu.. ne güzel işte keşke benim de kafama uçan daire düşse.. sabit olanı alamıyorum, kim bilir kaç güzelim yılımı harcıcam bi tane abuk daire için, hem uçanı hem gökten düşeni..of daha nolsun.. sizin gibilere bulmuş da bunuyor gibi bişeyler deniyor, bilginize..

  7. Cem says:

    yok artık daha neler! saçmalama! :P

    birilerinin yine canı sıkılmışta, kendine malzeme arıyormuş, ve yine ota boka takan cem gelmiş aklına, ota boka takılana takılayım bari demiş. kolsuz atlet bahane, ceme takılmak şahane mode : ON demek ha? sen yok musun sen :s dlksjflkds

  8. bir bir biri birilerine says:

    alakası yok bi kere :P
    ben naçizane yorumumu yaptım ne bk atıyon ki.. böyle düşünüyorum tabi, sen sakarsan sen gaz insanıysan, sen zaytinyağıysan
    sen sen.. (oha dedim ben sen zahmet etme:) ) sen bileğini sakaltlıyosan -bu bünyede taşıdığın 3 özelliğin dolaylı katkılarıyla elbette- kolsuz atletin suçu ne.. bak o da tanımış seni belli ki öyle köşe bucak saklanıyo senle muattap olmama amaçlı.. :P :S :)

  9. Cem says:

    yakın zamanda sende tanısan beni, sende kaçsan köşe bucak benden? ahahah bariz zeytinyağı, herşeye var bir cevabı yahu :)

  10. hep beraberr says:

    merak etmeyiniz cem insanı.. o konuda potansiyele sahipsiniz zaten hıh! :P..
    kolsuz atletiniz gibi (hem de beyaz bak direk masumiyet yahu) beni de kaçırmanız pek yakındır yanınızdan yakınınızdan, özene bezene döşediğim yorumlarıma (:S salla isimsiz salla:) ) bu ahahahlar hihihohoholar ve bilimum alay eder mode on bol harfli gülüşünüzle (ben diim 29 siz diin 31, aman 31 pek enteresan bi rakam oldu :P:S:) siz q ve x i boşverin..:P).. sizden kaçış yolunda beyaz atletinizi görürsem selam sölim mi, belki bir de kahve.. ne de olsa 40 yıl hatrı var, ben giderim hatrı kalır misali..

Bu gadget'ta bir hata oluştu