Say No to Fur!

Say No to Fur!
Fur is for animals.

Bahçeler İçre Yürüyelim Arkadaşlar...

Bir hışımla attım kendimi yataktan. Yattığım yerden, karışık çalan ve "death metal"den oluşmuş listeyi dinliyordum. Beni kalkmaya iten şey önce aklımdan geçenler oldu, sonra beni bu düşüncelere iten olguyu farkettim.

Death metal parçaları dolu bir listede, o kadar bodoz parçanın arasında, adam öldürme, kadavra kesme, ölü öğütme, adamın penisini koparıp sonra ağzına sokma gibi hayaller içerisindeydim. Derin bir haz, derin bir kan kokusu hissediyordum. Ensemde ki tüyler dikleşiyordu bu hazzı yaşadıkça. Bir "death side story" yazıyordum, kapattığım gözlerim arkasında...

Nasıl olduysa bir anda pozitif bir enerji, bir bahar havası esmeye başladı düşüncelerimde.

Kırlarda koşturmak, uçuşan kelebeklerin arasında ellerimi çiçeklere sürttürerek yürümek istedim. Yanımda sevdiğim bir hatunun olmasını istedim. Ağaçlar arasında yakalamaca oynayıp, eski Türk filmlerinde yaşanan o saçma geyikleri yapmayı bile istedim. Bir doğrunun iki ucu olup, ellerimizi sallaya sallaya birbirimize koşup, fizik ve matematik kurallarını yıkarcasına ortada buluşmak istedim. Bir "bizimkisi bir aşk hikayesi" yazıyordum, kapattığım gözlerim arkasında... Falan yani. Saçmaladığımı hissettim sonra. Noluyor lan dedim. Kendime geldim.

Sonrasında hayallere daldım yine. İddaa oynıyım lan dedim. Ama bu sefer tutsun bak dedim. Kendim için istiyorsam namerdim dedim. Cidden bu pozitif havanın etkisiyle sağlam bir para yakalarsam insanlar için neler yapabileceğimi, neler yapacağımı düşündüm. Bunun planlarını yaptım. Alllaaaam nolursun tutsun dedim içimden.

Neticesinde, az önce düğmesine bastığım elektrik sobasının yaydığı ısı vücuduma temas ederken, ben klavyeye dökülmüş saç parçacıklarını topladım. İddaa tutsun berbere de gidicem.

Neyse.

Beni bu psychokiller hayallerimden uyandıran olgunun, o sırada listemde olan egzantirik bir grubun yapmış olduğu, insanı hayal dünyasına sürükleyesi bir parça olduğunu fark ettim. İlk hissettiğimde noluyor amısına koyim dedim aslında. Bunca killer parça arasında neler oluyor böyle, kuş sesleri, kulağımızın alışık olmadığı enstrümanlar, bir bahçede yürüyormuş havası, hani elleri çiçeklere sürttürerekten, kelebekleri uçuşturaraktan ;)...

Bunca muhabbetin üzerine şarkının yada grubun adını öğrenmek isteyeceksiniz ama söylemicem. Böyle uyuz, bencil, göt adamın biriyim işte. Ama dinleseniz siz de sever, siz de hayallere dalardınız. Netekim ben üçüncü kere dinleyeceğim şimdi. (Hey sen! Karıştırma last.fm profilimi!)

Ve bu kelebekler arasında dolanırken, gözyüzünden kayan yıldızımı görüp, şans bugün benimle olacak diye düşünerek ve yine kendimi kandırarak, bir YTL ye hayal satın alacağım, bir internet sitesinde, bir iddaa kuponu doldururken......

POSTED BY (Süper)Cem
POSTED IN
DISCUSSION 2 Comments

2 Responses to : Bahçeler İçre Yürüyelim Arkadaşlar...

  1. Darkohl says:

    dinledigin goregrind tarzi vebenzerlerini tasvip etmiyorum Cem
    gf
    hic hos degil
    bir de uyuyup uyanirken dinliyo
    inanilmaz
    gf

  2. Cem says:

    nihahahahağ
    olur mu yahu, müziğin her türlüsü iyi giderken yatarken. ki uyuma mode: ON olduğum zaman genelde daha sakin gruplar dinlerim. goregrind zaten çok fazla dinlemem, uyurken hiç dinlemem :) ama uyurken old school tadından yenmez oluyor.. :)

Bu gadget'ta bir hata oluştu