Say No to Fur!

Say No to Fur!
Fur is for animals.

Brutal Kanarya!

Heyyamola hey hey :s

Böyle bir şarkı (yada buna benzeyen bi şarkı) vardı önceden, nooldu ona? :s

Efendim! (Efendimi skiyim) Nasılsınız?

Süpersonik güçlerimle yalayaraktan hepinizi, şu kıymetli kelimelerimi dökmeye başlıyorum avuçlarınızın taaaa içine içine.

Hepiniz bekliyorsunuz ki ne dökecek bu adam? Bi bok dökmeyecek. Aklında dirhem bir bok yok. Yok abi, yapacak birşeyde yok. Blog dediğiniz şey, kimilerinizin ezberlediği gibi şeyler değiller her zaman! Her blogda şiir göremezsiniz.. Yada mp3 albümleri.. Bu blogda çük görürsünüz, g.t görürsünüz. Bu bloğun edebi bozuktur.

Bi şarkı vardı. Önceden çok severdim. Duman'dan lan hemide! İstanbul diyerekten...

Bu şehir rakıyla yaşar
Bu şehir cigarayı çeker
Bu şehir gündüzü yaşar
Bu şehir her geceyi sever
Bu şehir adamını söver
Bu şehir kadınını döver
İstaaaanbuuuuuuul...
Elinden öper....

Gibi birşeydi..

Sözleri tam hatırlayamadım şimdi. Yanlışsa yorumlara yumurtlayın.. Adamın asabını bozmayın.

İşte bu blogda böyle birşey. İşine geldiği gibin yani.

Diyeceğim şudur ki; güzel bir yarışma olsun.

Şu an Asphyx gazındayım. Denizden ne çıksa yerim diyenler vardır ya; bende, Hollanda'dan death metal adına ne çıksa dinlerim! diyenlerdenim.

Çok güzel kafamı salladım bu The Rack parçası eşliğinde. Dertleştim arada bir insanlarla! Geğirdim ve işedim de! İnsanım ben; bazı temel ihtiyaçlarım var. Yadırgamayınız.

Yarın gideceğim Fenerbahçe - Galatasaray maçının heyecanı sarmış bulunmakta bedenimi. İçtiğim ve içeceğim biralar kesemez sanırım bu heyecanı. Şu ana kadar gittiğim tüm Kadıköy maçlarını kazanmış olsak bile, her Galatasaray maçında yaşadığım heyecanı yine yürekten yaşıyorum. Galatasaray'a saygı duyuyorum. Bunca yıllık rekabete saygı duyuyorum.. Bu saygı çerçevesinde Fenerbahçe'min fark atmasını isterim yarın bir taraftar olarak. Formamı giyeceğim, başım dik ve gururla gideceğim mabedimize. İçimde Fenerbahçe'min kazanacağına dair olan inancım tam olarak, ve olması muhtemel kötü bir sonucun varsayımlarını kafamda hesaplayarak, hislenerek, hüzünlenerek, gururlanarak, heyecanlanarak, gözlerim dolarak izleyeceğim yarın maçı.

Fenerbahçe sevgisi... Anlatılacak bir sevgi değil.

Sevdiceğime nasıl ki onu gerçekten ama gerçekten nasıl sevdiğimi anlatamıyorsam, Fenerbahçe sevgisini de hiç bir Fenerbahçe'li anlatamaz. Eller kilitlenir, gözler kilitlenir... Bilinç altı ruha egemen olur, sözler boş gelir.

Mabede girdiğinizde, daha önce yüzlerce kez girmiş olsanız bile, o tribünlere baktığınızda tüyleriniz diken diken olur, "muhteşem..." dersiniz içinizden.. Bazen haykırarak!.. Hissedersiniz orada bulunan tüm insanların inancını ve duygularını... Parmaklarınızı yemeye başlarsınız ilk çalan düdükle, yada başka bir tribiniz varsa onu yaparsınız.. Geçen dakikalarda boğazınızın patlayacak kadar acıması önemli değildir, tek önemli olan sahada sizin sevdiğiniz renklerle çubuklu formasını süslemiş olan futbolculara destek olmak, onların yanında 12. adam olmaktır. Onların her hareketinde reflekslerinizle hareket eder, onların her vuramadığı kafa topuna yerinizde zıplayarak siz vurursunuz. Her kaptırdığı topta, kendiniz kaptırmışçasına hırslanır, her attığınız golde, gerçek Fenerbahçe'li olmanın gururunu, o anın hayallerini, o anın sevincini, o anın handikapını yaşarsınız üzerinizde olan diğer çubuklu formalı taraftarlarla...

Fenerbahçe'nin Galatasaray'a attığı gollerden sonra ayakta durabilen insan olmaz.. Baktığınız zaman yerlerde yuvarlanan insanlar görebilirsiniz sadece.. Birbirine deli gibi sarılmış insanlar görebilirsiniz. Sevinçten ağlayan insanlar görebilirsiniz.

Sayısal lotoda 7 trilyon kazanmış insanın yüzünü görebilirsiniz o gol olduğu an orada bulunan insanların gözünde!

Orada din, dil, ırk, alt sınır-üst sınıf ayrımı yoktur o an.. O an Fenerbahçe'li olmanın önemi vardır. O an Galatasaray kalesicisinin koruduğu kalenin filelerini havalandıran topun coşkusu vardır! Kimin kim olduğu, kimin kime sarıldığı önemli değildir o an...

Çok garip anılarım olmuştur benim maçlarda, özellikle Galatasaray maçlarında.. Hiç tanımadığım bi hatunla gol sonrasında bir anda sarmaş dolaş olup, sonra erkek arkadaşıyla sarmaş dolaş olup, sonra üçlü bir sevgi ve mutluluk yumağı olduğumuzu bilirim.. Sarılma bittikten sonra birbirimizi içten bir şekilde öpüp, gelecek diğer golleri beklerken el ele tutuştuğumuzu bilirim o maçın heyecanı ile...

Cebimizde bulunan son parayı, yemek yememesini göze alıp, eve yürüyerek gitmesini göze alıp, son meteliğine kadar maç bileti bulmak için karaborsacılara verme coşkusunu bilirim ben... Sırf Fenerbahçe'min Galatasaray maçında yalnız kalmaması için.. Hep destek, tam destek psikolojisiyle..

Yarın büyük maç.. Yarın..

Sonuç ne olur bilemiyorum.. İçimden ve gönlümden Fenerbahçe'min kazanması geçiyor.. Aksi bir sonucu düşünmüyorum, düşünmek istemiyorum...

Umarım temiz bir maç olur. Hakemin sonuca tesir etmemesi en büyük temennim..

Galatasaray hakem hatasıyla bizi yenerse sinirlenirim!

Fenerbahçe'nin hakem hatasıyla Galatasaray'ı yenmesini istemem!

İki durumda da oluşacak polemiklerden nefret ederim...

Hakeden kazansın, umarım biz hakederiz...

POSTED BY (Süper)Cem
POSTED IN
DISCUSSION 2 Comments

2 Responses to : Brutal Kanarya!

  1. Darkohl says:

    boyle durumlarda hep nasil koyduk ama cocugu diyebilecek bir erkek evladi olmak istemiysimdir Galatasaray da her Fenerbahce yi yendiginde ayni seyleri hissediyorum :D

  2. Cem says:

    Galatasaray ne zaman yenebilmiş bizi? :P
    Sen diyemesen bile antu.com hazırladığı bir flashla demiş "koyduk" diye ehaha

    Neticede gelenek bozulmadı ve hakeden kazandı diyebiliriz.. :)

National Geographic POD