Say No to Fur!

Say No to Fur!
Fur is for animals.

Nostalji...

Gece yatmadan önce kararımı vermiştim.

Özlemiştim geçmişte kalan bazı ayrıntıları, ufak ama mutluluk veren, bazen utandıran ayrıntıları...

Kararımı vermiştim, ertesi sabah kalktığımda tam bir nostalji rüzgarları estirecektim çevremde. Nostaljik bir gün yaşayacaktım. Bunu düşünerek, neler yapabileceğimi planlayarak heyecan ve mutluluk içersinde uyudum.

İlk olarak yatağa işemeliydim.

Gecenin 4üne kurduğum telefonun titremesiyle uyandım. Görev basit ve belliydi. Ama cidden çok zorlandım. Bir gün deneyin, valla bak, yatağa işemeyi deneyin... Olmuyor lan! Çocukken misler gibi salardım. Tutmaya çalışsam bile salardım. Şimdi ise işemeye çalışıyorum ama yapamıyorum. Zaman insanları değiştiriyor, o masum işeme hissiyatını bile kaybediyorsun... Çok acı verici. Neyse.

Kendimi zorladım ve başardım. Son damlasına kadar işedim yatağıma. İlk başta biraz sıcaktı, sonra serinlemeye başladı. Bi ara titremeye başladım hatta. Ama yılmak yoktu. Bir amaç koymuştum ve bu amaca ulaşmak için biraz çabalamam gerekebilirdi.. Uyumaya çalıştım...

Sabah kalktığımda altımda bulunan ıslaklığa baktım yorganın altından.. Leş gibi kokuyordum. Karar kesindi. Yataktan kurumadan çıkamazdım. Önceden böyle yürürdü işler, öyle anımsıyorum yani... Yatakta bi 2 saat kadar uzandım. Çabucak kurusun diye sürtünme taktikleri uyguladım. Olmuyordu. Ablamda uyanmış, işe gitmek için hazırlanıyordu. Benim hala yattığımı fark edince, "işe gitmeyecek misin sen?" diye sordu.. Gözlerimi açarak "hastayım :G" dedim. Aynı zamanda yorganı boynumun hizasından beri vücuduma bastırıyordum. Koku dışarı çıkmamalıydı. Nostaljiyse bile kendi çapımızda takılıyorduk, herkesin bilmesine gerek yoktu. "aaa neyin var?" diye düşünceli insan style olarak yanıma yaklaşmaya çalışırken "yaklaşma!" diye bağırdım kesin ve net olarak. Korktu. Görüşürüz falan deyip yolladım odadan. Amacımı baltalamasına izin vermedim.

Çiş kuruduktan sonra üstümü başımı değiştirdim. Duş almadım. Boxer yerine beyaz slip don diydim. Altıma bir eşofman çektim. Çocukluğumda annemin yaptırdığı gibi iki çift çorap giydim üst üste. Çorapları eşofmanın üzerine kadar çektim. Bunu atlamak olmazdı. Pantolon altına eşofman giymeden nasıl bir nostalji rüzgarı estirebilirdim ki? Pantolonumu giydim eşofmanın üzerine, taşakları sıktı biraz. Önemsememeye çalıştım. Slip don hafif hafif başlamıştı, pişik yapma faaliyetlerine. Bunu hissederek mutlu oldum, ehu dedim.

Annaneme indim sonra. "Bakkala gidiyorum birşey lazım mı annaneciğim" diye sordum. Gözleri yaşardı... Çiftli ekmek almamı rica ederek, 1 YTL verdi. Bakkala gidip ekmeği aldım, üzeriyle kendime sakız aldım. Dönüş yolunda ekmeğin ucundan kopartıp yedim biraz. Sonra yediğim tarafını poşedin alt tarafına koyarak ekmeği annaneme teslim ettim. Para üstü soran bakışlarına içten bir nah çekerek merdivenleri çıktım, evime girdim.

Kendime kahvaltı olarak tüp içersinde bulunan çikolatalalardan almıştım. Saatlerce emdim onu. Muhteşem bir duyguydu bu bence, çok özlediğimi hissettim. Ama daha yapılacak çok şey vardı. Öncelikle yıllar önce teknoloji harikası olarak gördüğüm kara kutu şeklinde ki atarimi bulup, onunla oyun oynamak istedim. Nostaljinin dibine vurmalıydım bugün.. Bulamayınca, yine çağın güzelliklerinden yararlanarak yakaladım nostaljiyi. İnternetten süper mario oyununu buldum. Saatlerce oynadım, ejderhanın amına koyduğumda sevinçten tüm evi koşturdum, gürültü yaptım. Alttan teyzemler tavana oklavayla vurana kadar devam ettim gürültü yapmaya. Özlemiştim o oklavanın sesini.

Ejderhayla işim bittiğinde hemen dışarı attım kendimi. Koşa koşa bakkala gittim. 20 YTLlik misket aldım. Mahallede kökülecek çocuk bekledim sonra. Mahallede çocuk kalmamasının yanında, kalanların da misketleri yoktu. 20 YTL de onlara verdim. 10 liralık misket alın kendinize dedim, burada bekliyorum sizi dedim.. 10 liralık misket, çikolata, gofret, meyvesuyu kokteylleri ile birlikte geldiler. Çok kızdım, küfrettim ama söylemedim bişey. Bok için dedim.. Çocukları korkutup kaçırmak istemiyordum, nostalji evresini tamamlamalıydım misket oynayarak. Misket oynamaya başladık, çok iyi oynuyorlardı pezevenkler. Bir tanesinin adını sordum, Osman'mış. Aradan bir kaç dakika geçtikten sonra, "lan Osman, Murat'ın sana selamı varmış" dedim. Hangi Murat? diye sordu, "KOYUMDA TUR AT" dedim. O an içimden eriyen yağları anlatamam, çocuk pis pis baktı, küfür etti bana içinden eminim. O hırsla bütün misketlerimi köktü şerefsiz.

Misketlerimi kaybedince ne yapacağımı düşündüm. Bu durumda iki çeşit hareket tarzı vardı çünkü önceden. Hangisini yapsam daha iyi olur diye düşündüm. Ya çocuklarla kavga edecektim, ki bu onların .mına koymam anlamına gelir, çok yanlış, küçükleri sev büyükleri koru :s Neyse.. Ya da ağlamam gerekirdi. Elinden misketleri alınmış çocuk gibi ağlamak daha cazip geldi. Şimdi iki tane çakıcam yarısı boşa gidecek, babalarını falan çağırırlar uğraşılmaz. Ağlamak daha temiz. Oturdum ağladım biraz. Ne olduğuna anlam veremeyen çocuklar "ağlayan bebeek, ağlayan bebeek" şeklinde ki bağırışlarıyla beraber uzaklaştılar.

Karizmayı biraz çizdirmiş olabiliriz ama olsun. Önemli olan kendimi tatmin etmem değil mi zaten?

Hemen eve geri döndüm. Eve dönerken duvara "bunu yazan tosun, okuyana kosun" yazdım..

Eve dönünce annemi aradım ve ona nah, ibne, göt, am, yarak, it gibi kelimelerin ne anlama geldiğini sordum. Yüzüme kapattı...

Bir daha aradım, yılmadım! Hepsinin hala köpek anlamına geldiğini duyunca sevindim, içime bir huzur doldu. Demek hayatta bazı değişmeyen değerler var dedim, içime bir gülümseme yayıldı. Tekrar dışarı çıktım, azıcık bisikletle dolaştım.

Derken hocanın akşam ezanı okuduğunu duyunca hızlıca ve korkarak eve döndüm. Akşam ezanından sonra eve gireni babam s.kertirdi çünkü. Bu ayrıntıyı atlayamazdım.

Televizyonu açtım, TRT1 haber bültenini izledim. Sonra radyoyu açtım, radyo tiyatro dinlemekti amacım ama sikko şarkılar çalınıyordu. Zükerün böyle işi, yeter lan artık deyip, msni açtım, çet yaptım, kominikeyşın olayının dibine vurdum. Bir de nostalji olsun diye açtım şöyle old school death metal bi albümü. Daha ne olsun mısına koyim :s

POSTED BY (Süper)Cem
POSTED IN
DISCUSSION 5 Comments

5 Responses to : Nostalji...

  1. Darkohl says:

    ayni mahallede buyuseydim de seninle suratini cirmiklayip orani burani cimcikleyip etlerini koparsaydim nerdeyse gozunun icine kulah kaciracak kadar simarik olsaydim ikide bir kavga edip seni anneme sikayet etseydim o da beni sallamasaydi top benim oynamiyorum diyip cekip gitseydim bisikletimle ayaginin ustunden gecseydim tas firlatip kafanda omur boyu tasiyacagin dikis izi yaratmaya sebep olsaydim etegimi kaldirip bocekli cicekli donuma baksaydin da saclarindan cekip burnunu kanatsaydim bi guzel gore olsaydim o vakit
    :D

  2. boba says:

    ehehe güzel bir gün yaşamışın be ogluum

  3. The Dude says:

    ne diyim kral bi yazi olmus, hakikaten

  4. Cem says:

    beni sizler var ettiniz :s

    tüm yorumculara öncelikle "isimsiz" olmadıkları için, sonralıkla güzel yorumları için teşekkür ederiz efenim. ehi

National Geographic POD