Say No to Fur!

Say No to Fur!
Fur is for animals.

Yanımda Bulunan İnsan Görünümlü Garip Şey!...

Servise giderkene hiç bir sorunla karşılaşmamıştım oysa..

Gayet rutin bir otobüs yolculuğunda, okuduğum Otostopçunun Galaksi Rehberi kitabında okuduğum ultra absürd ama zeka fışkırtan esprilere sırıtarak bitirdim yolculuğumu. Daha sonra kısa bir yürüyüş sonrasında servisi vereceğim mekana ulaştım.

Daha önce yüzlerce kez gelmiş olmama rağmen kankam Rıza abiye kimliğimi verdim ve o bana "nereye geldiniz?" diye sordu. Rutine bağlayarak hebe hübü dedim, çıktım, bir sorunla karşılaşmadan işimi bitirdim.

Tek sorun değiştirdiğim parçanın sağlamını alıp makinaya taktıktan sonra, bozuk olanını, çıkarttığım koliye yerleştirip, geride kirli bir ortam bırakmama çabası içersindeyken oldu. Koliye oturtamadım terbiyesiz parçayı.

Kocaman çok fonksiyonlu renkli laser yazıcının içersinde buzda kayar gibi hareket ederek 3 dakikada işi bitiren ben, sikkodan bir parçayı, sikkodan bir kutuya yerleştirmek için 10 dakika harcadım. Önemsemedim. İçimden önemsedim. Dışarıdan gayet mutlu bir insan gibi görünüp, beceriksizliğimi kurduğum anlamsız cümlelerle perdelemeye çalıştım. Başarılıydım. Yada bana öyle geldi. Neyse.

Çıktım ve şirkete dönmek üzere otobüs durağına doğru kendinden emin adımlarla ilerledim. Üzerime çıkmak isteyen İstanbul halkının arasından fuleli adımlarla sıyrılarak otobüs durağına ulaştım. Kısmetliymişim ki gelen ilk otobüs benim işime yarayacak otobüstü.

Otobüse saldıran yüzlerce kişi arasından bir Spartaküs edasıyla sıyrıldım, vücut çalımlarım görülmeye değerdi, ve otobüse bindim. Oturma yerlerini akbilimi basmadan önce kesmeye başlamıştım zaten. 3 kişilik yer kalmıştı, birine benden önce davranan hatun oturdu hemen. En arkada cillopsal iki koltuk boştu ve benden ötede kimse durmuyordu. İkisinden birini seçmem gerekecekti.

Attığım yavaş adımlar arasında yanlarımda oturacak kişileri kesiyordum. Hangisi daha uygun olur diye düşünürken, oturmaya karar verdiğim koltuğa, yanında oturmayı planladığım g.tveren gazetesini koymuş. Nefret ederim bu olaydan. S.k kırıklığı değilse nedir bu? Muhatap olmak istemedim kendisiyle. Ona güvenerek zaten yanında oturmaya karar vermek kabahatti. Hemen karşısında ki boş koltuğa oturdum.

Bana nazire edermişcesine kaldırdı o gazeteyi koltuktan. Baktım, Takvim gazetesiydi. Antep'te çatışma olmuş. :s Neyse.

Yanımda bulunan insan görünümlü garip şey, bir ekmek arası yeme uğraşı içersindeydi. Ben yine dış dünyayla bağlantımı keserek, cebimde taşıdığım o süpersonik kitabı, Otostopçunun Galaksi Rehberi'ni çıkartarak, kendimi Arthur Dent ve onun anlamsız dünyasına saldım, beynimde kahkahalar kopartaraktan. Yanımda bulunan insan görünümlü garip şey, ekmeğini tüm basları son ses yaparaktan yemeye devam ediyordu. Her ağız oynatışında gök gürledi sanıp, camdan dışarı bakıyordum.

Kendimi kitabıma konsantre etmeye çalıştım yine. Derken yanımda bulunan insan görünümlü garip şey, (bu gibi yaratıklara okuduğum kitap olan Otostopçunun Galaksi Rehberi "insansı" diyor. ihi) ekmeğini bitirmişti. Derin bir huzur kapladı içimi ama bu kısa sürdü tabiki. Yanımda bulunan insan görünümlü garip şey (yani kitaba göre insansı olan şey) cebinden bir çikolata çıkarttı.

Fevkalade bir azimle çikolatayı açtı ve inanılmaz bir gürültüyle yemeye başladı. Diğer yanımda olan teyze, yanımda bulunan insan görünümlü garip şeyin çikolata yediğini görmemişti ve tam o anda otobüs bir çukura girince, çıkan gürültüden deprem olduğunu sanarak ayağa fırladı ve tam yanında bulunan öğrenciyi yedi. Ortalık savaş alanına dönmek üzereydi ki, yanımda bulunan insan görünümlü garip şey ikinci ısırığını alarak, herşeyin normal olduğunu gösteren altın vuruşu yaptı.

Yanımda bulunan insan görünümlü garip şey, nasıl birşeyse o artık, öyle hızlı yiyordu ki çikolatayı, 1 dakika sürmedi bitirmesi. Adapazarı depreminin 48 saniye sürdüğünü ve yaşattığı yıkımı düşünürsek, o bir dakika içersinde yaşadığımız yıkımın inanılmaz boyutlarda olduğunu tahmin edebilirsiniz.

Derken yanımda bulunan insan görünümlü garip şeyin çikolatası bitti ve herşey rutine bağlamışken ve bende okumuş olduğum kitap olan Otostopçunun Galaksi Rehberi'ne tam konsantrasyonla devam ederken, birden yanımda bulunan insan görünümlü garip şeyin telefonu çaldı. Bir hışımla açtı telefonunu ve ancak g.tüne kızgın demirin soğuk tarafı sokulan bir insanın bağırabileceği kadar yüksek sesle bağırmaya başladı. Bağıra bağıra konuşuyordu ve tüm Şişli onu dinlemek üzere kafasını çevirdi. Trafik durdu, insanlar araçlarından indi, uçaklar havada sabit bekledi!.. Ve ben bu sırada okumakta olduğum kitap olan Otostopçunun Galaksi Rehberi kitabının isminin aslında Galaksi Rehberinin Otostopçusu olduğunu iddia edebilecek kadar afallamıştım. Beynime beynime giriyordu yanımda bulunan insan görünümlü garip şeyin sesi.

1 dakika sonra telefonu kapattı ve uçaklar yoluna devam etmeye, insanlar işlerine bakmaya ve bende kendi içimde okuduğum kitabım aslında Galaksi Rehberinin Otostopçusu değil Otostopçunun Galaksi Rehberi olduğuna karar verdim.

Bir ara yanımda bulunan insan görünümlü garip şey, bir anda ayağa fırlayarak bir bayana yer verdi. Gözlerimden akan yaşları dizginlemeye çalışarak okumuş olduğum kitap olan Otostopçunun Galaksi Rehberi'ne devam ettim.

Daha sonra karşı sırada bulunan koltuklardan biri boşalınca, yanımda bulunan insan görünümlü garip şey, bir anda evrim geçirerek, karşımda bulunan insan görünümlü garip şey halini aldı. Evrim teorisinin bana göre her zaman mantıklı bir tarafı vardı ama ilk defa bu kadar gerçek olanına rastlamıştım.

Daha önceden yanımda bulunan insan görünümlü garip şey olan karşımda bulunan insan görünümlü garip şey, hızını alamamış, etrafa sarmaya başlamıştı. İki yan koltuğunda bulunan ve daha önceden yanına oturmaya karar vermiş olduğum ama benim oturacağım yere gazetesini koyan o sevimsiz insandan, benim oturmamı engelleyen o sevimsiz gazeteyi istedi.

Bunların şirket olduğunu o sırada anladım!...

Bana hayatı zehir etmek için kurulmuş olan bir şebeke olduğundan her zaman şüphe ediyordum zaten ama bu kadar açık ve net bir şekilde karşıma çıkacakları ve hiiiiçte utanmadan gözümün içine baka baka şirket olduklarını gösterecekleri aklımın ucundan geçmezdi!..

Dikkatimi onlara vermemeye çalışarak yine okumakta olduğum kitap olan Otostopçunun Galaksi Rehberi'ne yoğunlaştım. Okudum, güldüm içten içten. Sonra ineceğim durağa gelmek üzere olduğumu fark ettim. Ama bölüm arasına çok vardı ve en uyuz olduğum şeyin, okuduğum kitaplarda bölüm arası gelmeden yarıda bırakmak olduğunu hatırladım. Hızlı hızlı okuyabildiğim kadar okuyup, önemsiz bir paragrafta bıraktım okumayı. Huzurla indim otobüsten.

Derken yürürken, tam 4 adım önümde yürüyen, arkadan baktığınızda insan olduğunu düşünebileceğiniz iki ayaklı bir metabolizma bir anda, 3 kere daha yapsa bir okyanus yaratabilecek kudrette bir tükürük bıraktı tam sağrısına. Cidden üç kere daha tükürse, yıllardan beri tükürükle boğarız söylentileriyle tehdit ettiğimiz (bu uğurda yapılan antremanlar sonucunda tükürükten geçilmeyen sokaklara sahip olduğumuz) Yunanistan'ı sular altında bırakabilecek bir kudrete sahip bir metabolizmaydı.

Hatırlayabildiğim kadar küfürü beynimden geçirerek, önümde bulunan, arkadan baktığınızda insan olduğunu düşünebileceğiniz iki ayaklı metabolizmanın annesine yerleştirdim. Yanından geçerken sıfatına baktım ve bu arkadan baktığınızda insan olduğunu düşünebileceğiniz iki ayaklı metabolizmanın da, hayatı bana zehir etmek için herşeyi yapan şebekeden olduğunu fark ettim.

Topunuzun allah belasını versin .mına koduğumun insan görünümlü yaratıkları!

POSTED BY (Süper)Cem
POSTED IN
DISCUSSION 1 Comment

One Response to : Yanımda Bulunan İnsan Görünümlü Garip Şey!...

  1. Darkohl says:

    adam cikolatayi yemeye basladigi gibi ben kendimi hic istemedigim gibi kahkaha atarken buldum :D
    oyh..
    esek kafali hayal gucunu yiyim

National Geographic POD