Say No to Fur!

Say No to Fur!
Fur is for animals.

Cem İnsanı Gaza Gelirse...


Evet efendim. Dün yazdığım yazıdan sonra sağlam bi temizlik olayına kastım. Hatta o kadar ki, 392894832 yıldır ellemediğim yatağımın altını bile süpürdüm sildim. Ama bi ara gerçekten korktum o yatağı çekmekten. Çok kararsız kaldım, altından ölmüş babannem bile çıkabilirdi yani. Neyse, anlatalım adım adım neden sonuç ilişkisi çerçevesinde...

Efendim öncelikle dağınıklık olayına değinmek istiyorum. Malesef bir dolabım yok, harbiden yok ama. Yıkanan giysiler koltuğun üzerine bırakılıyor, bende oradan alıp, oraya bırakıyorum mecburen ahaha.. Dolaba benzer bir şey var aslında ama neresine koyacaksın, neresinden alacaksın. Direk iğrençlik abidesi. Aldığım radikal kararlar içersinde dolap almakta var efendim. Komik değil mi? Hayata ve geleceğe dair radikal planlar alıyorsunuz ve bunun içinde dolap almak var. Çok kötü bi durumdaymışım lan gerçekten :s sdhafısd


Evet, her neyse.. Gayet inatçı bir şekilde kastım ve tüm koltuğun üzerini boşalttım öncelikle. Yazdıklarımın haricinde bir ton şey çıktığını söylemeliyim. Çok doğrucu bir adamım hanuna. Sonra oda da bulunan tabak, bardak, çanak tarzında bulaşık olarak niteleyebileceğimiz tüm malzemeleri toplayıp bulaşık makinasına attım. Zaten büyük bi dağınıklık kalkmış oldu böylelikle :p Sonra çöpleri toplamaya başladım. Gofret poşedi, dolmuş küllük, yıllar öncesinden kalmış bira şişeleri, gazeteler, bir kaç dergi falan.. Hepsini alıp çöpe yolladım. Odaya tekrar girdiğimde gördüğüm tek sorun yerde uçuşan toz taneleriydi...

Aslında önceden her haftasonu olmasa bile, haftasonları odamı süpüren bir adamdım. Silmezdim ama bak yalan yok. Pelinciğimin dediği gibi, bilgisayar masasının üzerini kazıma kıvamına getirmeden silmezdim yani. Neyse. Önceden süpürürdük ama bir gün benim canım süpürgem artık süpürmemeye başladı. Bir isyandı, grevdi bu. Çok konuştuk, anlaşmaya çalıştık, şartlarını dinledik ama yok, çalışmamakta ısrarcıydı. Bi nevi ölüm orucu. Süpürge bozulunca ve yenisini alacak param olmayınca bende süpürmemeye başladım doğal olarak. Bu tozlardan kurtulmam lazımdı ama. Çünkü Mimi'nin ablasının "yuh!!" demesi dokunmuştu bana bi kere..

Önce halıyı toplayıp balkona götürdüm, sonra koltuğu çektim. Bulduğum bir fırça ile -fırça hanuna ya fırça!! Dün burada yaptıklarım insan üstü gayretlerdi. Niçe görse üstün insanı buldum diye üzerime atlardı şerefsizim. Ama sevmem böyle şımarmaları, iterdim elimin tersiyle suratımda bir gf ifadesiyle.. Yardım etsin azıcık ipne, öyle yavşamak var mı hemen?!- tozları çekmeye başladım. Ama benim canım odam çok ufak olduğu için pek rahat hareket imkanım yoktu haliyle. Sinirlendim ve ani bir radikal karar aldım. Önüme ne çıkarsa dışarı atmaya başladım. Sehpa, sandalye, yüzlerce cd, onların sehpası, kitaplarım hede hödö.. Ne bulduysam çıkarttım dışarı. Koltuğun arkasını süpürdüm sildim ortada duran kabloya takılmamaya çalışarak...Evet, böylede anten bir sorunum vardı. Priz anten bir yerde efendim. Daha önce kullandığım çoğaltıcı prizin kablosu gayet uzundu. Kapının üzerine çaktığımız çiviler suretiyle tutturup, ortada bir kablo yığını olmadan bilgisayarın arkasına yerleştiriyorduk tüm o kabusu. Ama o kablo yandığı için ve ben terzi kendi söküğünü dikemez sözünü söyleyenleri yalancı çıkarmak istemeyen biri olarak -atalara saygılıyım çünkü- uzun bi kablo takmak yerine, çük kadar bir kablo takıp, tam kapının çaprazında duran bilgisayarıma uzattım o kabloyu. Kablo çük kadar olunca kapıdan girince yüksek bir adım atmadan odaya giremiyorsunuz haliyle. Bubi tuzağı gibi birşey olmuştu. Neticesinde buna bir çözüm bulmak gerek diye düşündüm. Hemen upupuzun bir kablo buldum demeyeceğim tabiki. Bilgisayarın yerini değiştirmeye karar verdim. Prizin hemen solunda, kapıyla tamamen alakasız bir bölüme yani koltuğun eski yerine doğru bir operasyonla bilgisayarı ve sehpaları yerleştirdim. Tüm kitaplarımı, çerçevelerimi, cd'lerimi teker teker silip, daha önceen silmiş olduğum sehpalarının üzerlerine yerleştirdim. Bu aşamayı başarmıştık.

Ama şöyle bir sorun vardı. Msn muhabbeti yapmam gereken zamanlar haricinde bilgisayar benim için ya müzik setidir yada divx player. Yattığım yerden bu iki aktiviteyi yerine getirmeyi severim. Neticede bilgisayarın yeri değişince mecburen yatağında yerinin değişmesi gerekiyordu. Bu acı gerçekle karşı karşıyaydım. O yatak çekilmeliydi... Gerçekten korkarak gittim yatağa doğru. Resmen çekme beni, pişman olursun diyordu. Ama bir sefer bir yola baş koymuştum ben, bu uğurda ne gerekirse yapacaktım ve bunda bir yataktan ve onun altından çıkabilecek herşeye karşı dirayetli olmakta vardı!

Yavaş yavaş çektim yatağımı. Bir toz dağı karşıladı beni önce. Ölmüş babannem çıkmadı. Daha önceden koltuğun arkasından süpürdüklerimle birleştirsem bi yastık doldururuz lan bunlarla diye yaratıcı bir fikir geldi aklıma ama hemen kovaladım o fikri. Saçmaydı çünkü. Yatağı daha önce bilgisayarımın olduğu bölüme çekmeye karar verdim tam karşılıklı olması açısından. Yatağı oraya almadan önce tüm o bölümü süpürdüm ve sildim. Sonra yatağı çekip yerleştirdim güzelce. Sonra geride bıraktığım korkulan manzaranın başına giderek ganimet arayan korsanlar gibi daldım toz yığınının arasına. Bir adet bira şişesi, kargo paketi, top oynarken taktığım eski saç lastiği, bir kaç bira kapağı ve daha önce söylediğim gibi yoğun bir toz karşıladı beni. Bunca zaman odamı benden izinsiz ve hiç bir ödeme yapmadan kullandıkları için kızgındım onlara. Hemen fırçamın yardımıyla yok ettim onları ve viledamın yardımıyla geride bırakılmış tüm delilleri ortadan kaldırdım. Güzel bir çalışma olmuştu. Dolaba benzer iğrenç bişeyi duvar dibine dayadım, yatakla o dolaba benzer bişeyin arasına da koltuğumu sıkıştırdım. Gayet cuk oturdu, ölçsen biçsen bu kadar olur işte.

Sonra gidip halımı sirkeledim bi buçuk saat kadar. Her vurduğumda öyle bir toz bulutu çıkıyordu ki, resmen kızılderililerin dumanla haberleşmesi sanardınız uzaktan baksanız. Bu başımın üzerinden geçen okun açıklamasını yapıyordu. Ama eğer bir Türkseniz o çıkan toz bulutunu yangın olarak değerlendirip itfaiye çağırırsınız. Tam 3 kere itfaiye geldi, yanlış bir anlaşılma olduğu konusunda bana inanmayan itfaiye erlerinden halımı silkelemelerini istedim. O zaman inandılar bana zaten. Bi buçuk saatlik bi uğraştan sonra artık toz çıkmadığına emin olduğumda aldım halımı ve içeriye serdim. Yatak hariç herşey toplanmıştı ama daha dışarda -şu an bile- çıkartıp içeri almadığım bi ton ıvır zıvırım vardı. Yatak nasılsa gece yine bozulacak diye toplamadım ve toplamayı düşünmüyorum. Bu konuda gerçekten inatçıyım.

3te sportif faaliyetlere başlamak gibi bi hedefi olan Cem insanının işi tam 7'ye doğru bitti. Aslında dediğim gibi daha bitemedi. Dışarıda kalmış hala bir kaç ıvız zıvırım var.. 7'de gidip futbol tarihimin en kötü yenilgisini yaşayacağım halısaha maçına çıktım. Geçen hafta 5-6 sayı fark attığımız adamlar bu hafta öyle bir bilenmişler, öyle inançlı çıkmışlar ki... Ve bir de bizim tek adamımız götlük edip maça gelmeyince, bizim takım bir kişi eksik oynayınca sonuç kaçınılmaz görünüyordu. Adamların hepsi zaten 18-20 yaşlarında fırtına gibi adamlar. Deli danalar gibi koşuyorlar. Biz göt göbek salma yolunda hızlı adımlarla ilerleyen yiğitler olarak tek kişi eksik oynamayı kaldıramadık bu gençler karşısında, neticede 10 küsür sayı fark yiyerek bitirdik maçı :) Ben, bizzat kendim, hani her hafta attığı her golden sonra yıldızlara öpücük yollayan ve bunu çok sevdiği için çok gol atmak isteyen insan evladı bi gol bile atamadım. Hani şansımız olmasa koca bir saatte attığımız o iki golü bile atamazdık gerçi. Adamlar feci hırs yapmış hacım.. ahah Tam kadro oynasak bile yenilebilirdik ama bu kadar ezilmezdik. Neyse, olacağı varmış. Her hafta kazanmak olmaz zaten değilmi?

O süper malubiyet arkasından haftalık şarap içme muhabbetimizi birbirimizle taşak geçerek tamamladık. Eğlenceli ve yorucu bir gün oldu neticesinde. Yarın odamın birkaç fotoğrafını çekicem (pili bitmiş makinanın :p Yoksa şimdi çekecektim ahua Yarına eklemasyon, o kadar yazmışız yollayalım bunu). Ama Mimi'nin ablası tekrar baksın gf gf gf *hih

Efendim sevgiler... Ama var ya çok çılgın resimler bunlar yahu yirin yirin *gore

POSTED BY (Süper)Cem
POSTED IN
DISCUSSION 9 Comments

9 Responses to : Cem İnsanı Gaza Gelirse...

  1. alkışlıyorum şu an ama siz duymuyorsunuz Cem bey ehehe...

    Helal valla ciddi ciddi temizlik olayına dalmışsınız, bir "yuh" nelere kadirmiş yaw ehehe:)

    şaka bir yana temizlik yapmanın zamanı gelmiş de geçmiş hani, neydi o foto öyle yaw:s odanda toplanan çöplerden farklı organizmalar hayat bulacakmış nerdeyse, o değil gece yatağının altında saklanıp ayak parmaklarını kemirirler, bu sefer bırak gol atmayı futbol bile oynayamazsın ehehe... (sağlık olsun önünüzdeki maçlara bakın artık, enseye babacan bir şaplak style)

    büyük başarı azizim, zor iş tatil günü kalkıp da temizlik yapmak,ayrıca süper abartı bir anlatım şekli olmuş, yok dumanla haberleşme, yok jandarmalar vs vs... bi de niçe görse demişsin ya klşklş, bu tür yazıları seviyorum çok eğlenceli vesselam :D:D:D

    hönk :A göya kısa yazcaktım bu sefer,neyse bitti sayılır, son olarak fotoları beklemedeyiz efenim, saygılar.

  2. "kanıt görmeden alkış beklemek abesle iştigaldir" atasözüne mütakıben kanıt bekliyoruz efenim.

  3. Dreamtime says:

    Tek istediğim şey sana 5 çayına gelmek istiyorum! :D Aferin lan oda süper olmiş

    Orda bir resim var gözüme ilişti ihihihi :=)

  4. çok güzel olmuş çok, güle güle pisletin ehu:D

  5. çok lacivertli sarılı bir oda yahu! peh!!

  6. helal olsun,buarada bu resimlerden sonra ilk yazıdaki, odanın eski halini görünce şöööyle bi irkildim yahu..

  7. Cem says:

    ehueh destekleriniz için teşekkürler efendim. sizinle varız, sizinle temiziz :S

    sn santa roja; daha mevcut sarı-lacivertlerin hepsi ortada değil, bu buzdağının görünen kısmı:P

    sn dürümtaym; o resimlerden çok var bende ihi

    sn mimi; kirletirken sizi hatırlayacağım :p

    sn jade; tenk yu efendim. ama bununla irkilmek olmaz hemen. bizim ev korku kuşağı gibidir. bununla irkiliyorsan yan tarafta bulunan boş oda da ruhunu teslim edersin sdafoşsdl

  8. Dreamtime says:

    Lan o boş oda dediğin benim yattığım çift kişilik yatağın bulunduğu odaysa ben orda kalmaya razıyım.Süper uyumuştum lan orda :D kdngdahajafflhhb ankaraya gitcek olmasam uyurdum fosur fosur şerefsizim öğlene kadar :D

  9. hayıııır yorum kirliliği oldu kusura bakmayın efenm. yukardaki nacizane yorum benim. başka birinin hesabından girip yorum yazınca böyle oluyormuş öğrenmiş bulundum xD yukardakini silerseniz çok makbule geçer xD

    "azmin zaferi!!! tebrik etmek istiyorum okurken şevke geldim pazar sabahını elimde çay tv karşısında pinekleyerek değil vilada sopasıyla şarkı söyleyip dans ederek geçiricem xD aradan odayı da çıkarırım tabi ehehee xD"

    evet evet böyle daha güzel =)

Bu gadget'ta bir hata oluştu