Say No to Fur!

Say No to Fur!
Fur is for animals.

death side story never ends...

Evet, yine başladık sadece yazmak için yazmaya.

Yine bir mektup arası olduğunu belirtmeme gerek yoksa o zaman benim belirtmemiş olduğumu varsayabilirsiniz.

Bugün şirkette yazıcı teknik servisinin (yani benim çalıştığım birimin) hemen yan odası olan copy center bölümünde iş yoğunluğu olduğundan onlara yardımcı olmam istendi. Joker, bonus yada daha sikko bir ifadeyle fasülye eleman sıfatında olduğumuzdan her yol serbest yine, yeniden. Neyse, A3 ebadında yapılmış bir baskıyı bir polyester içersine sokuşturup, ısıtıcı cihazdan geçirerek PVC kaplama işini bana verdiler. Kapak yıkamaktan daha kolay bir iş olduğu için fazla mırın kırın etmedim. Yoksa güzel bir 64 bakışı ile "vereceğin işin .mına koyim senin ulan" hissiyatını yaşatabilirdim gayette rahat bir şekilde.

Diğer elemanlardan bir tanesi seri kopyalama (sanırım 20 bin civarı kopya basacaktı) diğeri de ilkokullarda hepimizin görmüş olduğu okuma fişleri tarzında kağıtları PVC yapıp, kesiyordu. Yalnız bunlar gelişmiş okuma fişleriydi tabiki. Yönetici yetiştiren bir firmanın öğrencilerine neler gösterebileceğini tahmin edebilirseniz edin.

Bizim gibi amele sınıfı olan insanlar bakıp bakıp "ne diyor lan bu" şeklinde tepkiler verdiler normal olarak. Kötü espriler dönebilirdi eğer şansımızı zorlasaydık ama ben buna izin veremezdim. Bir tanesinde "Fikirleri tartışın" yazıyordu. Bu güzel birşeydi. Aslında diğerlerinden de güzel anlamlar çıkartabilirdim. Gerçekten! Ama uğraşmadım. Daha önemli işlerim vardı. Kapak yıkamak gibi mesela?

Zaten şuna artık eminim, o eğitim kitaplarını yalayıp yutmuş olsam bile bir işime yaramayacaktı. Çünkü acı ama gerçek olan bir durum olan, işe girme sürecini yakinen yaşamış bir insanım. Bu yüzden bilgim olan bir konuda milyarlar bayılıp bir sertifika almak zorunluluğum doğuyor. Bilginizle değerlendirilmediğiniz, sadece tasmanızda asılı olan etiketlerle değerlendirildiğiniz gerçeği var. İşte bu yüzden, bu geleceğin yöneticileri olacak insanları yanlış yönlendirdiklerini düşündüm naçizane kapasitemle. "Etiketleri tartışın" daha mantıklı. Kimseyi fikirleri nedeniyle durduk yere bir yerlere getirmiyorlar malum. Yada "Etiketlilerin fikirlerini tartışın" demek daha doğru olur. O zaman doğru bir dal yakalamış olabilirler bence.

Bugün öğlen, başvuru yaptığım bir başka firma aradı beni. Hakkımda azıcık bilgi edindi. Daha müsait bir ortamda konuşabilmeyi tercih ederdim ama yine de tatminkar bir konuşma olduğunu düşünüyorum. Değerlendirip tekrardan arayacaklarmış hatunun dediğine göre. "Biz size döneriz" standartlarından biri olması mümkündür ancak, şu an çalıştığım yere başlamadan önce burası da demişti "biz size döneriz" diye diye. Ehh, neden daha iyisi olmasın? diyerek azıcık umutlanmak bizim hakkımız olsun artık o kadar yıkadığımız kapaktan sonra...

POSTED BY (Süper)Cem
POSTED IN
DISCUSSION 3 Comments

3 Responses to : death side story never ends...

  1. bugün medya teknolojileri dersi vardı, 1 saat boyunca yazıcılardan konuştuk.. laser printer,ink-jet vs vs... sıvı mürekkep kartuşu yok alkol içerikli (kafa yapar ehee) yok toner neyden elde edilir, baskıya yetişme sırasında bir arıza oldu yazıcı nasıl tamir edilir,silindirler,toner huvuzları vs vs fotokopi makinesini bile tamir ederim valla, sizin şirkette bana da bir pozisyon ayarlasan diyorum...

    şaka bir yana hoca "bugün yazıcılardan bahsedeceğiz arkadaşlar" dediği an ehehehe diye kıkırdadım yaw, kapak yıkama maceraların, yok almanyadan iyiyiz, yok çaycı kabusu falan geldi aklıma.... yanımdaki çocuk "yazıcıların neresi bu kadar eğlendirdi bu kızı" diye düşünmüştür kesin, az buçuk rezil oldum gibi ama pek de takmıyorum açıkcası ehehe:D

    yazının "sosyal içerikli mesaj" kısmı ilgimi çekti, amele sınıf insan olayına inanmıyordum önceden ama üni.ye gidince varolduklarına kanaat getirdim. Şu etiketlenme işini de abartıyorsunuz bence hocam, iyi olduğun bir şeyi alternatif düşündürmeyecek şekilde yapmak, işe hakim olmak, etiket gerektirmez bence, e tabi ben yakında 22'sine girecek olan bir "çok bilen ahmak" ım, tecrübeye şapka çıkarırım... Fekat, lakin yine de etiket olayına inanmıyorum, dediğin kadar önemli olduğunu düşünmüyorum.bir de öğlen arayanlar iyi bir teklifle dönerler dilerim..

    bitti...

  2. Cem says:

    haha yazıcı yada fotokopi tamirinde bişey yok, önemli olan o kocaman aletileri taşıyabilmek :P gerisi kolay.

    ayrıca etiket mevzusuna gelirsek. şimdi sikkodan bir firmada çalışmak istiyorsan bilginle iş bulabilirsin her halükarda. ancak hedeflerin büyükse, artık sikko abi-amca firmalarında çalışıp ömrünü çürütmekten vaz geçmişsen ve kurumsal bir firmada, iyi bir pozisyonda çalışmak istiyorsan etiketli olman gerekiyor. yoksa seni muhatap bile almıyorlar. bilgin önemsiz kalıyor. demirören grubunun bilgi işlem elemanını koskocaman bir göt haline çevirmiş bi insanım ama onun diploması var o orada, benim diplomam yok ve ben de yazıcı kapağı yıkıyorum. bu çevçeveden bakmamız lazım olaya. yoksa iş çok, illaki bulunur. bakınız; şimdi çalıştığım iş ehua.

  3. yeni mezun olduğunuz dönemlerde (30 yaş altı) diploma çok önem taşıyor hakkaten. Allaha şükür o bakımdan şanslıyım :o Ama 30+ olduğunda daha önceki tecrübelerine ve edindiğin deneyimlere bakıyorlar ki o noktada mıçmayı planlıyorum. Diplomalarınızı edininiz çocuklar!

Bu gadget'ta bir hata oluştu