Say No to Fur!

Say No to Fur!
Fur is for animals.

Evet. Aslında direk bi doğaçlama-saçmalama yapasım vardı. Dün gece mektup yazma style kasarken süpsüper bi doğaçlama-saçmalama yapmıştım, hala onun etkisinden kurtulamadığımdan yapmıyorum. Çünkü hep oraya gidiyor kafam, oradan alıntılar yapmış olarak buluyorum kendimi. Kendi kendimi kopya edemem, her ne kadar aslında hep aynı şeyleri saçmaladığımı hissetsemde.. Sarmaya ikinci baskı olmasın dedim hem.

Mektup style olayını genelde yatakta kıçımı devirmişken yaptığımdan ve dün gecede bu kasma işine saat 4 e gelirken başladığımdan, bu doğaçlama-saçmalama olayı biter bitmez elimde bulunan kalemin kapağını bile kapatamadan uyuyakalmışım. Kalem akmış çarşafıma, telefonun kapağı açık kalmış, yazılan mesaj tamamlanamamış. Sabah sabah ilginç hissiyatlara soktu bunlar beni. Hislendim. Ve bu hislerimi en iyi anlatacak grubu açtım şimdi, inanılmaz güzel. Sanırım ben bu grubu gerçekten çok seviyorum!.. Brutality - Crushed!

Çok gazör bir death metal fanı olduğum zamanları hatırlıyorum. Yok, hayır zaten hala çok büyük bir death metal fanıyım ama o gençliğin verdiği gazda ayrı bi güzel oluyordu. Ankara, İzmir, Eskişehir gibi şehirlere konserlere giderdim hep. Her ilde bi arkadaşım, bi kalacak yerim vardı, hoş güzel muhabbetlerdi bunlar. Önce içilir, sonra konsere gidilip azılır, sonra yine içilir, sonra eve dönülür, yine içilir ehahahaha.

Eskişehir'de kalacak yer yoktu aslında. Bi otel bulmuştuk netten, süpsüper birşey gibi görünmüştü bize. Otelin altından kaplıca suyu çıkıyordu, kıçını yıkadığın su bile sıcak termal suydu yani ahaha. Biz bunları okuduk, dedik bizim olayımız bu oteldir arkadaş! Gece 04.00 gibi Eskişehir'de indik, etrafta takılacak bir yer arıyoruz ama ı ıh, bi sabahçı kahvesi var, oraya girincede tüm kafalar üzerinize çevriliyor. Saç sakal karışmış gençler pek tutulan tipler değil bu tür yerlerde. Neyse çayımızı içtik, azucuk kendimize geldik, sonra oteli aramaya koyulduk. Şehrin altını üstüne getirdik ama bulamadık. Diğer oteller ya sikko yada pahalıydı ama aslında bizim olayımız parasal yada şekilsel değildi. İlle o oteli bulacaktık, hırs yapmıştık ahuahua. Netekim gece bulamadık o oteli. Dışarda dolaştık saatlerce, bacaklara artık kara suların inmeye başlamasıyla vazgeçtik dolanmaktan, aralık ayında halka açık bir parkta cenin şeklini almış bir şekilde banklarda uyuduk bi kaç saat ahahaha. Sabah kalktığımızda 15 inşaat işçisi kocaman hiltilerle üzerimizde oluşmuş buz tabakasını kırmaya çalışıyorlardı :s ahusaudsa Tamam, abartma motorlarını sessize alalım. Sabah kalktığımızda her yanımız tutulmuş, dötümüzün donduğunu hissederek sabahçı kahvesinin yolunu tutmuştuk. Sonra hırs yapıp bi daha aradık oteli. Bu sefer bulduk, süpsüper termal suyla kıçımızı yıkadık. İşte bu güzeldi.

Ne diyorduk, neler anlattık. Otelden havlu çaldım ben tabi. Yanımda gelen Eren insanı "olm anlıcaklar, yakalıcaklar bizi, bi havlu için rezil olcaz" gibisinden konuşsa bile umursamadım. O havlu benim olmalıydı...

Neyse.

Konusuz, garip, acaip, muhteşem, iğrenç, kokan, işiyen, üşüyen, old school bir yazı oldu, olsun idare edin. Bu arada arşivimde 251 tane death metal grubu var tam olarak. Bu gerçekten çok güzel bir duygu. Hepsini çok seviyorum.

Sevgiler, detçi kalın.

Son olarak, bence herkes Brutality grubunun en azından When The Sky Turns Black isimli parçasını dinlemeli diyorum. Ruh, hırs, gaz, death metal! Ritimlerde kayboluyorsun hanuna. Of nasıl gaza geldim lan. :s

POSTED BY (Süper)Cem
POSTED IN
DISCUSSION 6 Comments

6 Responses to :

  1. Adsız says:

    ula müzikhas'a afiş için resim arıyodum sen çıktın. bu gugul çok çılgın...
    gene de gülümsemedim değil.
    emrak.

  2. Cem says:

    ahahah süper olmuş yahu :)

    gugıl bana çalışıyor zaten sağolsun. özellikle büyük meme severler tarafından yoğun rabet var bloğuma :P

  3. Dreamtime says:

    Ben de dinlim mi pareçayı?

  4. Darkohl says:

    gencik iste! neidugu belirsiz bir yaratik olup cikiveriyor karsimiza bir gun.

  5. Mektup falan tüketici birşey yaw, denedim bende geçenlerde, feci kasılıyor insan. Kaç kağıt çöpe gitti, bir ara yazık yaw bunca kağıda bile dedim yani:s

    Eskişehir'deki otelin adı neydi yaw. Gidince orda kalalım bari, kaplıca suyu falan, süpsüper termal suyuyla kıç yıkama olayı vs vs... Yaşamak gerek bu deneyimi.

    O şarkıyı da bulamadım valla, dinleyecektim bak eheheh...

  6. Cem says:

    ahah bi zaman sonra prof oluyosun mektup olayında, hatanın üzerine bi çizik ve devam et ahaha. her hafta bi mektup kampanyası style ewq

    otelin adını şimdi hatırlamıyorum ama sorarım arkadaşa, belki o anımsıyordur. 5 yıl geçti :)

    o şarkıyı bi yerlerden upload edip bi dahaki karalamamda veririm linki ehu

Bu gadget'ta bir hata oluştu