Say No to Fur!

Say No to Fur!
Fur is for animals.

Bana Samuraydan Bahsetmeyin!

Yok arkadaş bana samuraylardan bahsetmeyin. Onlar ki gözümde acaip karizmatik, güçlü ve adaletli savaşçılardı. Ancak ne olduysa dün oldu, sildim samurayları defterden. Uzak olsunlar bana, gitsinler harakiri yapsınlar.

Dün öğleden sonra, sevdiceğim, canımdan çok sevdiğimle beraber benim memleketim olan Şile'nin Alacalı köyünde, kırlarda papatyalar arasında koşturmaktaydık. Taze çimenin kokusu ve baharın vermiş olduğu muhteşem haz bizi birbirimize daha çok aşık etmişti sanki. Herşey çok güzeldi ve birden tam önümüze bir tane 102 ekran LCD televizyon indi...

Haberleri sunan kadın Şile'nin Alacalı köyünün samuraylar tarafından kuşatıldığından bahsediyordu. Ben hemen panik havasına girmedim, sakindim. Etrafıma bakıntım sevdiceğim yok olmuştu. İşte şimdi panik havasına girebilirdim!

Koşa koşa köy meydanına doğru ilerledim. Yolda köyü kuşatmak ve herkesi öldürmek üzere tam tekmil ilerleyen samuray birliklerini gördüm tek sıra halinde. Hemen ara patikaya dalıp, kestirmeden bizim evin önüne gitmeyi düşündüm ancak orada da 2 samurayın sakin ve dikkatli adımlarla ilerlediklerini gördüm. Yavaşca arkalarından yaklaştım ve cebimde taşıdığım kürdanı bir tanesinin boynuna saplayarak bir tanesini etkisiz hale getirdim. Diğeri kılıcını çektiğinde benim topuklarımın kıçıma vuruşu saatte 50 km hızla gittiğimi söylüyordu.

Ara sokaklardan köy meydanına indim ve köy halkının meydanda korkulu bakışlarla toplanmış olduğunu gördüm. Süpermarket arabaları ve bazı anlamsız taşıma araçlarıyla insanlar kaçmaya çalışıyordu. Buna rağmen hala köyde kalıp karşı taarruza geçmeyi düşünenlerde vardı. Ancak samuraylar ok saldırısına geçtiklerinde onlarda cayacaklardı fikirlerinden elbet. Bindiğim bir süpermarket arabasıyla Latif-Osman bayırından aşağı son sürat ilerlemeye başladım. Bayırın dibinde bulunan düzlüğe geldiğimde süpermarket arabam devrildi ve yolun kenarına doğru yuvarlandım.

Sağ taraftan yani orman yolundan kestirmeyi kullanarak anayola ulaşıp hemen oradan uzaklaşmayı düşünüyordum. Orman yolunda ki kayalardan atlarken Konyalı Hüseyin'i gördüm. Olandan bitenden habersizdi. "Hüso kaç oğlum, samuraylar geliyor" diye uyardım onu, panik havası esmedi gözlerinde, korkusuz bir şahin gibi baktı yüzüme. Kaçmayacağını söyledi ve cep telefonundan evi aradı. O aramasını sürdürürken ben devam ettim ve sonunda anayola ulaştım.

Kaçmayı başaran arkadaşlarla aşağıda toplandıktan sonra bindiğimiz arabayla İzmir'e gittik. Ama söz konusu olan sadece bir "Alacalı köyü kuşatması" değildi. Söz konusu olan Alacalı köyü ırkını ortadan kaldırmaktı. Bu yüzden samurayların vakit kaybetmeden peşimizden geleceklerini biliyorduk ve hedef şaşırtmak için ilk trenle Ankara'ya gittik. Orada sığınacak bir yer bulduğumuzda aralık olan camın rüzgarıyla üşüdüğümü ve lanet olası işe gitme saatinin geldiğini telefonun çalan alarmıyla anladım.

Bana samuraylardan bahsetmedin dostlar! Çok kızgınım onlara. Alacalı ırkına koyim, o değilde ne güzel koşturuyorduk sevdicekle!

POSTED BY (Süper)Cem
DISCUSSION 5 Comments

5 Responses to : Bana Samuraydan Bahsetmeyin!

  1. Darkohl says:

    yazik la ahahha
    iyki aramamisim o sirada hea, bana da kufrederdin sevdiceginden ayirdim deyu.

  2. Canselmo says:

    Senin göreceğin rüyaya sokayım ayıptır söylemesi.. :D

  3. Can bey ne güzel söylemiş yaw ehuhee... Bir tarafın açıkta kalmış denir di değil mi? "Dİ"

  4. Ahaha daha geniş bir battaniye önerecektim ben de :D

  5. Cem says:

    ehehehe bu ekşın dolu rüyayı bu kadar basit bir "kıçı açıkta kalma" olayı olarak değerlendirmemek lazım bence hih

Bu gadget'ta bir hata oluştu