Say No to Fur!

Say No to Fur!
Fur is for animals.

Bir Metalciğin Uzun Yol Macerası / Bölüm 5


Evet. Muazzam yollardan geçtik, muazzam tepeler, dağlar, kanyonlar falan gördük. Yani ben görünce pek heyecanlandım ama Kenan boş boş bakıyordu açıkçası. Ha, tırmanacağımdan değil, yapabildiğimden falan değil ama seviyorum böyle vahşi kayalıkları. Yani oralarda bir arsam olsa, güneşin konumunu falan umursamam, evin cephesinin o kayalara doğru vererek yaparım evimi. Sonra çıkarım ön tarafta yapmış olduğum terasa, tam böyle akşam vakti ama, hafif hafif esecek, altımda şortum, üzerimde tişörtüm, yanımda sevdiceğim, elimde biram böyle buuuzzz gibi... Ohh.. O terastan o dağları izlerim her akşamüstü. Müthiş bişiy gibi bişiy değil mi lan sizcede? sdakjfsdaf Ben çok eğlenebileceğimi düşünüyorum oysa ama şimdi değil. Daha sonra.


Neyse, bu yollardan geçtik ve Silifke'ye vardık. Tahmin ettiğimiz gibi ve sizin de tahmin edebileceğiniz gibi burası da gayet çük kadardı. Saat 12 gibi otobüsten indik, arkadaşımız bizi karşıladı ve bizim için ayarlanmış olan 2 yıldızlı süper lüks otelimize eşyalarımızı bıraktık. Sonra, karnımızı doyurmak amacıyla buraya geliş amacımız olan şahsı muhteremin evine yemek yemeye gittik. Bunca zaman hiç bir şey söylemedim tabi, neden gidiyorum, nereye gidiyorum, hiç biriniz bilmiyorsunuz. Sadece sevdiceğim biliyor (hayır rapor falan vermiyorum! akfdadsfa) O'da size söylemezdi zaten ahaha :P Neyse.

Asker arkadaşımız olan süpsüper bir insanın düğünü vardı efendim, biz de iyi arkadaşlar olarak iştirak eyledik naçizane. İstikametimiz daha önce söylemiş olduğum gibi Mersin - Silifke idi.

Neyse, arkadaşın evine vardık. Kulak çorbası denilen bir yemek sunuldu önümüze. Yöresel yemekler tanıtma style ahah. İçinde nohut, mantı, et gibisinden besinler vardı ve ayrıca çorba gibi suluydu. Bildiğin çorbaydı aslında ama biz onun içinde mantı görünce yediremedik ona çorba demeyi. Gayet süpsüper birşeydi gerçekten. Sanırım Yüzük yada Yüksüz ( :s ) gibisinden başka bir adı daha olabilir. Öyle bişey dediler ama anımsamıyorum. Sonra gelen yemeğin adını zaten hiç anımsamıyorum. Bir kaç gün orada kalabilsem ve her gün 3 kere ondan yedirip, zorla, kafama vura vura söyleseler belki o zaman anımsayabilirdim. Yine etli ve nohutlu bir yemekti ve yine suluydu ve de accaaaip bir şekilde yağlıydı. Direk kollestrol bombası hanuna ehaha Ama muazzamda güzel bir yemekti, tadından yenmez. Ama ben yedim nedense. (RÖHAHA SÜPER ESPRİYDİ LAN dsalkfs)

Onun yanında bir yemek daha geldi ama ondan yemedim. Buğdayın dışını öğütüp lapamsı bir şey yapmışlar. Görüntü ve tad itibariyle beni hiç tatmin etmedi. Ama o ikinci gelen nohutlu yemekle birleştirince başka bişiy oluyormuş. Bu buğdaylı yemeğin adını da söylediler ama önemsemedim. Sevmedim çünkü onu. O nohutlu yemeğin adını da hatırlamıyorum tabi. Ve en önemlisi bu nohutlu yemekle, bu lapayı birleştirince başka bir yemek oluyormuş. Onu da söylediler ve evet, tabiki onu da hatırlamıyorum ahuauha Kelkit mi, Kehlit mi öyle birşeyler yanıp sönüyor kafamda ama doğruluklarından zerre emin değilim.

Yemek faslı bitince ellere sağlık diledik, öptük ellerden. Ha tabiki yoğurtta yedik. Silifke yoğurdumuydu bilemiyorum tabi. Soramadım ayıp olmasın diye. Ama sulu bişiydi işte. Güzeldi. Yoğurda benziyordu, pek bir fark göremedim ahue. Ve bu sıralarda salı gününden beri ağrıyan sol ayağım ağrımaya hiç durmadan, gözümün yaşına bakmadan, adeta bir orspu çocuğuymuşçasına devam etti. Ufak bir şişkinlik hem ele, hem göze çarpıyordu.

Otele döndük ve saat 4-5 civarına kadar süpsüper odamızda, klimamızı açaraktan ve televizyonda çizgi film seyreyleyerekten uzandık, hatta birazcık uyuduk, dinlendik, güzelleştik.

Bu fasıldan sonra dönüş için bilet olaylarını hallettik. Burada bir sürü saçma sapan, garip olay oldu ama siktiredin, çok uzun ve saçma. Gereksiz yani. Öğrenip napacaksınız. Sevdiceğim biliyor, ona sorun ahaha

Sonra tekrar arkadaşla buluştuk ve yoğun ısrarlarıyla bir birahaneye gittik. Aslında bana hiç ısrar etmediler çünkü arkadaş beni teeeğ askerdeykenden beri iyi bilir. Limitsiz bira vaatleriyle birahaneye girdik ve geldiğimizden beri kesintisiz övgüsünü dinlediğimiz YENGEÇler masamızda alması gereken yerleri aldılar.

Önce nasıl yenileceğini öğrendik, sonra da bunca zamandır böyle bi lezzeti atlayacak kadar salak olduğumuzu! Evet okuyucu, denizden baban bile çıksa yiyin diyorum ben! Yemesi, kırması falan biraz kasınç belki evet, zorlanıyorsunuz falan ama çok taşşşaklı bir lezzeti var, tavsiye ederim.

(Tabiki böyle yenmiyor :p)

(Önce kırdıklarınızı özenle çıkaracaksınız)

(Sonra limon ve kırmızı biberli sosa bandıracaksınız)

(Sonra ağzınıza yüzünüze bulaştırmadan, şekilde görüldüğü gibi tadına vararaktan yutacaksınız. Afiyet olmaması mümkün değil!)

Öncelikle yengeçin iki boğumlu olan kıskaçlı kolları yeniliyor. Onları boğum boğum kopartıyorsunuz ve resimlerden bir tanesinde görebileceğiniz bir tahta tokmakla çtonk diye kırıyorsunuz. İçinden mis gibi bir et çıkıyor, sosa daldırıp hüp diye yutuyorsunuz. Balığa falan beş basar şerefsizim. Çok güzeldi çok.

Biralar bitti ve arkadaş artık damat olmak için aramızdan ayrıldı. İkinci biralarımız bittiğinde damaklarımızda kalan tadı asla unutamayacağımıza emin olarak çıkıp biraz dolanalım dedik.

Silifke kahvelerinde tavla yok okuyucu! Silifke'ye gideceksen ve sıkı bir tavla fanıysan kesinlikle tavlanı yanında götür auha. Hiç bir kahvede yok, kaç tane dolaştık, ama yok, bulamadık. Aşermiş hamile kadınlar gibi tavla aradık ama olmadı, olamadı. Biz de pişti oynadık çaylarımızı hüpürdetirken. Havasından mıdır, suyundan mıdır bilmiyorum, yine bol bol gaz saldık... Yola çıktığımız andan itibaren Kenan zaten yoğun bir şekilde salıyordu ama bana ne oldu onu ben de anlamadım. Özellikle Silifke'de felaketti röh...

Devam edecek.

POSTED BY (Süper)Cem
POSTED IN ,
DISCUSSION 5 Comments

5 Responses to : Bir Metalciğin Uzun Yol Macerası / Bölüm 5

  1. Ayıp yau, ayıp! Bu yapılır mı azizim!

    Hacı paket yapıp yollasana, olma mı? :mü

  2. Darkohl says:

    1.gazete dekorasyonunun herzaman hastasi olmusumdur.
    2.ben nerden biliyim la ikide bir.
    3.tokmak feci olm sdkhasd
    4.bir de bunu mangalda kozlenmis yicen, o zaman of
    5.yazik la :(
    6.yorumlarima koyam

  3. o yengeçlerin pişmişi canlısından bin kat daha güzel görünüyo canım çekti yaw akşam akşam =(

  4. Canselmo says:

    Vahşiler! Etoburlar!
    Afiyet olsun hepinize a.k. :D

  5. yengeç eti de ne kraldır be.

Bu gadget'ta bir hata oluştu