Say No to Fur!

Say No to Fur!
Fur is for animals.

Bir Metalciğin Uzun Yol Macerası / Bölüm 3

Evet efendim, bazı aksaklıklar yüzünden ancak devam edebiliyorum ama arayı fazla açmıcam bu sefer, emin olabilirsiniz. Zaten baya uzun olacak, o yüzden söze başlayalım hemen. Sinister dinlemek üzere kendimi motive etmiştim ve bir yandan Kenan'ın huzursuz kıçını tokatlamak istemekteydim. Tüm bunlar olurken saat gecenin 2'si falandı herhalde. Tam hatırlamıyorum ama çokta önemli değil zaten değil mi lan okuyucu? Neyse. Devam ediniz.

Sana yalan söyledim okuyucu... Sinister dinlemedim...


Elime gelen Deicide albümünü görünce dayanamadım, takıverdim kulağıma umarsızca. Hemde canlı konser kaydı lan! :s


Saat 03:00'a geliyordu yazmayı sonlandırdığımda. Ve kendi kendime güldüm bu " 03:00'a " yazdığıma. Ne kadar da abartıcı oldu böyle. Neyse. 3.30 gibi (daha samimi değil mi? :s) kısım kısım, kesik kesik uyumayı başardım. Zor oldu yanımda kocaman bir adamla uyumak. Üstelik gece boyunca osurduğunu itiraf etti sapık! Neyse ki kulaklığım vardı, duymadım osuruk seslerini. Kulaktan ırak olan, burundan da ırak olurmuş şeklinde bir atasözü yaratabilirim. Yaşadım, oradan biliyorum.

5 gibi benim tamamen kıçımdan uydurarak Susurluk olduğunu iddia ettiğim bir yerde mola verdik. Telefonu açtım, sevdiceğime mesaj attım, gece yazılmış olan ve telefonumu açtığımda ulaşmış olan mesajla mutlu oldum, yüzüm güldü ehu.. Sonra hemen mola yerlerinin değişilmezi olan ve geçen seferden içimize dert olan gözleme + çay olayımızı hallettik! Affetmedik, öküzler gibi yedik, şahsen ben pek tatmin oldum. Bir yolculuk kesinlikle gözleme yemeden bitmemeli, ağlar sonra o gözlemeler ardımdan. En önemlisi kendimi rahatsız ve eksik hissederim billahi!


Anonsla birlikte takındığımız rehavet havasından kurtulup, otobüse son binen insanlar olduk. Sonra civarda bulunan arabaların plakalarına bakarak nerede olduğumuzu kestirmeye çalıştık. 42 numaralı plaklar gözümüze çarpıyordu ama 06'nın daha fazla olduğunu görmezden gelemezdik. 06'yı görüyorduk görmesine ama etrafa baktığımızda Ankara'da olmadığımız konusunda gerçekten müthiş bir özgüvenimiz vardı. Ancak 42 neresi bir türlü anımsayamadık. Kenan Kırıkkale olduğunu iddia etmekteydi ama "ben ne alakası var olm lan!" şeklinde taşşak geçişlerimle cevap verdim. Aslında Kırıkkale'nin nerede olduğu hakkında hiç bir fikrim yoktu gerçektende. Ama Kırıkkale olamayacağına yürekten inanıyordum. Şartlandırmıştım kendimi adeta. Olamazdı, olmamalıydı! Değildi bence. Değildir olm ne alakası var ahaha..


Sonra şu an karalamasyon yaptığım ajandanın arka taraflarını iyice karıştırıp Kırıkkale'nin plaka numarasının 39 olduğunu gördük, kendime olan özgüvenim artmış, azıcık daha taşak geçmiştim Kenan'la.. 42'ninse Konya olduğunu gördük. Böylece biz bu saçma tartışmayı sürdürürklen yolun iki tarafında uzanan uçsuz bucaksız düzlüklerin anlamı açıklanıyordu.. Çok zeki değildik. Hatta evet, salaktık biraz. Onun haricinde, Susurluk'la alakamız bile yoktu. İkimizde okul yıllarımızda coğrafya öğretmenlerimizle kavga etmiştik ama sadece ben öğretmenime orspu diyebilmiştim. O ibne diyebilmişti tabiat itibariyle. Ve tabiat itibariyle ben sadece terbiyesiz olurken, o çok daha farklı sıfatlar dışında birazda sevilmişti. Yakinen. Bir ibne şefkatiyle değil ama. Erkeksi biraz. Hatta fazlasıyla. Neyse. Bahanemiz vardı, cahil değildik, Konya'daydık.

Resim çektik ve dredg taktık kulağımıza. Ben yazarken Kenan yine uyudu. Hala yazıyorum, hala uyuyor. Kahve servisi gelirse dünyanın en mutlu insanı olurum lan!

POSTED BY (Süper)Cem
POSTED IN ,
DISCUSSION 5 Comments

5 Responses to : Bir Metalciğin Uzun Yol Macerası / Bölüm 3

  1. Darkohl says:

    olm Kenan'a kopuyorum herseferinde ha :D ekranin yarisinda surekli adam ahah

  2. Darkohl says:

    42 hayatin anlami olm :]

  3. nereye gidiyonuz abi siz:D ne biliim insan gittiği yere göre nerdeyiz acaba muhakemesi yapar vs:D siz bi haber gibisiniz ahaha:D

    eğlenceli bişi ya, bende bi yolculuk yapmak istiyorum ama vakit yok, para yok, yanıma alacak arkadaş yok, üzüldüm lan şimdi. püf

    devamını bekliyoruz...

  4. Cem says:

    ahah yolculuğumuzun tam Ankara kısmında uyumuşum. Ankara'ya giderken hatırlıyorum ancak Ankara'ya girip çıktığımız konusunda emin değildim. Ve güzergah hakkında hiç bir fikrim yoktu valla. Direk bi'haber şeklinde gidiyorduk. Böylesi daha güzel. Gerizekalı gibi kendini eğlendiriyorsun ahuauhauha

  5. Boba says:

    ben de karadeniz e gidecem söylediğim gibi ama sana uyacak mı bilmem temmuz sonları ha

Bu gadget'ta bir hata oluştu