Say No to Fur!

Say No to Fur!
Fur is for animals.

Cafer ve Onun Kanlı Düşleri v.-1

(Öncelikli bknz: Cafer Ve Onun Kanlı Düşleri )

Evet, bu işkenceden kurtulması lazımdı artık. İşkence miydi aslında gerçekten, bundan emin değildi ama bu ıslaklık onu rahatsız ediyordu artık. Ve lanet olsun, fazlasıyla sıcaktı!

Buradan kurtulduğunda yapacaklarını düşündü. Kanlı bir gelecek olacaktı elbet, bunu bulunduğu ortam gösteriyordu. Her gün gözlerini açtığında kan görüyordu sadece. Bu kapanda başka bir şey görebilmesi mümkün değildi... Gördüklerinin kan olup olmaması da onu ilgilendirmiyordu aslında, belki de hepsi gözlerine bürünmüş şiddetin verdiği hissiyattan ibaretti. Kan, su, ter, sıvı, asit... Her neyse! Bunlar sadece kan hissiyatı uyandırıyordu beyninde.

Buradan kurtulacaktı, az kalmıştı, hissediyordu. Bir mucize bekliyordu.

Cafer ve onun kanlı düşleri yazılacaktı tarihe altın harflerle. Ted Bundy, Fisher ya da bebek yüzlü katil Dahmer gibi olmayacaktı o. Kesinlikle daha büyüktü hedefi. Seri cinayetlerde bir devrim yaratmak istiyordu, zor olanı değil, imkansız olanı başarmaktı hedefi. Kan gölüne dönmüş parklar, caddeler ve parçalanmış bedenler arasında yürüdüğünü düşündü. Az önce eski seri katilleri geçme isteğinin verdiği hırs yüzünden gerilen yüz kasları şimdi bu eşsiz hayal karşısında gevşemiş, yerini tatlı bir gülümsemeye bırakmıştı. Huzurla daldı uykuya.. Çıktığında ilk yapacağı şey derin ve güçlü bir haykırış olacaktı. Ciğerlerini patlatırcasına bağıracaktı, korkacaktı insanlar bu şiddet karşısında.. Olması gerektiği gibi..

--- o --- o --- o
--- o --- o ---

Ertesi güne üzerinde bir baskıyla uyandı. Çevresine bakıntığında birşeylerin farklı olduğunu hissetmişti zaten. Doğrulmaya çalıştı ama bu mümkün değildi, bir hava akımına kapılmış gibiydi, etrafındaki ıslaklığın hareket ettiğini hissediyordu. Kanlı duvarlar kayıyordu ellerinden, tutunamıyordu, bir düş, bir fırtına, bir akım onu itiyordu! Bir seri katil olmasa korkabilirdi bile.

Yoksa bu kurtuluşunun müjdesi olan mucize miydi?!

Yukarıya baktı, ışığı görebiliyordu sanki. Hala rüyada olup olmadığını düşündü, hayır, değildi. Kurtuluş gerçekleşiyordu! Işığa ulaştığında o güçlü haykırışını gerçekleştirmek için derin bir nefes aldı.. Ciğerlerine ilk kez dolan hava yakıcı etkisini gösterince güçlü bir haykırış yerine sevimli bir ağlama sesi duyabildi gırtlağından çıkan. Göbeğinde asılı duran hortumun kesilmesinin ardından hücrenin sahibi olan baş gardiyanın kucağına bırakıldı. Kadının kulağına bu çektirdiği azabın acısını ödeteceğini fısıldamaya çalışırken kadının gelecekte başına gelecekleri bildiğinden ağlamaya başladığını düşündü...

Cafer ve onun kanlı düşleri doğmuştu...

POSTED BY (Süper)Cem
DISCUSSION 2 Comments

2 Responses to : Cafer ve Onun Kanlı Düşleri v.-1

  1. Bu yaz günlerinde insanı karanlık bir yola sokuyor bu hikaye. Ama bir solukta okunuyor onu da belirteyim...

    Ben "Seyfi Abi ve Onun Fantastik Düşleri" ni tek geçiyorum yine, her zaman olduğu gibi... =)

  2. Cafer o birinci bölümdeki küçük bebe olucaksa çok sevicem ben bu seriyi :D

Bu gadget'ta bir hata oluştu