Say No to Fur!

Say No to Fur!
Fur is for animals.

Ortaya Karışık...v2

Efendim selamlar!..

İyi olduğunuzu umarak girişimi yapıyorum. Her seferinde soruyorum ama hiç biriniz insaniyet namına bi kere bile yorumlara "iyiyim, sağol, sen nasılsın?" gibisinden bir cümle yazmadınız. Tamam, sadece iyiyim deseniz bile yeterdi. Benim nasıl olduğum kimin umrunda zaten değil mi? Hey gidi hey..
.
.

Noluyor!

Çok depresif başladık mevzuata. Oysa bu kadar depresif ya da agresif olmama gerek yok. Çünkü en başta ben AhmetallicA ile aynı muhiti paylaşabilecek kadar şanslı bir insanım. Evet, hayatımda düzgün gitmeyi bırakın, bombok giden bazı bölümler var. Evet, hepsinden ayrı ayrı nefret ediyorum bu dertlerin ama yine de bu ayrıcalığı da yaşamam lazım, kızgın olmamam lazım.


Balık yemekten zerre haz etmem okuyucu. Sevmiyorum. Olması ya da olmaması benim için hiç bir anlam ifade etmiyor. Umurumda bile değil gerçekten. Milyonlarca yıl boyunca balık yemesem, bir gün bile demem "balık olsa ne yerdik şimdi beaah" diye. Kesinlikle demezdim. Ama bu death metal bünyesine sahip bir insanın balıkları öldürmeyeceği anlamına gelmiyor. Tamam, yemiyor olabilirim ama yiyen insanlara hizmet amacıyla -birkaç taneyle sınırlı olsa bile- balık tutmasını eğlenceli buluyorum. Aslına bakarsanız olta işi falan bana ters. Ben oltacılık konusunda sınıfta kaldığımı her balığa çıktığımızda arkadaşların gözüne gözüne sokuyorum. Yeni evlenmiş bir arap kızının, eşinin pipisini tuttuğu gibi tutuyorum oltayı, kabul!.. Anlamıyorum bu işten. Bana ters bir olay bu. Ben daha çok dalıp, zıpkınla falan vurmayı seviyorum. Doğamızda var avcılık, at - vur olayı eğlenceli geliyor ancak bu at - çek olayına pek alışabileceğimi sanmıyorum. Hangi balığa ne tür iğne takılır falan bilmem ben. Benim bilebildiğim olay "elinde tuttuğun zıpkının ucu hangi balığa girer" olayıyla sınırlı. Ha, birde hangi kuş, hangi numara saçmayla vurulur. Bu konularda iyiyimdir. Neyse işte. Bokunu çıkarttım, ne anlatacağımı unuttum. Arada bir balığa gidiyoruz biz arkadaşlarla hehe diyerek konuyu kapatayım en iyisi.

Özkoş, Bilgin ve arkada duran sakallı genç kızımız Yalçın.

İşten ayrıldım. Daha doğrusu istifa ettim. Bu mantaliteye ve parasızlığa daha fazla dayanamazdım. İşe gitmek için borç alan tek insan ben olabilirim sanırım. Neyse. Artık geçti. En azından evde oturunca para harcamıyorum. Yeni iş ilanlarına bakıyorum ve acaip fantastik şeyler geçiyor aralardan. İnsanlar yaratıcı.

Ciddi ve seviyeli bir firmada, bilgisayar başında eğlenceli saatler geçirmek için sohbet ederek para kazanabilirsiniz. Ayrıca gece vardiyasında. Oldukça ciddi bir iş ve seviyeli olduğundan zerre şüphe etmiyorum.

Tecrübeli ama genç; yani ucuz işçi. Yenilikçi ama gelenekçi; yani gizli yobaz.

Böyle acaip ilanları görünce gülüyorum, eğlenceli oluyor. Bilet Satış Uzmanı gibi bir ilan vardı bi de.. Bir de bu çıktı başımıza ha, ne arasalar yanına "uzmanı" yazıyorlar. Network Uzmanı, Bilet Satış Uzmanı, Hede Uzmanı, İşe Alım Uzmanı..

Bu haftayı böyle geçireceğiz göründüğü üzere..

Arayıştan ve soruşturmadan sıkıldığım zamanlarda film izliyorum elbette. Ya da müzik dinliyorum. Bu bağlamda Gojira'nın son albümünü kesinlikle hatırlatmalıyım. İlk dinlediğimizde eski albümlerini arayacak mıyız acaba korkusuna düşüyoruz, evet. Ama birkaç dinlemeden sonra albüm içinde barındırdığı tadı damaklara doğru salmaya başlıyor. Her zaman olduğu gibi agresif, biraz scream, biraz brutal, fazlasıyla melodik, karmaşık ve doğal.. Gojira bunların hepsini aynı parçada sizlere sunabilecek kadar bu işi taşşaklı yapan gruplardan bir tanesi. The Way of All Flesh albümünü bulun ve dinleyin, pişman olmayacaksınız. (Bulamayanlar bana ulaşabilir)

Bugün son izlediğim film ise pek çok takdir ettiğim bir herif olan Jack Black 'in yeni filmi olan Be Kind Rewind. Film normal olarak komedi filmi. Öyle abartı derecede komik değil ama oyunculuklar sağlam olduğu için ben pek eğlendim. Konusu yine mantıksız denilebilecek türden ama keyifli. Komedi, Bilim-Kurgu tadında bir durum söz konusu ama Bilim kurgu deyince uçan uzaylılar falan gelmesin akla ehua. Herşey normal hayatta geçiyor ama biraz fantastik bir kurgu efendim. Takdir ettim, eğlendim.


Efendim görüşürüz lan.

POSTED BY (Süper)Cem
DISCUSSION 5 Comments

5 Responses to : Ortaya Karışık...v2

  1. ozkan says:

    ben ıyıyım
    sen nasılsın
    butun fılmlerı ızleme
    bızede kalsın
    kırlı yalcın senı gıdıklasın

    karac oglan derkı
    cem ogrendı kamıs tutmayı
    suyun ıcındekı balıgı ıslanmadan tutmayı
    bırde ogrenseydı futbol oynamayı
    dogru soze ne gam ne tufek dayanır
    şileli avcıya kım ınanır

  2. Pelin says:

    lol ulan ozkos :D saldja

  3. Yalçın Balıkçı says:

    sakallı genç kızımız yalçın sdlkfjsşdalkfjasdşlkfj

  4. bilgisayar chat operatörü nedir arkadaşım? xD o ilanı veren şirkette şirket bilgilerinin gizli kalacağını da hiç sanmıyorum ya hadi neyse. jack black kadar sevimli tombiş yanaklarından duvara asılmalık bir oyuncu var mıdır bilmiyorum. bilsem de hatırlamıyorum. ben iyi değilim ama oturup yorum sayfasını da "semra ablacığına açıl kuzum" köşesi yapmak istemem. öyle bir köşe varmıdır onu da bilmem. ama iyiyiz iyi Cem Bey. AhmeTallicA yı da gördük daha iyi olduk. esenlikle kalın efenim...

  5. nuran says:

    demek kibarlık olsun diye "ne zaman isterseniz balık yeriz ." diyodun hıı... :(( bende beni balık yemeye götürecek bi gün diye bakıyodum , baştan söylesene balık sevmediğini..............

Bu gadget'ta bir hata oluştu