Say No to Fur!

Say No to Fur!
Fur is for animals.

Ortaya Karışık...v4


Yarın kuzenim evleniyor ve yarın, bir kaç tane, ömür boyu saklanacak fotoğraf çektirmek zorunda kalacağım. Evet, aslında bu bir dert sayılmaz ama burnumda duran kocaman kırmızılık hala gitmedi. Yıllar sonra kuzenim evlilik fotoğraflarını çocuklarına, arkadaşlarına vs'lerine gösterdiği zaman o fotoğraflarında duran kırmızı burunlu eleman ben olacağım. Çocukları, "düğününüzde Cem amca/dayı/bok/püsür palyaço mu oldu :G" diye sorduklarında, ebeveynlerinin "evet" demesi benim için daha mutlu bir sonuç olur. Gerçekten böyle hissediyorum. Neden ya neden?

Yarın takım elbise giyeceğim, nikaha gideceğim, akşam olunca yemek olayına gideceğim ama saat 20:45'te kaçıp halısaha maçına yöneleceğim. Kimse beni bunun için suçlamasın. Planlarınızı katılımcıların özel hayatlarını inceleyerek yapın sizde? Ben size kızıyor muyum? Hem neden bizi meşgul ediyorsunuz ki? Gidin erkenden evinize, rahat rahat sevişin falan? Ben olsam öyle yapardım herhalde...


Aslında bu gece kına gecesi vardı kuzenimin. Düğün salonunda yaptılar. Bence pek saçma. Ne gerek var lan? demekten kendimi alamıyorum. Almayacağım zaten! NE GEREK VARDI OLM SALAK MISINIZ? PARANIZ BOL MU GELDİ! oh. Annemler geceye giderken bana da uğradılar (odasında takılan antisosyal genç) dediler, gelmiyor musun? Dedim, neden geleyim ki? Dediler, nasıl yani? Dedim, kına gecesi kadınların kurtlarını dökmeleri için düzenlenen bir tertip değil mi olm? Benim ne işim var orada?! Dediler, laf ederler. Dedim, s.kime kadar yolları var. (tamam biraz daha kibarcasıydı)

Olm ne alaka yahu. Ne işim var benim kına gecesinde. Hayrettin bişiy gerçekten.

Hayrettin vardı Galatasaray'ın kalecisi. Ne güzel bir adamdı o :D Bir Fenerbahçe'li olarak çok severdim Hayrettin'i. Hala severim. Hep o olsun isterdim Galatasaray kalesinde. Biraz garip bir adamdı. Hafiften kırıktı sanki. Rıdvan'ın üzerine yürümüştü bi seferinde. Hiç tasvip etmemiştik spor camiası olarak. Hiperaktifti biraz Hayrettin. Farka giden maçlar sonrasında tribünden "Hayrettin, Hayrettin .mı, g.tü kaybettin" diye bağırırdık topluca. Terbiyesiz insanlardık.


Şu an ev çok kalabalık okuyucu. Normalde iki kişi yaşadığımız evde şu an 10 kişi varız neredeyse. Yarın hiç biri olmayacak, yine iki kişi kalacağız. Ne dramatik değil mi? Oysa ben üç kişi yaşamak istiyorum...


Adını saymak istemediğim birkaç arkadaşımı çok seviyorum ve onlar kendilerini gayet iyi biliyorlar. Burayı okuyacaklardır illaki. İyi ki varsınız lan! Çok memnunum sizi tanıdığıma.


Bugün
The Dude'ün bloğunda alıntı yaptığı yazı çok hoşuma gitti. Yazan arkadaşın g.tünü parmaklıyım, o dert değil. Alıntısını buraya da kopyalıyıp bitireyim bu ortaya karışığı... Bence gidip yazının tamamını okuyun, yazarına hakkını verip, g.tünden parmaklayın. (yalnız adam görse burada kendisine acımasızca parmak attığımı kesin döverdi beni..)

deliricem şerefsizim, aklım almıyor, kafam basmıyor. neden biz kendi kendimize "acaba marsta su var mı lan?" diye saçma sapan bir soru sorup, bunu öğrenmek için yüzbinlerce saat mesai ve milyarlarca dolar harcıyoruz? suyumuz mu yok? her yer su, gezegenin dörtte üçü su. mars' a adam gönderecekmişiz.git bakalım mars'ta su var mı?

-ben mars' tan döndüm abi.
+ee?
-su vardı.
+tamam hadi sen şimdi git yat. yorulmuşsundur.

varsa var, yoksa yok ulan. rahat mı batıyor bize?

POSTED BY (Süper)Cem
POSTED IN
DISCUSSION 2 Comments

2 Responses to : Ortaya Karışık...v4

  1. ozkan says:

    bir ışık hüzmesi geçti.sekerek uzaklaşıyor olması dereden karşıya gecemiyeceğinin belirtisiydi. suya girmiş ayakları ıslanmıştı ve o ışık yaktığı sigaranın panikle koluna çarpıp parçalanıyor olmasından öte değildi.bir kahkaha patladı derenin karşı yamacından fakat sönük kaldı. çünkü derenin öbür tarafında sinir ve eziklik vardı.sonra olmaz böle der dibi paçalar sıvandı ve gecenin içinde ıssız derede yol aldı. soğuktu ve taşlar can yakıyordu. fakat hiçbiri yüreğinde kahkahaların yarattığı acıyı hissettiremiyordu. derenin karşısına geçtiğinde yapabileceklerini gözden geçirirken kahkaha yardım elini uzattı. ama o çoktan içindeki planları uygulamaya hazırdı.işini bitirdi ve yürümeye başladı kahkahayla birlikte. içindeki kin ve öfke damarlarında dolaşıyordu hissediyordu ve o anın beklenilen an olduğuna karar verdi elini hızlı bir şekilde götürerek kahkahan tepki vermesini engelledi.evet tam isabet onu vurmuştu.hemde tam gözünden. içindeki tüm kini öfkeyi ve ezikliği elini hızlıca götürdüğü cips poşetinden aldığı cipsleri kahkahanın üzerine fırlatarak çıkarmıştı. artık o hiçbir zaman eski o olamıyacaktı.bunun bilincinde içine huzur doldu ve karanlık kumsalda ortadan kayboldu.

  2. gül gül mutlu ol seni koca götlü özkoş seni..

National Geographic POD