Say No to Fur!

Say No to Fur!
Fur is for animals.

Albino Beşir...

Gözlerini kısaraktan baktı aynaya yine.. 3 saniyede iki kırpıştırıyordu ayrıyeten..

Bu beyaz kaşlar, beyaz kirpikler, beyaz saçlar, hatta beyaz g.t kılları onun özelliğiydi. Böyle kandırmıştı kendini geçen bunca yıl boyunca. Hiç bir dostu yoktu, hiç bir arkadaşı yoktu dertleşeceği. Hatta ailesi bile dışlamıştı onu bu albino durumundan dolayı...

Ne varmıştı ki sanki albinoysa? Alt tarafı birazcık beyaz saç, kırmızı iki göz, birazcık beyaz bıyık, birazcık beyaz kirpik, birazcık beyaz sakal, birazcık beyaz kol kılı, birazcık beyaz vs daha.. Hiç kız arkadaşı olmamıştı.. Ama bundan şikayetçi sayılmazdı. O özeldi.. Kimsede olmayan onda vardı! Diğer insanlar onun seviyesine gelemezlerdi ki!

Gözlerini kısarak ve 3 saniyede iki kırparak attı adımını dış kapıdan. Evet.. Yine başlamıştı işte.. Sokağa çıktığı anda insanların ona meraklı bakışlarını görmeye başlamıştı. İşte özellik dediğin böyle olmalıydı. Özel olmanın dayanılmaz hissini yaşadı, mutlu ve hınzır bir gülümseme yerleşti dudaklarına. Otobüse bindi, tekli koltukların hepsinin boş olmasına rağmen bir ikili koltuğa oturdu. Otobüs dolmaya başladığında, insanlar ayakta kalmaya başladıklarında kimse onun yanına oturmadı.. Bu dayanılmaz bir hazdı işte.. Günün en mutlu olduğu anıydı bu onun için. İnsanlarla arasında ki fark belli olmalıydı, basit sevimsiz, hepsi birbirinin aynı garip insanlar! Müthiş bişeydi bu.. Otobüse bilet atmadan binse kimse neden atmadın diye sormazdı ona, yada osursa kıçını yırtarcasına kimse bişey demezdi ona. O beyazdı, o değişikti, o acaipti ve o gerçekten farklıydı. Bunun bilincinde olması onu daha ilginç ve ulaşılmaz kılıyordu belkide.

İş yerine geldiğinde beyaz ceketini güzelce astı askıya. Beyaz ceket, beyaz pantolon, beyaz çorap hatta beyaz bir ayakkabı giyerdi her zaman. Gece zencisi, beyaz zenci yada gece feneri gibi garip isimler bulmuştu kendine. Basit ve duygusuz bir iş olan beyaz eşya ticareti ile uğraşıyordu. Ama bu iş onu en iyi anlatan ve tamamlayan işti ona göre.. Kendisini bulduğu yerdi burası onun için..

Ailesi ile pek iyi geçinemese bile ailesi ile birlikte yaşardı. Ne kadar anlaşamasa da eve giderken eli boş gitmez, meyve ekmek kıl yün gibi temel ihtiyaçları yüklenip giderdi evine.

Akşam olup evine döndü yine aynı otobüs hazzını yaşadıktan sonra. Eve girip annesine marketten aldıklarını bırakıp salona geçti.. Annesi malzemeleri mutfağa bıraktıktan sonra son bir kez daha konuşmak için yanına oturdu evladının.. "Ah evladım..." diye geçirdi içinden.. Ne umutlarla büyütmüştü, ne güzel hayalleri vardı onun için.. Güzel bir iş, güzel bir yuva, mini mini torunlardı ondan beklediği sadece.. Ama gel gör ki kendini insanlardan soyutlayan bir beyaz ruh vardı şimdi yanında oturan! "Evladım" dedi, sesinde şefkat vardı.. Buz gibi bakışlarla döndü ve "evet" dedi ona Beşir soğuk bir ses tonuyla.. Anne hüzünlü ve yaşlı gözlerini silerek " bırak olum artık bu albino ayaklarını" dedi.. "Sen kürtsün ve normalde esmer bi insansın, nedir yani bu dikkat çekme çabaları falan, biz seni eski esmer halinle daha çok seviyorduk" diyerek hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı.. Dikkat çekmek için yıllardır albino taklidi yapan Beşir, kırmızı lenslerini çıkartıp annesine döndü.. "bu konuyu daha önce konuşmuştuk anne..." diyebildi sadece.

POSTED BY (Süper)Cem
DISCUSSION 4 Comments

4 Responses to : Albino Beşir...

  1. ozkan says:

    hahahaha kürtten albino he iyiymiş baya bir boya gerek :)

  2. Boba says:

    götten tükürme masallar serisi versiyon bilmemne x)

  3. beşir abim albinoluğu bıraksın emocan olsun xD

  4. beyaz eşya ticareti ehueheuheuheuheuheuheuehu

National Geographic POD