Say No to Fur!

Say No to Fur!
Fur is for animals.

Bizden Bir Bok Olmaz Yiğenim! Diyenlerin Bloğu!


"piyesüç olmazsa olmaz" dedi Hurşit amca.
Görevli şaşırmıştı. Aklında böyle bir şey yoktu ve birisi, böyle bir istekte bile bulunabileceklerini söylese kıçıyla gülerdi. "O ne Hurşit amca?" diye sordu genç hükümet görevlisi.
"bana martaval okuma yiğenim" diye gürledi Hurşit amca.
Genç neler olduğunu anlayamamıştı. Yerinde irkildi. Kendine olan özgüvenini kaybetmek üzereydi. Yaşlı bir amca bunu sadece tek bir cümle ile başarmıştı ve şimdide seri yumruklar indiriyordu kaburgalarına. "Hurşit amca, gerçekten anlamadım!" dedi. Sesinden çaresizliği belli oluyordu.
Hurşit amca oturduğu yerde doğruldu, "bak yiğenim" dedi, "senin gibi yiğitleri çok gördük biz buralarda" diye devam etti.
Genç hükümet görevlisi konunun nereye geleceğini kestirmeye çalışıyordu ama bu basit köylü ona meydan okurmuşçasına konuşmaya devam ediyordu.
"Sizin gibiler dönem dönem gelirler buraya, iki gül suyu ikram ederler, giderler" diye devam etti Hurşit amca. Ve tekrar gürleyerek "piyesüç olmazsa olmaz! O kadar! Son sözüm budur!"
"Amca gerçekten anlamadım piyezüç nedir ama bak sana buzdolabı getirdik, çift kapılı hemde. Son teknoloji!" diyerek ikna etmeye ve yatıştırmaya çalıştı genç adam Hurşit amcayı.
Ama Hurşit amcanın içinde dizginleyemediği atları vardı, ve o atlar şimdi iplerinden kurtulmuş, delicesine koşuyorlardı kırlarda. Lale bahçelerini eziyorlardı, atlıyorlardı çitlerden, koşarken dokunmuyorlardı bile yere. "s.kerler buz dolabını!" diyerek elinin tersiyle "siktirgit" dercesine işaret yaptı hükümet görevlisine. "Zaten her yan kar-kış, ne işime yarayacak benim şimdi buzdolabı?! Ben piyesüç istiyorum yiğenim, al götür bu dolabını falan. Yaramaz bunlar bana. Ver bana piyesüçümü, takılayım şurada huzurlu huzurlu"
Genç hükümet görevlisi şaşırmıştı. Hurşit amca ayağına kadar gelen devlet yardımını, ne olduğunu anlayamadığı bir "şey" için reddediyordu. "Hurşit amca, nedir bu piyezüç? Bi tarif et bakalım, belki vardır arabada, hemen getirtirim" diye şansını denedi genç.
Hurşit amcanın yüzüne sıkıldığını belirtir bir ifade yerleşti. En son 45 yıl önce, karısı bir çocuk daha istediğini söylediğinde bu ifadeyi takınmıştı. "Yav yiğenim, cidden kafan hiç çalışmıyor" diyerek başladı söze Hurşit amca. "Hani kolları var, maç oynuyon, la bildiğin atari işte yau!"
Genç hükümet görevlisi "haa, pies üüüüç" diye uzattı anladığını belirtmek istercesine.
"Biz ne dedik yarraam" diyerek trip attı Hurşit amca.
Genç hükümet görevlisi rahatlamıştı artık. Hurşit amcaya içtenlikle yardımcı olmak istediğini ama bunun mümkün olmadığını söyledi nazikçe.
Hurşit amca sinirlendi. "bir kez olsun gelipte gerçekten ne istediğimizi sorsanız ya ulen zibidi!" diyerek tersledi ve evinden kovdu hükümet görevlisini.
Hükümet görevlisi buzdolabını vermek üzere, başka bir eve yöneldi.
Zaman zaman yolları düşüyordu buralara.
Her zaman değildi ama. Yoksa ne işi vardı bu dağ başında?...
Bu sefer rüzgar tersten esmişti hükümeti için. Puan kayıplarını telafi etmek için böyle bir yol seçmişlerdi. Yıllardır aslında küresel mali krizi dikey olarak yaşayan halka, küresel mali krizin onları çok etkilememesi için yardım ediyorlardı. Sahi, neydi bu küresel mali kriz?
Biz, her zaman aç değil miydik zaten? Biz her zaman yoksul değil miydik? Biz her zaman sigortasız ve asgari ücretten çalışanlar değil miydik?
Biz, sadece kimin ayda 8 bin lira maaş alacağını belirleyenleriz aslında. Biz, kimin beleş lojmanlarda oturup, kimin 5 bin liralık koltuklarda oturacağını, kimin ömür boyu milletvekili emekli maaşı alacağını belirleyenleriz. Biz, gemi sahiplerini belirleriz. Biz, birisine arabayla çarpınca cezasını çekenleriz. Biz, gerçekten testis kanseri olsak bile sike sike askerliğini yapanlarız. Biz, anamızıda alıp gitmek isteyenleriz ama anamızı ağlatanlar yüzünden, dışarıdan kabul görmeyenleriz. Biz, 65 yaşında mezarda emekli olacaklarız. Biz, bu ülkenin rejiminin değil, mantalitesinin yanlış olduğunu bir türlü göremeyenleriz. Biz, 1 mayısı polis gölgesinde, her köşe başında aranarak, İŞE 3 saatte gidenleriz. Biz, ezilmeye mahkum olan ve bundan zevk alanlarız. Çünkü biz konuşmayı severiz. Aynen benim yaptığım gibi.
Bir piyesüç hakkımızdı bence.

POSTED BY (Süper)Cem
POSTED IN
DISCUSSION 3 Comments

3 Responses to : Bizden Bir Bok Olmaz Yiğenim! Diyenlerin Bloğu!

  1. Darkohl says:

    tamam alıcam söz..

  2. Adsız says:

    tüm yaşanan yobaz gelişmelerin farkında olan, bilinçli bir vatandaş olarak seni kutluyor gözlerinden öpüyorum. pek hoşuma gitti...tamam alıcaz söz :))

  3. ozkan says:

    daha nıtforsıpıtı yenı bıtırdın neyıne pıes uc

National Geographic POD