Say No to Fur!

Say No to Fur!
Fur is for animals.

101 Derste Hanzoluk

"Dolgun dudaklar, uzun bacaklar, selüloit, çatlak vesairenin henüz tahribata uğratmadığı bir ten. Herkesin gıptayla baktığı, nazarın en hasının bu su gibi yüze dokunması gerektiği düşüncesini zihinlerde uyandıran tanrıca kod adlı insanüstü varlık." Kısacası; "Güzel bir kadın." Güzel olmak her kadının isteyebileceği ilk şey olsa bile, canım Türkiye'm koşullarında düşünmek bunu, insanda tarifi zor hisler uyandırıyor.

Güzel bir kadına bakılması neyse de, güzel bir kadın geçtikten sonra arkasını dönüp bakan bir erkeğin, kadınında arkasını dönüp bakmasıyla yüz yüze gelmesi futbol tabiriyle goldür benim için. Hatta hem gol hem penaltı hem de kırmızı karttır. Erkek içinse hanzoluk kitabının en entellektüel yüklemidir öznesine vurulan(çünkü kadın öznedir). Güzel bir kadın 101 derste hanzoluk kitabını mutlaka okumalıdır. Çünkü bir çok erkek bu naçizane eseri okuyup manita yapmaktadır ya da yapmaya çalışmaktadır. Şimdi isterseniz bu esere biraz göz atıp güzel ve kendini güzel hisseden kadınlarımızın nelerle karşılaşabilecekleri konusunda biraz bilgi verelim.

Der ki eserin gadası! alınan bir maddesinde;

Kadın eğer bakılmasından hoşlandıysa ve bakışıyorlarsa bir erkekle, bu romantiktir. Burada amaç olayı hemen sonuca ulaştırmaktır. Sırasıyla feyzbuk ardından msn yoluyla buna ulaşabilirsiniz, Hatta arada msn de kamera açıp sapıkça isteklerinize karşılık, naçizane hayvan isimlerini yakıştırmıyorsa size, ozaman bu iş tamamdır. Bir sigara yakın. Burda kitap, "odanıza mor bir floresan taktırıp, beyaz atletinizle siz de kamera karşısına geçin ve kıllarınızın atletinize inat ne kadarda orjinal renginde kaldığını kadınınıza gösterin" der ki, buna hakkaten deyinmeyeceğim.

Kadın eğer genel anlamda bakılmasından hoşlanıyorsa, durum sakata gitmektedir ki, bahsettiğimiz hanzoluk kitabı bu kadını oynaşık, denenmesi gereken, şansınızı zorlayabileceğiniz kişi başlığı altında toplar ve bu başlığın sonucunda hanzo adayı için "biliyorum beni istiyorsun" sonucu çıkar. Şayet böyle olmayıp kadının önüne baktığı durumlarda bile " vay alçak gönüllü zilli seni vay, beni görünce utandı" sonucunu çıkaranlar olabilir. Fakat bu kitaplarda geçmez tamamen doğaçlamadır. Kitaba uymadığı için uyarınız veya en sağlıklısı olanı yapınız. Kaçınız. Bunun en güzel örneğini aslında Cem kardeşimle bir taksim dönüşü yaşamıştık. Dolmuş şoförü kitabın maddelerine tamamen hakim, hem araba kullanıyor hem manita kovalıyordu. Birden, Dolmabahçe ışıklarında dururduk ve onun bakışlarının, arkasında oturmama rağmen benim üstümden atlayıp çaprazdaki arabaların arasından geçerek trafikte arkalarda kalmış hedefine kilitlendiğini gördüm. Taksinin içinde çok güzel olmayan bir bayan vardı. Şoför durumu anladığımı varsayarak "senden de hiç birşey kaçmıyor abi dedi" ki ağızındaki salyalar bir kenara dursun, bir dolmuş şoförünün bir taksinin tekerine bukadar duygu yüklü bakmayacağı gerçeğini atlayarak. Kaçmaz dedim. Böylesi daha iyi keza bu eserin yanına hediye olarak Cüneyt Arkın'ın karatede 101 teknik adlı kitabının da verildiğini duymuştum. Bulaşmaya gelmez hacı. Dolmuşun uzaklığını hesaplarsak taksinin içindeki kadının akıbeti tamamen taksi şoförünün fantezi dağarcığına bağlı kalmış durumda diyebiliriz.

Kadın olmak bu ülkede zorken birde güzel kadın olmanın durumunu şimdi düşünün. Bırakın kadın olmayı Şahsen ben hiçbir erkeğin; çok güzel bir kızla çıkıp, yolda yürürken sevgilisinin maruz kaldığı hayvani bakışlar atında, ya kanserden, ya veremden, ya mapustan, ya da dayaktan ölmek isteyeceğini zannetmiyorum. Erkeğin de çok geniş olması lazım, lakin ona da erkek denmiyor o zaman. Bunlar yetmiyormuş gibi bir de bu kitap çıkmış güzel kadınlarımızın başına. "Tamam, sen de insansın, kulsun, Müslümansın, bacındır" diyor kitap bir paragrafında. Sonra, Orhan Veli Kanık abimizin şiirinden dizelere geliyor."Uzanıp yatıvermiş, sere serpe; Entarisi sıyrılmış hafiften; Kolunu kaldırmış, koltuğu görünüyor; Bir eliyle de göğsünü tutmuş. İçinde kötülüğü yok, biliyorum; Yok, benim de yok ama... Olmaz ki! Böyle de yatılmaz ki! " bari bunu alet etmeyin ulan diyorsun. Adam masumca bir şiir yazmış. Nerden malzeme çıkarmışlar değil mi?

Hayır, asıl olay bu da değil kitabın arka yüzünde. Sezen aksunun bir fotosu desteğinden ötürü teşekkür ediliyor. Altında da bir şiir;
Herşeyin bir bedeli var güzelliğininde.
Bir gün gelir ödenir öde Firuze.

nasıl yani ?

Yazar notu: Cüneyt Arkın'ın manyak teknikleri var, yalnız bir de atleti çamaşır suyuna koymayın parçalanıyor. Kitabın dergisi de yayınlanıyormuş. Kapağı güzel ama değil mi?

POSTED BY Chopartypical
DISCUSSION 4 Comments

4 Responses to : 101 Derste Hanzoluk

  1. "müslüman ülkelerde kadın olmanın zorlukları"

    parantez içindeki mesaj yazının başlığıyla eş değer bir anlam taşıyor bence. gavur diyip dışladığınız milletlere bak, bir de bize bak. teytey

  2. The Dude says:

    acaba sadece barzolarla etkileşen et yiyen bi bakteri peydah olacak mı bu piyasaya? olacak mı ha sorarım size?
    kimyasal da olur aslında. kekeke

  3. Pelin says:

    Bundan uzun uzun yıllar önce sidik adlı forumumuzda da aynı muhabbet geçmişti ve ben kişinin güzel ya da çirkin olmasının yanı sıra, bakan, laf atan veya sarkan kişiye bağlamaya çalışmıştım olayı, zira arkadaşlarımızdan Haste olaya farklı açıdan yönelerek forumumuzda beni azra akın ilan etmişti. Bu kadar gevezelik etmemin sebebi de yine aynı şeyi savunmak isteyişimden. Güzelsen de çirkinsen de niyet farklı olduktan sonra herşey olur.
    Kapaktaki hatun güzel de keşke öyle durmuak zorunda olmasa.

  4. güzellik sıralamasında gelinlikle gezen barış kızı sonlarda yer alırdı belki ama italyadaki sıralamada.
    pendikteki sıralamada gelinliği ve yabancı diliyle ilgi çekici olmalıymış ki ike ike öldürülmüş. buda farklı milletlerdeki güzellik anlayışına bir örnek :)

Bu gadget'ta bir hata oluştu