Say No to Fur!

Say No to Fur!
Fur is for animals.

7'den 70'e

Efendim merhabalar.

Kısa bir süre önce öğrendiğim bir olayı sizlerle paylaşmak isterim. Sucuğu sevenler bilir orta direk aileler için her gün kahvaltıda bulunması zor bir üründür. Lükstür ve ayrıcalıktır. Misafir gelince buzdolabında saklandığı yerden çıkartılır. Kahvaltıda sunulur.

Tabi bu anlattıklarım bizim çocukluğumuzda geçerli bir durumdu. O zamanlar tırnak, eklem, deri, vs kullanılamıyordu ve bu yüzden pahalıydı.

Şimdi ise aldığınız ürünün karışımına göre sucuk fiyatları 1tl ye kadar inebiliyor. Enteresandır. Bakıyorsunuz üzerinde %80 dana eti %20 hindi eti gibi ibareler yer alıyor ve "bak bunun oranı iyiymiş" şeklinde bir muhasebeyle atıyorsunuz sepetinize. Oysa TAZE ET, HAZIRLANMIŞ ET ve HAZIRLANMIŞ ET KARIŞIMLARI TEBLİĞİ dedikleri zırzopta bir açık bulmuş bizim uyanık üreticilerimiz ( tebliğe bakmak isteyenler için http://www.keskinoglu.com.tr/Pages/Law_20.htm )

Burada kısaca hangi etten ne kadar koyduğunu yaz kardeşim diyor. Sende üretici olarak yazıyorsun ama denetlemeye geldiğinde kimse sucuğun içinde ne kadar dana eti olduğunu bulamıyor. Yani üzerinde yazan oranların gerçek olup olmadığı üreticinin insiyatifinde. Tamamen üreticinin vicdanına bırakılmış bir sucuklar nesli hâkim market reyonlarında.

Ben şahsen böyle bir durumda oranın hiç birine bakmam %100 tavuktan üretilmiş sucuk alırım ki adı konsun kardeşim. Niye kendimi kandırayım yada üretici yalan söylemek zorunda kalsın ki. Ver oradan kardeşim en ucuzundan iki tane sucuk. Pikniğe gidiyoruz mangalda deri, tırnak, ibik, gırtlak, dalak, kıl, tüy, yumak ziyafeti var. Şöyle ki;



Tabi yanında ucuz şarap olunca demeyin keyfe. (Kesin ölüm için her şeyin ucuzunu yiyebilirsiniz) Baktığınız karenin maliyeti 20 TL yi geçmez. Sucuklar 2 tl, Şaraplar 7+7 deseniz yağmurlu bir pazar günü maliyetini hesaplarsınız. Hem de odunumuz bedava. Ve birde aldığımız hava. Sahi, Ömerli barajının eteklerindeki meşe ormanlarında nefes almak bir başka. Bundan bir on yıl sonra belediye bundan da bir kazanç yolu çıkarabilir aklınızda bulunsun. Şimdiden çiğerlerinizi doldurun.

Yurdumun oksijen deposu dedikleri kaç yer kaldı azizim? Benim aklıma ilk başta kaz dağları gelmekte. Lakin azmimiz sınır tanımaz. Kararlıyız, inançlıyız orayı da bitireceğiz. Hani diyorlar ya iç bölgeler yağış almıyor kurak vs, bitki örtüsü bundan dolayı bozkır. Bakarsan bağ, bakmazsan bozkır, maki olur ulan. Ege bölgesi yağışta alıyor, güneşte yine bir icraat yok. Ekersen bir çam ağacı çıkıyor işte. Ne ekersen çıkar aslında bu memlekette. Niye o zaman çocuklara Akdeniz bölgesinin bitki örtüsü makidir diye öğretiliyor? İlkokulu orda okusaydım bir fidan dikmezdim şerefsizim. "Örtmenim bırak ya makiyiz biz ne fidanı ağacı! Gerçekçi olalım burada bitki örtüsü dahil hepimizin boyu 1.60cm geçmez?!"

Al sana bilinçli kullanıcı.

Ama bir yandan bakıyorsun bakmadığın bu dağlarda inanılmaz şeylerde yetişmekte. Doğa insanoğluna nimetlerini yinede sunuyor kardeşim. Mesela Ege bölgesinin otları meşhurdur. Meşhurdur diyorum biz bir şey yapıp ta meşhur yapmadık kendiliğinden olmuş. Oda ayrı tabi. Arapsaçı dedikleri bir yemek var herkese tavsiye ederim. Rakı yemek nasıl birşey anlıyorsunuz. Yolunuz eğer Ayvalıktan geçerse muhakkak burada bir yemek yemenizi tavsiye ederim. Cunda'ya gitmek ayrı bir olay tabi. Ben olsam ikisini de yapardım. Aşşağıda pilavın yanında bulunan yeşillik Arapsaçı.


İnsanın ömrü yollarda olunca yolculukta verilen molalarda önem işgal etmekte azizim. Otobüsün durduğu yer, konaklama yeri. İzmir civarına giden her otobüs genelde Susurluk'ta duruyor. Hani karnınız aç olmasa bile tadılmalıdır diye düşünüyorum susutluk tostu ve ayranı. Genelde Yörsan tesislerini tavsiye ederler ama karar size kalmış.
Ben her ne kadar böyle anlatsam da aldırmayın. Annemin öğrettiği ilk şey yemek seçmeyeceksin oldu hacı. Nerede yemek var yumulacaksın. Ondandır bitmek tükenmek bilmeyen diyetim! Hem ne demişti Barış Manço; adam olacak çocukta "on puan on puan on puan". Atıyoruz bizde size gittiğimiz yollardan.

POSTED BY Chopartypical
DISCUSSION 7 Comments

7 Responses to : 7'den 70'e

  1. o fotoğrafa dayanılmaz cem bey, an itibariyle dolaptan sucuğu çıkardım ekmek arası yapacağım. evde yapılanla ordaki bir olmaz ama yine de sucuk sucuktur, yenir..

  2. Babamın kasap olmasının en mükemmel yanı işte, sucuğu kendileri yapıyor, ayrıca babamların yaptığı sucuk marketlerde satılan sucuklardan 2 kat daha büyüktür la, bir de en güzeli kasap köftesi bak sucuk içi de diyorlar falan... Ama gel gör ki ben sucuk yemem.

  3. arapsaçını birçok kişi bilmez cem insanı fekat çok mübarektir, anason kokusunu içine çekerekten yemesi mükemmel ötesidir. ben bir egeli hatta direk aydınlı olaraktan her türlü otun birbirleriyle olan akrabalığını bile az çok bilmekteyim. hiç olmadı anneme sorar bilgilendiririm isteyeni. yolunuz düşerse de buralara, yidiririm gari. ebegümeci vardır bak, onu da deneyin bulursanız. sarmaşık da hoştur. dalgan vardır, böreklerin içine koyarız. ancak ne var ki çok yiyemiyorum ot. aynı şekilde zeytin ve incirle de aram yok, "nasıl aydınlısın olm sen?" cümlelerine çok mağruz kalmaktayım.

  4. Darkohl says:

    la Özkancığım gördüğün herşeyi sömür de dememiştir annen sana bence:D
    o değilde 1 liralık tavuk sucukların tadı da iyiydi hani, fekat çoraplarıma patlayan silikon yanıma kar kaldı.
    Ömerli'ye beni de götürsenize. Hep Cem hep Cem iyimiş.gf

  5. eFeNDi says:

    soru: arapsaçı domatesli/salçalı mı yenir? yoğurtlu mu?

  6. bana topraktan söküp yermişim gibi geliyor.

  7. The Dude says:

    ne biçim salyalarım aktı burda

National Geographic POD