Say No to Fur!

Say No to Fur!
Fur is for animals.

Bir Metalciğin Ankara Seyahati v.2 : Oh Yes, Ankara Ankara, Seni Görmek İster Her Bahtı Kara!

Neyse işte! Geldim çömdüm yerime. Taktım kulağıma diskmani. Sırasıyla Yyrkoon, Ancient Existence ve Massacre dinledim. Şu an hala Massacre var. Çok güzel lan! Neyse.

Güneş benim oturduğum taraftan vuruyor. Bu da tecrübe olsun işte bana. Bir daha gündüz vakti Ankara'ya gidecek olursam otobüsün sol yanından bir cam kenarı seçmeliyim. Bu blogger okurlarına yararlı bilgiler veren blogger olarak, bu bilgiyi sizinle paylaşıyor ve sizlerinde İstanbul - Ankara seyahatlerinizde otobüsün sol yanından bilet almanızı sağlıyor! Gel vatandaş! Ama tüm biletleri almayın, bizde alacağız daha!

Şu an Kartepe civarından geçtiğimizi sanıyorum. Hala kar var lan tepede! Ne güzel bir yer orası biliyor musunuz? Bence gidip görün en acilinden. Bu mevsimde sanırım mupmuhteşemdir. ÖFF! Gidesim geldi lan. Sevdiceğim gelsenize beraber gidelim, yeni açmış çiçeklerin arasında koşup oynayalım? Ağaçlar arasında birbirimizi yakalamaya çalışalım ve umarsızca kırlarda sarılarak yuvarlanalım aşağılara doğru. Sonra pik. Bir de tavuk sucuk yersek tam olur şarabın yanında. ÖFF! Gidelim lan.


Yanımda oturan "koridor tarafına mahkum" lavuk oturduğundan beri gazete okuyor. Gençten bir eleman. Gazeteye gözüm bile kaymıyor ama spor sayfasında kaydı, itiraf ediyorum.


Bende Mahir'i okumaya devam ediyorum. Şu an hapishaneden kaçtıkları dönemin sonundayız. Sonunu bile bile, sırf ayrıntılar için tekrardan okumaca. Güzel birşey bence bu.


Bahar ayları ne güzel lan! Hep bahar olsa keşke! Yeminlen bak! Dışarıyı izliyorum, kuşlar sevişiyor, doğa sevişiyor, insanlar sevişiyor; herkes sevişiyor lan! Tam bir sevişme mevsimi bence bahar. Acaip sevişken oluyoruz bu dönemlerde. Aslında bunun hastalıklı bir tespitle açıklamasını yapabiliriz. Şimdi şöyle ki; bahar ayı gelince havalar ısınmaya başlıyor ve hatun/erkek kişiler üzerinden kazakları, ceketleri fırlatıp atıyor. Taş gibi memeler, vücutlar, kaslar, götler çıkıyor meydana. Biz insanoğlunun dünyaya geliş amacı sevişip çoğalmak olduğuna göre; göz görünce istiyor tabi. Neden istemesin ki? Bence bu yüzden yani. Sıcak yaz ayları sevişme ayları değil ama bence. Çünkü çok sıcak, boğucu oluyor. Yine sevişiyorsun ama bahardaki olduğu gibi olmuyor içindeki tecavüzcü coşkun haleti ruhiyesi. Bence böyle.

Kahvemi içerken aklıma geldi bak! Kahveyi şekersiz ve kremasız içtiği için çok karizmatik olduğunu yada çok önemsenecek bir s.k yediğini düşünenler var lan! Gerçekten bak! Last efemde grubu bile var bu tiplerin. Neymiş; kahveyi sütsüz ve şekersiz içerim! Vay be, bana bak! Yan koltukta oturan ve gözleri bile gülen ablanın kahvesi için bir şeker daha istemesinden sonra aklıma geldi bu mevzu aslında.


"Kahvemi şekersiz, kremasız ve klasik olanından içiyorum. Sanırım dünyanın en karizmatik ve skici adamıyım!" Bu genelde erkeklerde var ama bence. Öyle gözlemledim yani. Ama.. ama.. BU NE LAN?!


- Pardon, ben bir şeker daha alabilir miyim?
(yan koltuktaki karizmatik adam hemen atlar)
* Buyrun hanfendi, ben kahvemi şekersiz ve kremasız içtiğim için şekerimi alabilirsiniz ewq

- Oh yes, ne kadar karizmatik ve çekici birşey bu! Bacak omza yapalım mı?


ahahaha Böyle bir şey yok beyler! Ağız tadınız gerçekten bunu seviyorsa tamam, eyvallah, olabilir. Ki bende az şekerli ve kremasız içerim. Ancak bunu çok önemli bir bokmuş gibi deklare etmeyin lan. Harbiden komik ve taşşak geçilesi bir şey bence.


Yanımdaki lavuk magazin köşesini bile okudu amk!


Yol bitmek üzere. Yolculuk genel olarak rahattı. Ama gördüğünüz gibi ben rahatsızdım ahaha Sağa sola takık vaziyette, genelde kitap okumadığım zamanlarda dışarıyı izledim. Bolu civarı müthiş yerler. Dağlara vurasım geliyor kendimi hep oyh.. Muavin iyiydi, yolcular şendi. Sol çaprazımda ufak bir kız çocuğu vardı. Milleti baya güldürdü. Genel olarak yolcu kitlesi mutluydu yani.


Türkçe dublajlı bir film koyduklarından hiç haz etmedim mevzudan. Müzik dinlemeye devam ettim ben o yüzden. Golf oyunuyla alakalı bir filmdi işte. Çokta fifi!

Film bitti, otogara geldik...
Şimdi sevdicek zamanı, dönüş yollarında görüşürüz dude!

POSTED BY (Süper)Cem
DISCUSSION 9 Comments

9 Responses to : Bir Metalciğin Ankara Seyahati v.2 : Oh Yes, Ankara Ankara, Seni Görmek İster Her Bahtı Kara!

  1. Ankara yolu otoban oldu iyi oldu be.
    yağ gibi kayıyor yolda araçlar.
    birde trenler yağ gibi kaysa ray üstünde.
    ozaman demeyin benım keyfime.

  2. Pelin says:

    otobüs durum tespiti yapmış adam yaağ :D pek eğlenceli.
    ulan sevdiceğim ya komiksin hea.ayıpçı.

  3. Dreamtime says:

    hızlı trene binseymişin

  4. hızlı tren hımmm kulağa hoş geliyor.
    bizimkisi hızlıysa japonların ki ne ? :)

  5. eFeNDi says:

    lülüferle mi gittin, zorla film izletmeceyi lülüferle tatmış idim de. (sesi öyle bir açıyorlar ki kulaklık falan yalan oluyor önlerdense koltuk nö., geleni izliyorsun, geleni izliyorsun!)

    koridorda oturmak feci birşeydir de, pencere kenarı da kendine has gıcık ediciliklere sahip. misal, çıkmak istediğinde (uzun yoldan paramparça olan dizleri yeniden birleştirmek amaçlı gibin) hep bir afedersiniz sarfetmek zorunda olmak. yandaki dışarıyı izlemek istiyor, sen koridora bakmak istiyorsan öpüşmeye ramak kala yaşamak, daha sayamıcam. yetti.
    pies: bu seri 10u bulmaz, i hope!

  6. hızlı trenle otobüs hemen hemen aynı saatlerde gidiyor. hızlı tren 30 küsür lira iken, otobüs 28 lira. ayrıyeten bonus kazandırıyor. yani bir bilet 25 liraya falan geliyor. eh durum buyken gidiş yolu için otobüs daha tercih edilebilir geldi bana..

  7. Dreamtime says:

    Tamam la artizlik yapma

  8. Pelin says:

    Seyhan aklını alırım

  9. buket says:

    kahvesini kremasız ve şekersiz içen tipler tespitin cok dogru lan! bak bizim şirkette var bu tiplerden neskafenin böle kırmızı renk üzerinde "nescafe" yazan bir kupası var ya onunla içerler genelde ve ben gayet bağyan tiplerine de rastladım bunnarın... sıcak suyunu koyar klasik kahvesini içine koyar ve "ben böyle süper insanım ya" der gibi karıştırırlar kahvelerini ve koklarlar böyle hmmm diyerekten..
    ben de bildigin cam bardaga koydugum kahvemin üzerine süt koymak için yanına gidip soğuk sütümü alırım yanından, o sırada "ıyyk ne banal" der gibi bakan gözlerini üzerimde hissederim, kahve muhabbetini açmaması için klasik ve şekersiz kırmızı kupada kahvesini karıştıran kişiye bakmadan yerime geçerim... çünkü harbi bu kişilerde "sütlü mü içiyorsun kahveni?" diye sorma potansiyeli vardır, gerçekten var lan!

Bu gadget'ta bir hata oluştu