Say No to Fur!

Say No to Fur!
Fur is for animals.

Kibirle Gelen Mükemmeliyetçilik...

Efendim selamlar! Nasılsınız?

Beni soracak olursanız karnım tok, sırtım pek! Dinlediğim müziklerin haleti ruhiyesine oldukça dalan bir insan olarak, dinlediğim grupların medeniyetlerini de göz önünde bulundurunca dünyanın en kibirli ve kendi ırkını üstün gören milleti olma olayında oscar kazanabilecek kadar iddialı olan İngiliz'lerin grupları, futbolu vesaire ile takıldım kaldım kendi çapımda düşüncelere dalma sureti ile...

Bu adamların kanında ne var, onların değer yargıları nasıl, okullarında ne öğretiyorlar, televizyonlarında ne gösteriyorlar bilemiyorum. Ama dışarıdan baktığımız zaman, hiç bir şeyden haberi olmayan bir adam bile İngiliz halkının aşırı derecede kibirli olduğunu söyleyebilir. Bunun yanına gözlemlerimiz ve duyduklarımızı ekleyince aynı zamanda aşırı derecede kuralcı olduklarını görüyoruz. Ve bunu yaptıkları her işe yansıtarak bu konuda ne kadar istikrarlı olduklarını gösteriyorlar.

Misal müzik alanında... Çıkarttıkları grupların müzikal kalitesine baktığımızda genel anlamda melodi anlamında inanılmaz bir yoğunluk var. Notalar ve melodi uyguladıkları tarzın tam anlamıyla hakkını vermiş oluyor.

Bakıyorsunuz Iron Maiden.. Bu tarzda üzerine çıkabilecek başka bir grup var mı bilemiyorum.

Motörhead! Akan sular duruyor hemen.

Benediction! İnanılmaz bir old school şöleni diyebiliriz bu grup için. Birbirine girmemiş rifflerle harmanlanmış güzel bir death metal ziyafeti. Bütün ritimleri damarlarına kadar hissediyorsunuz. Alttan makinaya bağlamış yormayan riffler ve bu riflerin üzerine güzel bir brutal. Ne zaman hızlanıp ne zaman ritime bağlayacağını death metal fanı olan herkes anlayıp, kolayca hastası olabilir... :) Tam anlamıyla kuralcı bir zihniyetin eseri olduğunu hemen anlayabiliyorsunuz.

Napalm Death, Carcass, Bolt Thrower, Paradise Lost... Bu gruplar tarzlarında büyük işler yapmış yada tarz yaratmış gruplar. Adını sayamayacağım daha bir çok grup var bahsedilmesi gereken ama üşeniyorum tabi :P

Futbol olayına bakarsak adamların en az bir takımı uluslar arası futbol turnuvalarında final oynuyor. Futbol mantalitelerine bakıyorsunuz; adamlar futbol oynamıyor sanki şiir yazıyorlar sahada. Ayağa sert paslar, bir anda çekilen şutlar, tüm takımın arasından atılan ara paslar, 60 metreden tam ayağa atılan uzun paslar, 50 metre dripling yapıp gol yapmalar... Futbolun tüm güzelliklerini tek bir maçta görebiliyorsunuz. Ve tüm bunları görebilmek için maçın tamamını izlemenize bile gerek yok. Arkadaşlar arasında maç öncesi konuşurken birbirimize "ingiliz pası" atmaktan bahsediyoruz. Türk yapaydı böyle bir pas, ondan yapaydık fena mı olurdu? :D Arada futbol mantalitesi ve becerisi olarak inanılmaz bir uçurum var. Son yıllarda sadece İspanya'dan Barcelona bu mantaliteye yaklaşabildi ve tek başına tüm İngiliz takımlarına yetiyor. Elbet bu İngiliz takımlarında farklı milletlerden futbolcular oynuyorlar ama İngiliz futbolunun mantığını yakalayan herkes "iyi futbolcu" oluyor. Bakınız Galatasaray'dan yıllar önce İngiltere'ye giden Tugay Kerimoğlu... Adam 38 yaşında ve futbolu bırakmasın diye taraftarlar imza topluyorlar. Bu adam buradayken neden bu kadar değer görmedi? Çünkü İngiliz kuralcılığı yerine, Türk rahatlığı vardı hehehe

Efendim, biz buradan emperyalistler diye kızsak, iç işlerimize çok karışıyorlar diye söylensek, kibirliler diye sevmesek, dünyanın her yanında ajanları var diye işkillensek -vs bile adamlar her ne halt yiyorlarsa bunu gerçekten iyi beceriyorlar. Emperyalizmden tutun, en basitinden market yönetmeye kadar kuralcılar ve bunun hakkını veriyorlar ve dolayısıyla alıyorlar.

Bizse şu ana kadar cami ve çeşmeden başka bir şey yapamamış mimarimizle övünür dururuz; depremlerden onbinler kaybederiz.

Dünya üçüncüsü futbol takımımızla övünürüz; tarih boyunca İngiliz milli takımına gol bile atmamışsızdır.

Müziğimizle övünürüz; avrupada aldığımız tek ödülü yabancı dilde söyleyerek almışızdır.

Misafirperverliğimizle övünürüz; barış gelinini s.ke s.ke öldürürüz. (yuh tabirime sokayım)

Amerikadan nefret ederiz; uşağını başımıza getiririz.

Uzar gider. Sonra kızarız İngiliz'lere; "ne kibirlisiniz lan, sittirin gidin ipneler sizi! Atatürk ne çaktı ama size hahaaağ" Tarih bilgimizin yettiğince işte...

Örnekler vereyim bahsettiğim gruplardan... Sevgiler...

Benediction - Subconscious Terror
Carcass - R**k The Vote
Napalm Death - My Own Worst Enemy

POSTED BY (Süper)Cem
DISCUSSION 3 Comments

3 Responses to : Kibirle Gelen Mükemmeliyetçilik...

  1. tesco-kipanında ceosu istifa etmiş. Kuralcılığın bir örneği diyebiliriz. O kadar kuralcılar ki İstanbulda mağaza bile açamadılar Çünkü onların kuralları ve planları değişmez. istanbulun içinde o plana uygun yer yok. buyurun size ingiliz mantığı.

  2. Pelin says:

    Bize göre çok kurulcılar ama biz de onlara göre çok kaderciyiz. Ben bu kuralcılığa alışamamış olsam dahi seviyorum yaşam tarzlarını. En azından insanın insana saygısı var.
    F klavye ne çakandürük la yazamadım 19 saattir.

  3. senin o "çakandürük" yazan parmaklarını yerim la :D

Bu gadget'ta bir hata oluştu