Say No to Fur!

Say No to Fur!
Fur is for animals.

Nazım

Bir tanem!
Son mektubunda:

'Başım sızlıyor yüreğim sersem! ' diyorsun.
'Seni asarlarsa seni kaybedersem;
diyorsun;
'yaşıyamam! ' Yaşarsın karıcığım,
kara bir duman gibi dağılır hatıram rüzgarda;
yaşarsın kalbimin kızıl saçlı bacısı
en fazla bir yıl sürer yirminci asırlılarda ölüm acısı.



Ölüm bir ipte sallanan bir ölü.
Bu ölüme bir türlü razı olmuyor gönlüm.
Fakat emin ol ki sevgilim;
zavallı bir çingenenin kıllı, siyah bir örümceğe benzeyen eli geçirecekse eğer ipi boğazıma,
mavi gözlerimde korkuyu görmek için boşuna bakacaklar Nazıma!
Ben, alaca karanlığında son sabahımın dostlarımı ve seni göreceğim,
ve yalnız yarı kalmış bir şarkının acısını toprağa götüreceğim...
Karım benim!
İyi yürekli altın renkli,
gözleri baldan tatlı arım benim:
ne diye yazdım sana istendiğini idamımın,
daha dava ilk adımında ve
bir şalgam gibi koparmıyorlar kellesini adamın.
Haydi bunlara boş ver.
Bunlar uzak bir ihtimal.
Paran varsa eğer bana fanila bir don al,
tuttu bacağımın siyatik ağrısı,
Ve unutma ki daima iyi şeyler düşünmeli
bir mahpusun karısı.

11-11-1933 Bursa Hapishanesi


Bir varmış bir yokmuş. Aynı Ülkede farklı zamanlarda ülkesine hizmet eden bir başkası varmış!...


-Babalar gibi satarım.
-Ne yiyecek bu çocuklar. Devlete girip de ihale mi almışlar? Adama, ‘soyadımı taşıma’ mı diyeceğim? Soyadını mı değiştirecek, babası Maliye Bakanı oldu diye?
-Çocuklarım rahat etsin diye imar iznini bekliyorum.
Sözlerinin isim babası.
Mesela Sayın Unakıtan.

Peki Sayın Unakıtan kimdir?
- Domurcalı - 1946,
- Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi
- İngilizce
- Ekonomist
- Yönetim Kurulu Üyesi
- Maliye Bakanı
- Evli, 3 Çocuk (Allahtan!)
+ kaçak villa, mısır ithalatı, Galataport, Tüpraş’taki hisse satışı gibi birçok tartışmalı konunun bize göre muhattabı.

Eh yeter bu kadar artık emekli kendisi. Hastalandı memleket meseleleri yüzünden. Kafasında saç kalmadı.

Hastalığının tedavisi için eşi;

"Rabbime sordum. Nerede ameliyat olması daha iyi olur?' diye. İçime bir his doğdu, ABD'deki Cleveland diye... gösterdi. Rabbime şükürler olsun." dedi.

O şükrü benim, senin, bizim, ödediğimiz vergilere borçlu olmayasın?
Ayrıca şu his bir kerede ülkeni düzlüğe çıkarmak için yol gösterse ya?
Rabbine sor; Devletin örümcek ağı tutmuş Adalet sisteminin neden işlemediğini.
Deniz fenerinde paraları cukka yapanların öbür tarafta akıbetinin ne olacağını sor bir kere.
Yoksa sorduğunuzda bir bildiğiniz mi var?
Yoksa Rabbin Devlet'in malı deniz mi diyor?
Yoksa bize de keriz mi?


Yazımın başında Nazım Hikmetle başladım keza kendisi bu Ülkede düşünmenin faturasını ağır ödeyenlerden. Ama artık devir değişti düşünsen de söylesen de bir b.k olmuyor. Halk odun Nato mermer nato kafa. O yüzden düşünce suçu yok. Devir icraat yapıp gemi alanların devri. Yani Devri-m den m harfini attık cuk oturdu.

Nazım Hikmet bu devirde yaşasaydı ödediği Faturanın K.D.V.sini kimden isterdi?
Soruyorum Ahsen Unakıtan, Rabbin bunun için ne diyor?

Oysa Rabbiniz kimilerini vatan haini yapıyor değil mi? Kimileri kaptan, kimileri Amerikan uşağı oluyor.
Zamanında Cami avlularında Amerikan bayrağını yak diyende, sonra git çocuklarını Amerikada okut ve onlara orada iş bul diyende işte bu Rabbindi.
Tıpkı kocanı Amerikalı doktorlara emanet ettiğin gibi.
Tıpkı Türkiye ekonomisini, maliyesini IMF ve ABD'ye teslim ettiğin gibi.
Bunlar hep o Rabbinin suçu.
Nerden geliyor Rabbinin Amerikan rüyası?
Sayın Ahsen Unakıtan, 2004 yılı Belediye seçimlerinde seçim otobüsünün üzerinde Amerikan bayraklı T-Shirt le çıkmanı da Rabbin mi söyledi?
Rabbin bunlara Gavur diye diye bir sürü ayetler gönderdi. Sizin gibi iyi Müslümanlar bunları okumamış olamaz değil mi ?
Yoksa Rabbin kendisiyle mi çelişiyor?
Yoksa sen ve senin gibiler, Müslümanlığı bir hayat felsefesi kadar benimsemiş, siyasetin oyuncağı haline getirmiş iyi insanlar, Rabbinizie karşımı geliyorsunuz?




Renginiz ve tarzınız bu kadar belliyken bir de Nazım'ın mezarına taktınız. Yurda getirelim dediniz. Dirisini kovaladınız Ölüsüne hurma dalı mı vereceksiniz? Vatan haini dediniz adamın meydanlarda şiirlerini okuyor Başbakanımız. Vatan mı değişti yoksa hainlik mi? yoksa Vatanseverliği mi öğrendik?
Ama öğrenilecek çok şey var ve meydanlarda okunacak çok şiir var aslında.


Mesela yandaki Vatan haini yazısını meydanlarda okumalı Başbakan.
Ben, okuyamazsınız diye yazıyorum.

"Nazım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hala. Amerikan Emperyalizminin yarı sömürgesiyiz dedi Hikmet.
Nazım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hala. Bir Ankara gazetesinde çıktı bunlar üç sütun üstüne, kapkara haykıran puntolarla, bir Ankara gazetesinde fotoğrafı yanında Amiral Vilyamson'un 66 santimetre karede gülüyor, ağzı kulaklarında Amerikan Amirali. Amerika bütçemize 120 milyon lira hibe etti, 120 milyon lira. Amerikan Emperyalizminin yarı sömürgesiyiz dedi Hikmet. Nazım Hikmet Vatan hainliğine devam ediyor hala.
Evet, Vatan hainiyim,
Siz Vatanseverseniz,
Siz yurt severseniz, ben yurt hainiyim, ben Vatan hainiyim.
Vatan Çiftliklerinizse,
Kasalarınızın ve Çek defterlerinizin içindekilerse Vatan.
Vatan, şose boylarında gebermekse açlıktan,
Vatan, soğukta it gibi titremek ve sıtmadan kıvranmaksa yazın,
Fabrikalarınızda al kanımızı içmekse vatan,
Vatan tırnaklarıysa ağalarınızın,
Vatan, mızraklı ilmihalse,
Vatan, polis copuysa, ödeneklerinizse, maaşlarınızsa vatan,
Vatan, Amerikan üsleri, Amerikan bombası, Amerikan donanması topuysa,
Vatan, kurtulmamaksa kokmuş karanlığımızdan,
Ben vatan hainiyim.
Yazın üç sütun üstüne kapkara haykıran puntolarla:

"Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."


Görülüyor ki Nazım ona yol gösterecek Rabbine isyan etti Ahsen hanım.
Bu yüzden yoldaşların Rabbi olmadı ve bu yüzden Vatan haini, bu yüzden dinsizler.

Belki de bu yüzden Rabbi ona Cleveland demedi.
Belki de Rabbi onu sevmiyordu!
Onun Rabbinin Emperyalist huylarını sevmediği gibi.



Huzurla uyu Nazım. Çürümüş bedenini Siyasi rant'a alet etmeye çalışırlarken dahi huzurla uyu.

POSTED BY Chopartypical
DISCUSSION 7 Comments

7 Responses to : Nazım

  1. en fazla bir *an* sürer yirminci asırlılarda *devletten yedigin kazigin* acısı.

    Aciklama: Ana haber bultenlerinde 1 saatte min 5 kazik yiyoruz. Birinin faturasini hesaplarken otekisinki cikiyor, en sonunda hesabin ucu kaciyor. Bu anlamda :D

  2. Neler yapmadık şu vatan için!
    Kimimiz öldük;
    Kimimiz nutuk söyledik.

    demiş en sevdiğim şair Orhan Veli...

    şu işe bak yahu.. "vatanseverlik" ile "vatan hainliği" arasında ne ince bir çizgi var bu memlekette. vatan hainleri milliyetçilik kostümü altında parsel parsel vatan satıyor, vatanı savunan aydın insanlar uyarıları için hain ilan ediliyor. gerçekten "zavallı bir çingenenin kıllı, siyah bir örümceğe benzeyen eli" dolanıyor her organımızda..

  3. sickprincess ;
    zaten planlanmış bir program hüküm sürmekte. kimbilir belkide 10 yıl sonrasının planı yapılıyor bu ülkede.
    ama neyin programı?

    Süp süper cem ;

    Rabbimiz bu aralar ne diyor?
    orta doğuda barış vesaire mi?
    biliyormusun;
    Deniz gezmişte kiminin Rabbinin 6. filosunu denize dökmüş zamanında.
    sahi hepsi mi dinsiz bunların?

  4. Plan dedigin ifsa olur, olmasa da olur, bakiniz ergenekon!

  5. deniz feneride var ama arka bahçede

  6. Pelin says:

    Bir an tarihe bakakaldım ama 3 Haziran'ı geçmişiz.

  7. insanlar kendilerini sömürsünler diye devlet gibi sömürü sisteminin dinamiklerinden birisini kurmul ve ona tapınıyor..

    uzayda yaşadığımızı,boşluğun içerisinde olduğumuzu (aslında o boşluk değil miş..boşluk insani bi kavram ve aslında karanlık boşluk değil o bir madde :p) düşündüğüm de insanların küçücük kara parçalarına yükledikleri anlamlar ve yaşanılanlar..herşey minicikliğin minicikliği kadar..

    ah şu vatan ve vatan severlik kavramlarınız yedi bitirdi beni.

Bu gadget'ta bir hata oluştu