Say No to Fur!

Say No to Fur!
Fur is for animals.

Aslında Yapabilirdim Ben...


Efendim selamlar? Nasılsın?

Şinanayda şinanay hopa şinanay! diye öfkeyle bağırarak çıktım evden! Bana yönelen anlamsız bakışları önemsemedim çünkü sabahın köründe bakanların hepsi kediydi. Sabah sabah kedilerle muhatap olmak istemedim, zira bir PİST'lik işleri var. Neyse!

Aslında yapabilirdim ben! Bu yüzdendi içimdeki bu heyecansız şinanay! diye haykırma arzusu. Hep bana "yapamazsın", "çok zor olm lan", "yarraa yedin olm" şeklinde cümleler kuranlar yüzünden dağıldı benim motivasyonum. Oysa "I don't know tomorrow" gibi komplike bir cümleyi kurabilen bir insanım. Daha neler başarabilirim sen düşün! Bu ve bunun gibi karmaşık cümleleri kurabilmeme rağmen sırf yukarıda bahsettiğim "korkutucu" insanlar yüzünden kazanamadım TOEFL sınavını.

Ne de güzel hazırlanmıştım lan aslında! Death metal tarihi, futbol, Fenerbahçe, seks, yazıcı tamiri gibi konulardan çıksa, oracıkta fahri doktora verirlerdi bana. Tayyip'ten neyim eksik hem!...

Aşina olduğum ama ayrıntıları ve teknik terimleri hakkında Yıldız Tilbe'nin dans etmeye olduğu kadar bi haber olduğum bir konu çıkmıştı. Faşizm, yobazlık, devlet nasıl yönetilmez, 10 adımda arabesk gibi konulardan çıksa, bildiğim konulardan daha tecrübeliydim misal. Her gün bunların örneklerini yaşıyorum zaten. Din bile olurdu lan!

Ama dediğim gibi aşinalığımın bulunduğu, yani teorik olarak yalayıp yuttuğum, ancak teknik terimler konusunda birazcık zorlandığım "eklem bacaklılar" konusu denk geldi.

Aslına bakarsanız çocukluğumda bir biyolog olmaya çok yakındım. Arkadaşlarım beni doktor olarak çağırırlardı hatta! Lisede biyoloji dersinde bir öküzgözüne bile ellemişliğim var yani. O basitti ama kendi çalışmalarımdan umutluydum.

Yakalayıp kibrit kutusuna doldurduğum sineklerin buzdolabında ne kadar sürede donduklarını test edip, ne kadar sürede çözülebileceklerini gözlemlemem belki bir çığır açabilecek nitelikte çalışmalardı.

Kanatlarını koparttığımız sinekleri yarıştırmamız diğer çocuklar arasında sıradan bir at yarışı heyecanı yaşatsa bile ben sineklerin tepkimesini ölçüyordum. Sanki yeniden kanatları çıkacakmış gibi, öyle sakin yarışıyorlardı ki... "İLGİNÇ." diye not düşmüştüm ajandama.

Arıların ateşe dayanıklılığı, karafatmaların ne kadarlık basınca dayanabildikleri, gergedan böceklerinin kuma kaç metre gömülürse tekrar yüzeye çıkabileceği, tırtılların en az kaç bacakla yürüyebilecekleri gibi araştırmalarım vardı. Akademik başarılara gidebilirdim. Eklem bacaklılarla alakası olmasa bile, en sevdiğim deneyim solucanları uçan balona bağlayıp uzaya yollamaktı. Maymun yollamaktan daha yaratıcı değil mi?

Yine insanların tepkileri yüzünden bıraktım, vazgeçtim. Benim hayvanlara işkence yaptığımı iddia edenler bile oldu ama bilimin kolay bir şey olmadığını bilmeli insanlar.. Neyse!

Konsept olarak aşina olduğum ancak teknik terimlerini bilmediğim için kaybettim TOEFL sınavını. Arthropoda ne yani şimdi? Pantopoda misal? Bana ne yani. Ne skime yarar ki bunun latincesini bilmek? Okuyamıyorum bile. Ayıp bence. Ben alt tarafı bir yazıcı tamircisiyim. Neyse. Toplam 11 puan aldım. 10 puanı katılan herkese veriyorlarmış zaten. 1 puanı da adımı doğru söylediğim için vermişler.

Ama "siksen geçemezsin lan" diye gözümü korkutmasalar en azından soyadımı doğru söyleyebilirdim. En az bi 20 puan alırdım yani. Bir de death metal falan sorsalar en kötü 30 puanım vardı.

Sınavdan çıkınca gebeş gülüşlü bir suratım vardı. Yenilgiyi kabul etmemiş görünme arzusu içinde olduğum için Deniz Baykal gülüşü vermiştim dudaklarıma.

Aslında başarabilirdim lan! Azıcık gaz verseydiler, bence olurdu belki de. Hem neredeyse oluyordu. Sadece çalışmadığım yerden çıktı. Tamamen talihsizlik.

Whatever! I'm going to pencil and i love animals. But i don't like some animals. Yes this notebook pencil case!

Bence olabilirdi. Aslında yapabilirdim ben...

POSTED BY (Süper)Cem
DISCUSSION 4 Comments

4 Responses to : Aslında Yapabilirdim Ben...

  1. Pelük says:

    sen geçtin aslında o sınavı biliyorum ben kendi gözlerimle gördüm. o sınavda da gözetmenlik yapıyordum billah.
    hem zaten gamzen olduğu için de puan kırdılar ayrıca saçlarının lülesini hiç hesaba katmıyorsun sanırım.ya yaa.
    zaten böylece bir 98 puan etmiş olur hemi.

  2. ''Bana yönelen anlamsız bakışları önemsemedim çünkü sabahın köründe bakanların hepsi kediydi.''

    dfshudas

  3. oh dude, sağlam işkembeden olmuş ama keyifle okudum. ve evet kesinlikle uzaya maymun göndermektense solucan veya herhangi bir eklembacaklı göndermek daha mantıklı. sürekli toprakta çük kadar hayvanlar, hava alırlar biraz bahaneyle.

  4. lifelessness: dsanmıfasdf son cümle özetlemiş, yazıyı gölgede bırakmış adeta :D

National Geographic POD