Say No to Fur!

Say No to Fur!
Fur is for animals.

Bence...

*Bence; benimkisi tamamiyle mecburiyettendi! Ben, üzerinize afiyet, geçen hafta kuzenlerin evine ziyarete gittim. 6 aydır evliler, ilk kez gidiyorum. Aslında yıllardır evli olan teyzemin evine hiç gitmedim. Neyse. Sitelerinde havuz varmış. Havuza girelim, dediler. Şortumuzu aldık gittik ama terlik götürmedik tabi. Bizim damadın (söylemesi ne havalı oluyormuş lan, yine yapıcam: bizim damat! vay be..) terliklerinden birini giyeyim dedim, şansıma parmak arası çıktı! Adam hem 45 numara terlik giyiyor, hem parmak arası. Yani görüntümü tahmin bile edemezsiniz. Bi' edin, bekliyorum. Bakın, olmadı, edemediniz. Yürüyemeden, sürünürcesine gittim havuza kadar. İlk kez giydim ve bir daha giymek istemiyorum. Çok çirkin bir hissiyat bırakıyor insanın teninde. Rahatsızlık verici. Bi o kadar da çirkin. Bence erkeklere yasaklansın parmak arası terlik.

* Bence; bana kastı vardı! Zaten aşırı kalabalık olan tramvayda, sabrımı zorlamayı ve sınırımı ölçmeyi deniyordu. Öyle bir tipi yoktu aslında ama ben anlamlar yüklemek istiyordum bu anlamsızlığa. Zor bela girdim tramvaydan içeri. Çok sıkışıktı belirttiğim üzere. İçerisi turist kaynıyordu. Can havliyle tavandan sarkan herhangi bir "tutacağa" yapıştım. Tutacak ne garip bir kelimedir bu arada. Neyse. Plastik tutacağı tuttuğum anda bir basınç hissettim tutacakta. Başta bahsettiğim, bu, aslında sınamayan ancak benim sınadığını varsaydığım adam, benim tuttuğum tutacaktan tutulacak bir yer bulmuş ve asılıyor. İki kişi tek tutacaktan tutuyoruz. Baktım, yanda duran tutacak boş. Tey yarebbim, dedim, onu tuttum bende. Kafamı çevirdim, tüm bu olanları unutup devam etmek istiyordum yoluma ama yine bir basınç geldi tutacağıma. Baktım. Yine aynı lavuk, yine aynı şeyi yapıyor. Az önce asıldığı için bıraktığım tutacak ise gözü yaşlı bakıyor ardımızdan boş bir şekilde. Sanırsın Küçük Emrah. Öyle üzgün bakıyor. Ben tabi sınandığımı o an anladım. Madem bırakacaktın neden tuttun be adam? Hem yanında boşu varken? Hem onu ben tutuyorken? Hadi ben bıraktım, senin o sallamadığın boş olanı tuttum, peki sen benim bıraktığımı neden bıraktın? Hadi bıraktın diyelim, neden yine benim tuttuğumu tuttun? İçimden bu soruları bir Muhammed Ali yumruğunun basıncıyla suratına haykırmak geçti ama vazcaydım. O tutacağı da bıraktım. Arkama döndüm. Başka tutacaklar aradım kendime. O andan sonra ardıma dahi dönmedim. Ne pislik bir adammış lan. Bence sınıyordu beni.

* Bence; sen de haklısın! diye bir şarkısı vardı Orhan Gencebay'ın.

* Bence;miyor şehirler gözlerine, saçlarına güneşin kanı... Diye bir şarkı sözü vardı Haluk Levent'in. Onu da tutukladılar galiba yine? Zamanında az konserine gitmedim lan ehuahua. Eğleniyorduk billah. Bence o zamanlar bize büyük etkisi olmuştu Haluk Levent'in. Son duyduğuma göre dolandırıcılık nedeniyle aranıyordu ama tutuklandı galiba. Hayat ne garip, demiş Cem Karaca. Ama onu Mahsun Kırmızıgül'de söylemiş ya... Sündüm, geçtim kendimden... Bence söylememeliydi. Bence böyle daha iyi olurdu...

POSTED BY (Süper)Cem
POSTED IN ,
DISCUSSION 4 Comments

4 Responses to : Bence...

  1. Darkohl says:

    e benim bildiğim Haluk Levent daha geçenlerde Londra'da konserdeydi bizzat resimlerini gördüm. Hangi ara tutuklanmış!
    Peki sence bir erkek için parmak arası terlik kullanımı neye benziyor?

  2. tanga giymek gibi bence. rahatsız edici. bişey kaçmış gibi hissediyorum. sevenler nasıl rahat ediyor anlayamıyorum, anlamak istemiyorum. bence ürkütücü sonuçları var. rahatsız.

  3. Sentenced says:

    Cem'e sonuna kadar hak veriyorum bencede rahatsiz edici bisey o.

  4. onu sana giydireni kucaklıyorum helal olsun artık parmak arasına bir cisim sıkıştıran yarın ne yaparsın bilemiyoruz sayın yazar

Bu gadget'ta bir hata oluştu