Say No to Fur!

Say No to Fur!
Fur is for animals.

Kara Koyun... v.8

Efendim selamlar! Gündem geniş billah.

Şeyh Sait'in Cenazesi Ailesine Teslim Edilsin
...

Evet, elbette. 1925'ten bu yana bu tür işleri gayet iyi yapabilecek bir devlet teşkilatına sahibiz zaten. Onun haricinde, neden ki? Kaldığınız yerden devam ediyorsunuz zaten, illaki bir simge mi lazım size?


Şeyh Sait'in cenazesi teslim edilsin!

Hitler, dünya barış elçisi ilan edilsin!
Berlusconi peder ilan edilsin!

Tayyip anasını alsın, bize gelsin!

Öcalan Türkiye Kültür Bakanı olsun, fahri doktora alsın, MHP'nin başkanı olsun!

Hasan Tahsin ilk kurşunu sıktığı için vatan haini ilan edilsin, mezarı kaybedilsin, İzmir'den denize dökülsün!

Sibel Can'ın çingene olduğu unutulsun!

"Fatih Ürek delikanlıdır" densin!

Paris Türkiye'ye bağlansın! (bu da feci sallama oldu lan sdıofsd)


Türkiye'de Mizah Yapmayı Kolay mı Sandın?

Gereksiz insanlar var. Gereksiz işler var. Adını, sanını, her şeyini değiştirerek sanal âlemden sistemin en büyük çarkı olduğu halde eleştiri yapanlar var. Bende oldum onlardan kısa bir süre. Onlar da haklı gibi aslında diyorum bazen ama kendini ezmiş olmuyor musun olmayan bir hüviyetle yaşadığın sistemi eleştirerek?

İngiliz abi 2007 yılında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı ‘Bush’un köpeği’ olarak tasvir ettiği için ‘Devlet büyüklerine hakaretten’ tutuklanmış ve ardından beraat etmiş. Sonra bizim muhteşem yargı sistemimizin inceliklerini gören Michael Dickinson’ın, Yargıtay’ın beraat kararını bozduğunu televizyondan öğrenince, hemen İngiltere’ye kaçmış. Dickinson, Yargıtay’ın üç gün önce mahkemenin aldığı kararını bozduğunu öğrenince, yeniden tutuklanma korkusuyla 23 yıldan bu yana oturduğu İstanbul’u önceki gün terk etmek zorunda kalmış. Sen misin başbakanı köpek olarak çizen? Sen misin bu ülkede mizah yapan? Ya adını sanını saklayıp kaçak dövüşeceksin körebe oynayan çocuklar gibi, BİR BOKTAN HABERİN OLMAYARAK, ya da siktir olup gideceksin bu ülkeden, içinden gelen gerçekleri yardırarak...

Madımak Katliamı ve 'Gülerek Yaktın, Donarak Öldün!" Pankartı...


Kim ne derse desin -ki şirketimde çalışan insanlar büyük küfürler etti bu pankartı taşıyan kişiye- müthiş bir takdir-i ilahi örneğidir bu pankart. Daha beter ölümlere imza atmış bir şahsiyetin kulakları çınlamış, iyi olmuş. Kendisi ve gaza getirdiği köpekleri yüzünden kim bilir kaç insan hayatını verdi bu ülkede, kaç Madımak yaşandı bu ülkede karanlık perdeler arkasında...

Bu tarihin yüzümüze vurduğu büyük bir tokat var ki, o da faşistlerden daha büyük tehlikenin dinciler olduğudur. Şeriat yanlısı dinciler bütün ülkelerin ve insanlığın can damarını kemiren kurtçuklardır. Kanlı Pazar ve Madımak dincilerin organize edip katliamlarla sonuçlanan iki önemli olaydır. Tarihte yerini almıştır ama Türk milleti bunu ve bunlar gibi olayları görmemekte ısrarcıdır. Göremezler yoksa cehenneme giderler. Allah komüniste ve halkçıya vuranın yanındadır çünkü. Bu ülkede kimileri 6.Filoyu cephe alıp namaz kılar, kimileri tekme tokat denize atar. Ve sonra amerikan uşaklarının g.tlerini yalayanlar cemaat lideri olur, devlet başkanı olur, zengin! olur, denize dökenler vatan haini olur, katli vacip olur... Ne zaman uyanacak bu insanlık lan? Gerçekten bu kadar bariz gerçekler varken neden bu aciz pısış?



İstanbul Büyük Şehir Belediyesinde Eylemler Sürüyor!


Geçen gün otobüse bindiğimde şoförün kolunda "ben hala maaşımı alamadım" yazan bir yazı asılıydı. Gidip konuşayım istedim, durumu sormak istedim ama kalabalık yüzünden beceremedim. O günden önce ve o günden sonra bir daha hiç görmedim o yazı asılı şoförlerden ama genel bir eylem olduğu doğru. Bunun yanında işten çıkartılacak temizlik görevlileri de eylem yapmak istemişler ama pek muvaffak olamamışlar. Bu ülkede eylem yapmaya bile çekinir insanlar. Bir umut var çünkü içlerinde. "Belki çıkartmazlar lan bizi işimizden, kötü görünmeyelim adamlara?" şeklinde bir umur, bir avuntu var. 300 kişi toplanıp, 3 kişinin önlerini kesmesiyle dağılıyorlar. Bastırılmış, ezilmiş, sesi soluğu kesilmiş, ümüğüne sıkılmış bir halk... Koyun halk...

Fahri Doktora Alayım, Keyfime Bakayım! Hazır Gelmişken Birkaç Komünüzü de Dövdüreyim!



İstanbul Üniversitesi başbakanlarına fahri doktora vermiş. Neden lan? Ekonomiden çok anladığı için mi? Devleti çok iyi idare edebildiği için mi? Sonradan baktım ki dünya barışına katkı sağladıkları içinmiş. Ne yapmışlar? Irak'ın, Afganistan'ın yıllardır tepesinde olan Amerika'ya üsleri açmışlar. Ha, pardon, teskere çıkartmamışlardı değil mi? Öyle bir şey vardı. "Yok biz vurmayalım, biz beceremiyoruz, bakın 40 yıldır bir avuç çapulcuyu indiremedik dağdan, biz size üs açalım, siz vurun" diyerek barışa katkı mı sağlamış oluyorlar? Korkularından protestolara bile katlanamayan, üç beş protestocunun üzerine yüzlerce polis salan, çimlerde oturmuş öğrencilerden korkan bu adamlar mı alıyor bu ödülü? Komik ülkeyiz billah.

POSTED BY (Süper)Cem
DISCUSSION 1 Comment

One Response to : Kara Koyun... v.8

  1. pELOR says:

    Cem ile Pelin Küba'ya taşınsın.

Bu gadget'ta bir hata oluştu