Say No to Fur!

Say No to Fur!
Fur is for animals.

Süper Cem'in Halısaha Maçlarında Sakatlanması V.43295432958923453

(Reha)

Efendim selamlar! Nasılsınız lan? Beni özlediniz mi? LÖL

Şimdi efendim, acayip sıcak lan! diyerek girersem sanırım ayıp etmiş olmam. Zira paso ayıp eden bir insanım. Özellikle hiç utanmadan, arlanmadan devamlı olarak ağzımdan saçtığım tükürükler eşliğinde ettiğim küfürleri bilen insanlar bunu ayıp olarak algılamayacaklar ve beni mazur göreceklerdir. Aslında hep mazur görülmek isterim. Paso küfredeyim ve insanlar beni mazur görsün. "Süperliğine verin" falan desin, desteklesinler beni, "afferim len! mazur gördüm seni" desin insanlar. Öyle mutlu olurum ki o zaman. Çocuklar gibi şen olup, çıkarım açık alınla on yılda, on blogdan!

Neyse! Burnumun sızısı çeneme vurdu!

Efendim ben bir futbol manyağı olaraktan yine bir yerimi sakatladım. Malum, bloğu uzun zamandan beri takip edenler bilir, bir kol kırığı, birkaç bilek dönmesi, birkaç güzel tekme falan derken baya bir muhatap oldular benim hastanelik olma durumlarımla euhah. Geçtiğimiz hafta ise neredeyse burnumu kırıyordum kih

Öncelikle güzel bir maç oluyordu, 4 - 2 öndeydik ve iki golü ben atmıştım. İki golümde güzeldi bana kalırsa. İkinci golü atarken bileğim döndü, sinyalleri oradan vermeye başlamıştı zaten. İlahi bir güç "oynama, siktir et, bak iki gol attın, yeter!" diyordu. Zira bu sesin sonradan Özkan olduğunu anladım ben. Çünkü toplamda 10 dakika falan oynayabildik. Maç benim bileğimin dönmesi yüzünden önce bir kaç dakika durdu, sonra benim burnuma okkalı bir dirsek gelmesi yüzünden iptal oldu. 10 dakikada iki gol atıp zevkimi aldım ben. Ama Özkan hiç bir şey yapamadığı için baya gergindi maçtan sonra :P O ilahi sese, yani Özkan'ın sesine kulak verseydim muhtemelen sağlam bir burun, morarmamış göz altları ve ağrıyan bir bilekle burada oturuyor olurdum. Neyse! Olayı anlatamadım sd:fsfs

Şimdi ben, bizzat kendim, muhteşem bir futbol üstadı olduğumu sandığım için seken topu sol yanıma çekip, sol ayağımla gelişine şut çekmeyi düşünüyordum. Topun sekeceğini sanan rakip arkasını dönmüştü ve topun sekmediğini görünce aniden dönmek istedi. Kütle olarak biraz ağır olan bu arkadaş, dönme hareketini tamamlamak isterken kolları, ağır olan vücudundan birazcık daha erken dönünce, arkadaşın kendisinden önce kollarıyla karşılaştım. O sırada tüm dikkatini yerde seken ve sol ayağının hizasına gelmesini beklediği topa diken Süper Cem insanı, dirseği yemek için gerekli olan tüm şartları yerine getirmişti. Bu şartlar nelerdi?

1- Şişman birisinin arkasına top atmak
2- Kafası yerde olmak
3- Hızlı olmak
4- Şişman insanı kontrpiyede bırakmak

Tüm bu dört maddenin gerçekleştiği anda büyük bir ÇTONK sesi duydum. "ahan burnum kırıldı" dedim yere doğru yönelirken. Yere benden önce varmıştı kırmızı boyalarım. Ellerim hep boya oldu. "Hay .mına koyim ya, burnum kırıldı ya" dedim, çünkü elimi burnuma götürdüğümde yamukluğu hissedebiliyordum. "Yok lan" dedi, dirseği çarpan, "kırılmamıştır". Başıma toplanan meraklı halı saha futbolcularının gözlerini okuyordum. Kimisi yüzünü ekşitiyor, kimisi akşama yazacağı grind parçasına söz ararmışçasına dikkatle bakıyordu. Sahadan çıktık, pamuğu taktık, yüzümüzü yıkadık, düştük yine hastane yollarına.

Şükür paso değişiyor hastane personelleri. Adamlar artık tanıyacak beni. Kapıdan girerken "hayrola bu hafta ne oldu?" diyen olacak diye tırsmadım değil. Neyse ki tanımadılar. Burnumda kandan kıpkırmızı olmuş iki pamuk ve şişmiş gözlerle danışma masasına vardım. Kayıt açan hatun "neyiniz vardı?" dedi. "Sence?" diyecektim, siktir et dedim, zaten tanımamışlar, hiç kimliğini ele verme... Kaydımızı açtırdık, kan verdik, röntgen çektirdik, saatlerce bekledik tüm takım. Ben bi yandan o dirsek burnuma gelmese süper şut çekebileceğimi düşünerek üzülüyordum, bir yandan maçın kritiğini yapıyorduk ve bir yandan can çekişen insanları izliyorduk. Acil servis ne acayip lan! Yani burnumun kırık olmasından şüpheleniyoruz, canım yanıyor, kanamalıyım ama oraya gidince bir anda iyileşiyorum! Garip bir şey. "Ne işim var lan benim burada çük kadar yarayla?" diyorum, kendime kızıyorum, doktor "neyin var" dediğinde utanıyorum adeta. İnsanlar çatır çatır ölüyor, bıçaklananlar, ağaçtan düşenler, trafik kazaları, kalp krizleri ve ben. "Burnuma dirsek geldi de?.." Tribal bir durum. Neyse, kimse düşmesin oralara, amin, bismillah.

Neticede kırık çıkmadı. Doktor bey, başparmaklarını kullanmak suretiyle burnumu düzeltti. Şu an burnum düzgün ama gözaltlarım hala mor. Olsun. Bu bana ayrı bir hava katmış meğersem? Pek sevmem ama artık güneş gözlüğü takıyorum işte :P

Sonra o gece eve döndük, toparlandık ve Ben, Pelinciğim, Özkan, Sevdiceği Duygu ve Kirli Yalçın olarak Şile'ye gittik. Gider gitmez Özkan yine sidikli çocuklar gibi ateşle oynamaya başladı, sevdicekler şişme yatakları şişirdi, ufaktan yemekler yenildi, votkalar, şaraplar, biralar içildi, muhabbetler edildi derken güneş denizin ardından kendini belli etme çabalarına girişmişti. Topluca yattık açık havada üzerimize aldığımız pikelerle, uyku tulumlarıyla...

(Camışlar gibi eğlendik billah. Bakınız: Havalı kamp yatağını deniz yatağı olarak kullanan tipler)

Kah güldük, kah eğlendik, kah denize girdik ve ben yine bileğimi burktum! Maçta burktuğum o kadar sert olmamıştı ama üstüne bu gelince inanılmaz kötü oldu bilek. O gün bugün sararak ve silikon destekli bileklik takarak gidiyorum işe. Sakatlanmak kaderim olmuş o iki gün, yapacak bir şey yok artık.

Neyse!

Bizim kedi doğurdu lan! İki tane erkek kedi var şimdi. Birinin adını Reha koydum. Gerçekten bir Reha Muhtar şekli var adamda. Onu çok sevdim. Benimsedim hayvanı. Onu ben büyüteceğim! Bir köpek gibi yetiştireceğim onu! Hep şikayet ettiğim kedi profilinden çok uzaklarda olacak, pısırık ve sadece oyun isteyen bir mahluk olmayıp, istediğimde terliklerimi getirebilecek! (yavaş! (olsun lan, belki?)) Şimdi gözleri kapalı ama gözleri açıldığı anda onu gerçek bir komando gibi yetiştireceğim!

(Reha ve Ben ve mor gözlerim)

Diğer kedinin adı Nuri Alço. Ondan ilk görüşte nefret ettim. Hiç sevmedim. Adeta bir kedi. Öyle aç gözlü, öyle sapık. Anasının memişlerini kopartacak neredeyse. Öyle azman, öyle maldonado! Bizim Reha'yı memelerin içine atıyorum, 8 tane memeden bir tanesini denk getiremiyor, o Nuri şerefsizini 30 santim uzağa koy, gözleri açılmamış hayvan aşka geliyor, huuup diye yapışıyor memeye. Ne karaktersiz, ne sapık bir pisliksin sen Nuri! Nuri domuz gibi oldu, aynı anası. Domuz gibi yiyor. Reha çük kadar kaldı, Nuri domuz kadar oldu. Yan yana durduklarında aradaki farkı bariz anlıyorsunuz. O derece domuz bu Nuri. Süt bırakmıyor Reha'ma...

(Yamuk yatan Reha, diğeri Nuri Alço. Hedefe kitlenmiş sapık. Hiç sevmiyorum onu)

Reha bizde kalacak, Nuri'yi yollayacağız. Artık bir değil iki kedi olacak normal şartlarda ama ben Reha'yı bir köpek gibi yetiştireceğim için bunu kendime dert etmiyorum. Onu o domuz anası düşünsün. Reha bir kedidir ama köpek olacaktır!


İşte böyle geçti birkaç gün... Yarın gece yine Şile efendim...

POSTED BY (Süper)Cem
DISCUSSION 6 Comments

6 Responses to : Süper Cem'in Halısaha Maçlarında Sakatlanması V.43295432958923453

  1. kediler pek güzeller yahu, hayırlı olsun cem bey (hem gözler hem kediler için efendim xD). son fotoğrafta öndeki yavruyu da kuşa benzetmeden edemedim, hangisiydi o?

  2. Domuz gibi çöreklenmesinden anlaşılacağı üzere o şerefsiz Nuri. Arkada kalan ve ellerini şefkatle annesinin memesine koyan Reha. Nuri süt içerken dünyasını kaybediyor. Reha'yı iti itiveriyor şerefsiz. Bir gün çok pis çakıcam tekmeyi kimsenin görmediği bi anda ama biraz büyümesini bekliyorum.

  3. Öncelikle geçmiş olsun abi de şekil olmuş biraz da, tadını çıkar derim, ne kadar çıkarsa artık. xD

    Kedilerin her türlüsünden nefret ederim, uysal da olsa nasıl olursa olsun. Ha ama köpek olma yolunda ilerleyende hep varım! Öylesinin başım üstünde yeri var.

  4. sağol bro! şu an çok daha fazla koyu mor. o ilk zamanlar olduğu için pek belli olmuyor. sonraları çıktı tüm morluğu ama o fotolardan yok :P

  5. Pelor says:

    Burnumun sızısı gözlerime vurdu!

  6. güclü 'özkan' etkeni varken o sey sizi nasil tasidi ya ? ben mi abartiyorum O_o

Bu gadget'ta bir hata oluştu