Say No to Fur!

Say No to Fur!
Fur is for animals.

Bir Bacakta Yapıştırılmış Küba Purosudur Bence...

* Efendim selamlar!

Nasıl geçti habersiz o güzelim yılların lan okuyucu?
Bazen göz yaşı mı doluydu yoksa "yok yok, gözüne bir şey mi kaçmıştı?"

* Olm lan okuyucu! Öyle yorgunumki! Sanki bir yazıcı teknisyeni değil, fazla mesaiye kalmış bir orospuyum! O kadar yorgunum bedensel olarak. Ellerimi, zihnimi değil, bedenimi çalıştırıyorum sanki. Bknz: Yatarak Para Kazanmak Ve Yenge İnsanı diye bir şey yazmıştım lan önceden...

DEV ARAŞTIRMA!

* Otobüslerde gördüğüm her 20 kadından birisi kitap okuyor.

Bu kitap okuyan 20 kadından en az 4 tanesi Elif Şafak'ın pembe kitabı "AŞK"ı okuyor.

Kendimi saymazsam otobüslerde gördüğüm yüzlerce erkekte hiç bir kitap okuma belirtisi göremiyorum. Ara sıra mahallenin otobüslerinde arapça Kuran okuyanlar var ama neyse. Konumuz onlar değil.

Binlerce erkek insanı arasında yaptığım gözleme göre; son zamanların gözde romanı olan ve kitap okuyan her 20 kadından en az 4 tanesinin elinde görebileceğiniz Elif Şafak'ın pembe kitabı "AŞK"ı erkekler hiç okumuyor. Bunda kapağının pembe olmasının etkeni bir zürafa çükü kadar büyük. (evet lan gördüm, kocamanlar amk :s ) Pazarlama stratejisi itibariyle hedef kitle olarak tamamiyle kadınlar üzerinde durulmuş. Strateji tutmuş, kitap okuyan her 20 kadından en az 4 tanesi Elif Şafak'ın pembe kitabı "AŞK"ı okuyor ancak herkes korsan kitap okuduğu için bi' bok farketmeyecek büyük bir olasılıkla. Neyse. Bu konumuz dışı. Konumuza dönecek olursak, her kitap okuyan 20 kadından en az 4 tanesinin elinde gördüğümüz Elif Şafak'ın pembe kitabı "AŞK" bir hatun kitabıdır. Çünkü "ERKEK ADAM PEMBE KİTAP OKUMAZ!!"dır.

Bence bu kitabı kitlesel olarak satmak isterse bir de gri versiyonunu çıkartsın ve adını falan değiştirsinler. Neyse.

Bu kitabı okuyan çok insan gördüm ve hepsi kadındı. Bir de bizim chopar Özkoş'ta gördüm bu kitabı. LÖL Ona serbest...

CEVAP VERME LAN!

* DEV RÖPORTAJ (Gazör Muhabir Bencettin)

- Sayın tavuk!
Her piliç er piliç değilmiş? Ne diyorsunuz?
+ Irkçı söylemlere karşıyım! Hepimiz biriz, hepimiz gıdaklıyoruz!

* Rakının dibi mi vurdu gözlerine
Ne olur ayyaş ayyaş bakma öyle!

* İçesim var ve dolapta duran votka beni gıdıklıyor. Hepimiz bunun bilincindeyiz, bundan eminim. Ve ben, bence kendimi tutamayıp birazdan o votkayı mideye indireceğim. Bundan hiç bir pişmanlık duymayacak ve kendimle gurur bile duyacağım. Sapıkça bir kendinle barışıklık yaşıyorum!

* DEV RÖPORTAJ (Gazör Muhabir Bencettin)

- Sayın Çağla Şikel! Tostunuzu yediniz mi? Bekliyor musunuz?
+ Lütfen! Ben artık evliyim!
- Pardon yinge!

* Olm lan ne komik sdamıfds Bence var ya, çocukken yağtığımız salakça "adım fenasi, soyadım kerim" geyiğini bu belediyeler ve hükümet bize çatır çatır giydiriyor lan. Demokratik açılımdan falan bahsediyorlar, yerlere vuruyorum kendimi. Bizzat şu arkamdaki yere vuruyorum. Eğer bundan tatmin olmayan varsa, göstersin başka bir yer; oraya da vururuz icabında!

Kadir Topbaş'ın danışmanının eşi olduğu için polise gider yapanlar var. (bknz: Kasımpaşa'lı Başbakan'ın müritleri) Suçlu yada suçsuz olması beni bağlamaz. Bu konuyla ilgilenmiyorum. Zira ilgilensem bile ne bana, ne devlete ne de tüyü bitmemiş yetimlere bir yararım dokunamayacak. Zaten suçlu olsa bile halledilir bir şekilde (bknz: silinen 30 metrelik fren izleri, verilen taşşak kanseri raporları, yaş büyütülüp idam edilen Erdal...). Polise mukavemet denen şey sağcılara işlemiyor.

Ancak geçen gün yanılmıyorsam İzmir'de, solcu bir kaç eleman, sol görüşlü bir dergi dağıtmak isterken polis tarafından çeviriliyorlar. Kimlikler soruluyor, gösteriliyor. Polis "merkeze gelmeniz lazım" diyor. Elemanlar "neden?" diye soruyorlar, "geleceksiniz" diyor polis. Ve adamlar sebepsizce merkeze (götürürler merkeze, siktirirler herkese) gitmek istemedikleri için polisle arbede yaşanıyor. Ve şu an o insanlar 10 yılla yargılanacaklar...

Ve Çağlayan'da Avrupanın en büyük adalet sarayı yükseliyor! Her odasına ayrı ayrı sıçmak istiyorum şahsen sdmıofsd

* Ve tek suçları amerikan emperyalizmine karşı koymak olan üniversite öğrencileri hala içerideler. Ve hala davaları devam ediyor (30. yıl marşı yapak mı lan? sadmıofasd) Ve onların salınmasını isteyenler de içeri atılıyorlar. Ve onları, o zamanlar katletmeye çalışan faşistler ellerini kollarını sallayarak dolanıyorlar hala. Sadece bir tanesi üşüdü ama.

* Bence şu bahsi geçen deprem olsun artık. Kitlesel temizliği ancak doğa yapabilir. Doğa ile olan savaşımızda, biz doğanın anasını sikiyormuşuz gibi görünebilir, savaşı biz kazanıyormuşuz gibi görünebilir! Ancak ehr şekilde doğa kazanacaktır! Doğanın kaybedeceği bir şey yok, doğa bizim için var ve biz onu katletmeye devam ettikçe, o bizi daha derin darbelerle katledecektir. Kitlesel temizlik. Tadından yenmez görünüyor.

POSTED BY (Süper)Cem
DISCUSSION 3 Comments

3 Responses to : Bir Bacakta Yapıştırılmış Küba Purosudur Bence...

  1. Darkohl says:

    Erkek adamlar için de "Aşk"ın grisi var hanuna dlsjda :D

  2. biz en azından yazılanı okuyoruz, bazıları gibi telde 234 dakka konuşup pembe kapaklı kitaplara konu olmuyoruz. (layt erkek mode: enable):P

    Dikkat ettiniz mi Tarihte büyük depremler hep büyük şehirlerin dibinde olmuştur. (çekim gücü)

    istanbulda bir deprem olucaksa bu bir şekilde atlatılır.

    mühim olan yağmacı ve kanı bozukları atlatmak.
    ki bunun için alınabilcek bir önlem henüz yok.

    kitap konusu güzel ama beni tatmin etmiyor.

    değil kadınlar erkeklerde topyekün kitap okusa yine yetmez.
    roman hikaye iyide insan birazcıkta okurken kendini geliştirmeli. iki gün sonra unutacağımız ahmet altan kitapları beni pek sarmıyor açıkcası.

    yani bakarsan otobüslerde bile bir hayal dünyasındayız kimsenin kafası otobüste değil ıkı gün sonra unutacağı kitabın başrol karakterinde.

  3. CEVAP VERME ULEEYN!

National Geographic POD