Say No to Fur!

Say No to Fur!
Fur is for animals.

İç-me suyu

"Ülkemizde içme ve kullanma suyu; insanların günlük faaliyetlerinde içme, yıkanma, temizlik ve bu gibi ihtiyaçları için kullandıkları, muhtevasında bulunması gereken özellikleri TS 266 ile belirlenmiş olan sulardır. İçme suyunda hastalık yapıcı hiçbir mikroorganizma bulunmamalı; klorür, sülfat, çinko, nitrit, kurşun gibi kimyasal maddeler belirlenen miktardan fazla olmamalı; renk, bulanıklılık, pH istenen özelliklerde olmalıdır." (kaynak iski.gov.tr)


Peki İçme suyu nasıl arıtılır?

Önce yağmur yağar sonra topraktan süzülür, derelerden geçer. Bu derelerde manda vardır, inek vardır, yaban hayvanı vardır. Bazı kendini bilmez keneli maceracı şahıslar vardır. Bu saydıklarım nihayetinde canlıdır tuvaletleri gelir. Sıçarlar işerler.. hıhımm neyse konumuz bu değil. Ardından bu dereler baraja kavuşur ve sonra...

"Su kaynaklarından arıtma tesislerine gelen su, önce havalandırma havuzlarından geçer. Burada suyun içindeki istenmeyen tat ve koku uçurulur, oksijen konsantrasyonu arttırılır. Daha sonra suya koagülant denen pıhtılaştırıcı kimyasallar eklenir. Bu maddeler sayesinde sudaki kirleticiler yığınlar oluşturarak dibe çöker.
Suda kalan virüs gibi daha küçük kirleticiler hızlı kum filtrelerinde giderilir. Bu işlemlerden sonra klorlama yapılır ve su şebekeyle dağıtılır." (kaynak yine iski)

Tonlarca eziyet ve çetrefilli yollardan geçen su çeşmeyi açtığımızda genellikle şebekenin kötü olmasından dolayı berrak akmasada! İSKİ suyu berrak ve standartlara uygun verdiğini, şu testleri yaparak belgelemektedir.

1. Kaliform Bakteriler:
2. Sıcaklık:
3. pH:
4. Renk:
5. Bulanıklık:
6. İletkenlik:
7. Klorür:
8. Serbest Klor:
9. Kalsiyum:
10. Magnezyum:
.....
35. Antimon:
36. Selenyum:
37. Pestisitler:
38. Dezenfeksiyon yan ürünleri:

Arada .... olan kısmı İski'nin sitesinden bulabilirsiniz. ben yazarken sıkıldım.

Görüldüğü üzere yapılan testler ve arıtma işlemleriyle su evimize geldiğinde içilecek kıvamda oluyor. Ama nedense biz yine bir arıtma sistemi koyarak suyu içilebilir kılıyoruz. Masrafı seven insanlarız!

Bunların dışında çeşmeye bardağı dayayıp su içen kaç kişi var ?

yada düzeltiyorum çeşmeye bardağı dayayıp su içen ve bunların arasında aklından zoru olmayan kaç kişi var?

Tabi malümunuz herşeyin bir bedeli var. Temizlenen ve arıtılan suyunda. Bundan dolayı Biz bulaşık ve çamaşır yıkamanın dışında birde tuvalette bir yerlerimizi yıkamakta kullandığımız suyu, içmek için kullanamazken, İçilebilir hale gelmesi için yapılan maliyeti cebimizden ödemekteyiz. Yalan olduğunu söyleyen var mı?

Bakınız bir ara Malatya'da Belediye başkanı'nın karısı dahil millet sudan zehirlendi. İzmirde barajlarda siyanur oranın yüksek olması sadece su fiyatlarını düşürdü. Ankara'da durum kızılırmak olayıyla gündeme geldi. İstanbul'da melen çayına fabrikaların atıklarını boşalttığı anlaşıldı.

Bunun gibi daha bir çok fasa fiso olay gündeme geldi ve gelecektir.

Kısaca parayı veriyoruz, suyumuzu alıyoruz. Bana sorarsanız içilmesi için bir çok işlevden geçtiği halde hala içemediğimiz suya bu parayı vererek kazıklanıyoruz. Hoş İstanbul'lu olarak kazığın alasına alışmış bir milletiz. Osmanlı'da yağlı kazıklar meşhurdu. Bunlar sınırları zorlayıp kuru kuru veriyorlar. (ıslak olanı ayrı para). Bu İSKİ'nin S si yani Su.

Ha birde bu suyu kullanınca kurtulduğunu sanma sakın. Bu kirli suyun birde denize dökülmesi var. Canım belediyemiz bu işide üstlenmiş bulunmakta oda İSKİ nin K si yani kanalizasyonu oluyor. Onunda vergisi alınıyor. İstediğin kadar sıç aynı para kardeşim. Belediye bu paraları alıyor niye senin benim bokumu arıtıyor ondan.
Diyeceksin ki denizde kol gibi şeyler görüyorum. Sus onları karıştırma! 60 km plaj yaptı belediye. Temiz olmasa yapar mı?

Birde yüzen prezarvetifler var ki gerçekten düşündürüçü. Yani sizi bilemem ama ben derin düşüncelere dalıyorum. Millette ne malafat var diye. uzayıp gidiyor denizin derinliklerine doğru, boy veriyor sanki Şerefsiz.

Ne sevişken bir toplumuz arkadaş. Ben Beykozda okudum en çok oranın sahilinde saydığımı bilirim. İskele önünde balık tutuyorum! ve suda 14 tane başka balık. Çok talihsizim azizim çok. Hep bana denk gelir böyle şeyler. Zavallı hangi ateşli gecenin kurbanısın der kurtarıp atarım oltanın iğnesinden. Bazı kendini bilmezler var ki okuyunca yüzleri kızarıyordur şimdi, Prezarvatifi düğümleyip atıyor denize. Onları kınıyorum. Birde spermlerinizle uğraşmayalım. Pisikopat ruhlu insanlar.

Bunları anlatıyorum neden kanalizasyon arıtılıyor ya ondan! Düğümüğü bile açılmıyor şerefsizin.
Nasıl arıtmaysa.

Ve kalkıp Kadir Top baş açıklama yapıyor Suya zam yapılmasının nedenlerini. Gelin okuyalım.


İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, ''İstanbul'un her noktasını denize girilir hale getirmek, İstanbul'un doğasını ve çevresini güzelleştirmek, çevre kirliliğinden kurtarmak istiyorsak, bir miktar daha İSKİ'nin zam yapması gerekiyor'' dedi

Yani 14 değilde 5-6 tane prezarvatif göreceğiz artık.

Beni asıl düşündüren bu parklara dikilmeyip bir yerden? getirilen çimenlerin ve çiçeklerin sulanma şekilleri. Zaten bu yazıyıda onun için sizlerle paylaşıyorum.

İki tür sulama var. Biri bildiğiniz Fıskıye tarzında olanlar.



Diğeri damlama yöntemi.


Ankara gibi suyun az olduğu yerlerde kamyonla taşıyıp suluyorlar yeşil alanları, suyun kuyulardan gelip gelmediğini tartışabiliriz.

Peki İstanbul'da fıskıye ile sulanan alanların su kaynağı nerden geliyor?

Fıskıye malum basınçlı bir tazik lazım.

Şu bizim içilecek hale gelmesi için dünya kadar para veridiğimiz, şebeke suyu olabilir mi?

Eğer öyleyse ki bence öyle, Belediye nekadar zengin azizim. Keza araştırdım 1 m2 alan için günde 1o Litre su gerekiyor. Hani şu tahlillerden testlerden geçen havalandırılan süzülen klorlanan ve evimize içilebilir olarak gelen içme suyu.

Peki Belediye bu suya para Ödüyor mu?

Bilemiyoruz.

Ama ben ödeyen kendim dahil bir kaç keriz tanıyorum.

Canım memleketim.

İyi uykular.

POSTED BY Chopartypical
DISCUSSION 5 Comments

5 Responses to : İç-me suyu

  1. ulan memlekette o kadar çok boktan şey var ki; nereye atsan elinde kalıyor. neyi yazıcan, neyi eleştircen, neye karşı koyacaksın ve bir duruş sergileyeceksin, kiminle ve nasıl yapacaksın. her tarafımızı bilinmemezlik denklemleri çözüyor!

    devlet bir yandan, tekel haline dönüşmüş koca holdingler bi yandan, halk bi yandan. düdükleyen düdükleyene.

    50 bin lira borç versenize bana?

  2. naapcan kaçıcakmısın ? :)

  3. Darkohl says:

    kocaya kaçcak :p

    O değil de eve varınca yazına uygun olarak bir fotoğraf ekleyeyim izninle. Arıtılmış çeşitli sular bizzat çektim. -bulabilirsem- Anamla babamı kandırmaya çalışan Rainbow satıcılarının evdeki kaynamış, arıtılmış ve çeşme suyundan alınan örneklerini kapsıyor.

    Ayrıca dün niye aramadın lan beni görmedin mi cevapsızımı kalleş özkoş.

  4. hehe dün ben seni aradım eve gelince telin meşguldü sonra cemi aradım onunkide mesguldü heee dedim sevenler kavuşmuş :)

  5. Bu arada siz İSKİ' ye su parası ödemezseniz suyunuz kesilir. bu avrupa insan hakları mahkemesine göre suçtur. insanların temel ihtiyaçlarını kısıtlayamaz engelleyemezsiniz. bizde yok öyle birşey.
    bazen düşünüyorum sanatsal ruh taşıyan bir adamın lale bahçesinde sulanan lalelere bakışını.

    birde sanatsal ruhunu paraya satıp su parasını ödemeyi düşünen Birinin o laleye bakışını.

    birde devletin lale ile parasız o adama bakış açısını...

National Geographic POD