Say No to Fur!

Say No to Fur!
Fur is for animals.

Freeganizm


Hani bir geri dönüşüm olayı vardır. Öyle bilgisayarında sildiğin öğeleri tutan zımbırtıdan bahsetmiyorum.

Harbici geri dönüşüm... Heytt...

Böyle bazı köşelerde Belediye; içine kağıtlar için ayrı, camlar için ayrı haznelerin olduğu kutular koyar da, biz içine ne bulursak atarız. Hatta buna piller için konulanları da dahil edebiliriz. Genelde biz daha çok onların içinde sigara izmariti söndürerek vatandaşlık görevimizi yapmanın gururu içinde günü tamamlarız.

Zaten bu sigara olayı ayrı bir konu. Sigarayı çok seven ama izmaritinden nefret eden bir milletiz. Tıpkı bitmiş bir elma şekerinin sapından nasıl kurtulacağını düşünen çocuklar gibi dalar gideriz, keyifin sonundaki izmarit şerefsizine bakıp.
Bazılarımız çok kolay kurtulur izmaritten, kapsülünü bırakan mekik gibi.
Bazılarımız vardır okulda yangın söndürme kumunu kültablası olarak kullanır.(sizin o kuma yaptığınızı ev kedisi yapmaz) .















(İspanya'da geri dönüşüm kutuları. Gayet temiz desene yeni koymuş belediye)


Birde komşunun evindeki saksıyı kullananlar vardır.
Velhasılı kelam herkes kendini biliyor.
Ve ilk kez askerde tanıştım izmaritten kaçan bu ahaliyle.
Mıntıka denilen bir olay var yerdeki çöpleri topluyoruz anlıyacağınız, tek sıra halinde. Sigara içen herkesi görebiliyorsunuz bir anda. İzmariti gören yolunu değiştiriyor. Yahu kaç gramlık şey bel fıtığı olmaktan mı korkarsın be adam diyesi geliyor insanın. Hem öyle bile olsa çağresi var. Bel fıtığı 05330564.. Ama hayır durum farklı, Bildiğiniz gibi değil. Sigarayla"bir kızıl goncaya benzer dudağın, açılmış tek gülüsün sen bu bağın" tarzında bir aşk'a son nokta konmuş ve bu aşktan peydah olmuş izmarit evlatlıktan red edilircesine atılmıştır. Geri almak olur mu ulan?

Emin olun sırf bundandır heryere izmarit sokuşturmalarımız.
Biz elimizdeki izmariti bile bir an evvel sokuşturacak bir delik ararken, geri dönüşüm için konulan bütün ekipmanların randımanlı olarak işlevini yerine getirmesi bir hayal. Keza cam - kağıt ayrıştırma olayını bir tek Suadiye ve Kalamış civarında düzgün yapılabildiğini gördüm. Orada vatandaş bilinçli azizim. (Hey gidi eski Istanbul'lular)









(Bak. Resim 24. Geri dönüşümcü ufaklık)


Hal böyle olunca bu Ülkenin geri dönüşüm olayı kimler sayesinde yürüyor diye soracak olursak, size şu beğenmediğimiz, dağ gibi el arabaları olan, çoğumuzun çingene dediği insanları örnek gösterebilirim. Aslında abartıyor diyeceksiniz ama, bence Ülkeye senden benden fazla katkıları var adamların. Bir kere misyonları tamamen Kapitalizm'e karşı. Kullanıyorsun, tüketiyorsun ama dönüştürüyorsun.

Geri dönüşüm Ülke için çok önemli. Tasarruftan bile. Çünkü birşeyi az yada çok sonuçta kullanıyorsunuz ve bu geri dönüşemiyorsa herkes için kayıptır.

Birezilya'da Sao Paolo eyaleti bir sanayi merkezi ve Güney Amerika'nın en büyük nüfusuna sahip kenti. Burada çöp toplayan insanların kente katkısı büyük. Öyle ki bir kutu kolayı içip çöpe attığınız andan itibaren 30 gün içerisinde herhangi bir marketin reyonunda yeniden görmeniz mümkün. Dünyanın sayılı geri dönüşüm ağlarından birini kurmuş ve bu sistemi kusursuz işletiyorlar. Dünyanın diyorum çünkü, tetrapak denilen ve ayrıştırılamayan meyve suyu ve süt kutularını ayrıştırmak için yatırım yapmış ve bunu başarmışlar.















(Geri dönüşüme hazır sıkıştırılmış, kola kutucukları)

Dünya'ya gözlerimizi açmamız gerek. Olan ve biten herşeyi öğrenmek artık internet sayesinde pek mümkün. Bize düşen en büyük görev biliyorsak bildiklerimizi bilmeyenlere aktarmak.

















(Yaratıcılıkta sınır yok. Pet şişeden bozma bir avize. Bakınız Geriye dönmeden dönüşme.)


















(Buda benim şaheserim. 2,5 litrelik kola şişesiyle mükemmel ses teknolojisine kulak verin.)

Bugün Dünya geri dönüşüme bukadar yatırım yaptığı halde market poşetlerini maliyetinden dolayı yeniden kazandıramıyor. Hani şu sebzeleri ayrı, ekmeyi ayrı, yeşilliği ayrı koyduğumuz, hatta on onbeş tane fazladan alıp babama lazım olur dediğimiz market poşetleri. Hepsi çöp onların. Sizin mezarda kemiğiniz çürüyecek, Belediye mezarınızın üzerine bir mezar daha yapıp satacak sonra o mezar da yıkılacak, yine satacak ama sizin marketten aldığınız fazla poşetler hala orada burada uçuşup doğayı kirletecek.

Avustralya'da bir furya başlamış ve Avrupa'da da yankıları sürüyor.

Freeganizm.

Nedir freeganizm? Adından da anlaşılacağı gibi free yani serbest takılıyorsunuz.

Çöplerden yemek arıyorsunuz. Çalışmıyor ve vaktinizi sadece kendinize ve etrafınızdaki insanların mutluluğuna harcıyorsunuz.

Tamam çöplerden yemek aramak biraz tabu kabul ediyorum. Ama denemeye değer.
Hayır bu gidişle işsiz kalcaz zaten sonumuz freeganist olcak piyanist makinist vb. oda kabulum ama yok.

Şaka bir yana insanlara ihtiyacından fazlasını tüketmemesini, satın almamasını kısacası kapitalist yapının olmazsa olmazı yani tüketimi hedef almışlar.

Bence de iyi yapmışlar.
Ayrıca çöplerden beslenme olayında bir mesaj var. Sizin çöpünüzden insanlar doyabiliyor. O kadar israfcısınız adi köpekler.

Lakin öyle böyle çöp değil. Bizim çöplerden pirzola çıkmaz bunlardan jelatini ile çıkıyor. Fakir Ülke daha tutumlu tabi. Biz sofrada bile göremiyoruz.

Uzun lafın kısası sevgili okuyucu Freganizm , Freecycle Sitelerinden ne nedir takip edebilirsin.

Benim bu konuda anlatacaklarım bukadar. Sizlerinde fikir ve birikimlerinizle, yanımıza aldığımız kumaş poşetlerimizle, daha çevreci, daha geri dönüşümlü bir Dünya'ya Yelken açacağımız (rüzgar enerjisi dikkat) günler payidar olacaktır.

POSTED BY Chopartypical
DISCUSSION 2 Comments

2 Responses to : Freeganizm

  1. Sevgili Özkoş bey, yazınızı takdirle okudum ve pek beğendim. Bizim evde kullanmadığımız donlarımız var, eğer ilerde bir gün freeganist falan olursanız bunları da değerlendirmek ister misiniz? :P

    Şaka bir yana, çok şükela bir noktaya parmak basmışsın bro! Geri dönüşüm bie ülkenin kalkınması için en büyük etkenlerden bir tanesi. Çünkü geri dönüşümü sağlayabilen, bunu kusursuzca yürütebilen bir halk, gerçekten "bilinçlenmiş" demektir.

    Geçenlerde internette haberleri karıştırırken gördüm. Belediye yine böyle bir çöp ayrıştırma kutularından koymuş. İnsanlar ayrıştırarak atmışlar çöplerini (habere göre böyle tabi, ben bu ayrıştırmanın tam olarak %100 ü bulacağından şüpheliyim) ama belediyenin çöp toplama ekipleri gelip, ne var ne yok hepsini bildiğimiz çöp kamyonuna atıp, üstüne bir güzel sıkıştırmışlar. Yani bu çok büyük bir çelişki! Belediye vatandaşı dürtüyor, 3 tane ayrı çöp konteynırı koyuyor, vatandaş uyuyor, hepsini ayırıp atıyor ama belediye yine gelip "siktiredin ayrışmayı, bizi kimse bölemez!" diyerek ayrıştırılarak atılan atıkları alıp, birleştirerek çöp kamyonuna atıyor. Bu nasıl bir çelişki?

    Freeganist olabileceğimi sanmıyorum. Tek başıma geri dönüşüm yapsam yine belediye çöpçülerinin kurbanı olacağım. Bence biz yine genlerimizi aldıralım, belki o zaman çözülür :p

    Ayrıca ekliyim dedim. Bizim şirket yazıcı tamir firması olduğundan, günde yüzlerce ve hatta bazen binlerce kağıt ziyan oluyor yazıcıları test ederken. Benim diretmemle insanlar kağıtların çift yüzünü kullanmaya başladılar. Kullanılan kağıtlar çöpe atılıyordu. Belediyeyi aradım, çöp atık kağıt kutusu istediğimi söyledim. Bu işi yapan taşeron firmanın numarasını verdiler. Aradım, kayıtları aldılar, geleceğiz dediler, gelmediler. Aradan iki hafta geçtikten sonra yine aradım, yine kayıt ettirdim, yine gelmediler. Yani dostlar; bu işten para yiyen ibnelerin bile umrunda değil bu iş. Kağıtlarımız çöplere gidiyor ama en azından onları toplayacak çingenelerimiz var... Hani şu beğenmediklerimiz ve gördüğümüzde yolumuzu değiştirdiklerimiz*

  2. Darkohl says:

    Geri dönüşümün en mükemmel örneklerini görebilme şansına sahip olduğum için kendimi ayrıcalıklı sayabilirim kendini beğenmiş bir edayla ve bu konu hakkında söylenip yazılabilecek çok şey var gerçekten.

    2 sene boyunca neredeyse her şeyin geri dönüşümünü sağlayabiliyorken, buraya dönüp kendi halinde bir şeyler çabalamak bazen yersiz kalıyor.

    Biriktirdiğim geri dönüştürülebilir plastikleri en son Tansaş'a götürdüğümde her zaman yerinde olan kutu yoktu ama ben daha öncesinde aynı şubenin müdürüyle "süt mevzusu" yüzünden haşır neşir olduğum için direk kendisiyle görüştüm ve elimdeki dolu poşeti avuçları içerisine yerleştiriverdim.

    Geri Dönüşümcü Çöpçülerden bir tanesin yakın takibe alıp kendisiyle bizzat muhabbete girmişliğim var hangi saatlerde geçtiğini biliyorum, dolayısıyla gazete kağıt vb. atıklar ayrı bir poşete konulup öğütücü çöp kamyonu geçmeden kendisine iletmiş oluyoruz.

    Ve ben kendimce olan bu çabadan dolayı haz duyuyorum.

    Darısı hepinizin başına. Üşenmeyin! Gerçekten bir gün işe yarayacaktır.

National Geographic POD