Say No to Fur!

Say No to Fur!
Fur is for animals.

Vazgeçilmezler...

Bilirsin okuyucu. Ne çok klişemiz, ne çok vazgeçilmezimiz var şu memlekette. Gecenin bu vakti aklıma geldiği kadarıyla işte... Vazgeçilmezlerimiz;

Yeni evlilere yapılan ev ziyaretlerinde götürülen Borcam...

Olmazsa olmaz bir şey bu sanırım. Geçenlerde yeni evlenen kuzenin evine gittik. Ablam borcam almış, götürdük verdik. Salondaki çekyatın altını kaldırdı, benzer modellerden oluşan yaklaşık yirmi adetten oluşan borcam kolleksiyonunun arasına koydu. Her gelen vermiş bir borcam. Biz de bu vazgeçilmez durumu atlayamadık, atlamak olmaz.

Pazar sabahlarının kahvaltısında yapılan Yalçın muhabbeti...

Bu "yeni başlayanlar için" pek garip gelebilir tabi. Bilirsiniz, biz her hafta halısaha maçı yaparız. Önceden bu maçlar cumartesi akşamlarıydı. Maçtan sonra bizim evde içer, film izler ve sızardık üç kişi bir yatakta... Ve ertesi sabah kahvaltısında (Kirli) Yalçın'ın kahvaltı sendromunu izlerdik. Yerken yediğine devamlı efekt veren bir stili var kendisinin. "Hımm.. Ohh.. Şundan biraz koyalım, hımm, ohh, biraz şuradan ısırayım, çayımdan bir yudum alayım, hüüppp, ohh, biraz kaymak süreyim..." Şeklinde bir dizi klişeleşmiş repliğimiz vardı ve biz her pazar dinlerdik bu replikleri. Şimdi Yalçın askerde ve biz uzun zamandır ablamla birlikte her pazar kahvaltısında Yalçın ve onun kahvaltı sendromunu anarız. Vazgeçilmezlerimiz arasına girdi. Çay yapmayı unutabiliriz belki ama Yalçın ve onun sinir bozucu sendromunu asla atlayamayız.

Metrobüs ve onun yaşattığı manik depresif psikoloji...

Çok uzun zaman olmadı ama vazgeçilmez anlar yaşatıyor bana metrobüs. Hatta şöyle klişe bir cümle kurup kendimi tatmin edeyim: "Gün geçmiyor ki metrobüs karşımıza yeni bir sürprizle çıkmasın..." Vazgeçilmezleri çok metroçükün. Ağzına kadar dolu gelip hiç durmadan giden metroçükler hayatımızın vazgeçilmez bir parçası değil mi a dostlar? Ya tekme tokat zorlayıp bir götlük yere üç kişi sığma çabası? Her sabah iple çektiğim bir an. O bir götlük yere sığmadan gidersem rahat edemiyorum, günüm iyi geçmiyor. Zira o bir götlük yere binemezsem işe geç kalıyorum, çünkü aksi bir mevzu söz konusu değil. Yani cümlenin gidişinden arada bir boş otobüs geldiğini düşünmesin kimse. Bir götlük yerde üç kişi dururken ter ve ağız kokusu koklamak... Olmazsa olmaz ve asla vazgeçemeyeceğimiz bir durum. Sürtünen çükleri saymıyorum. Onlarsız bir yaşam düşünemiyorum. İnsanın bazen tutunacak bir dala ihtiyacı oluyor...

Mahalle bakkalımızın oğlunun, bakkala giren ve alışverişini yaptıktan sonra çıkan her hatunun kıçına bakması...

Bu benim vazgeçilmezim değil elbette ama bizim bakkalın oğlu olan abi için vazgeçilmez bir mevzu. Hiç sektirmiyor. Yaşlı, genç, minik kıçlı, koca kıçlı, açık, türbanlı... Hiç farketmiyor. O kapıya yöneliş ve çıkış arasında geçen birkaç adımlık ve birkaç saniyelik süreçte direkt bir hedefe kitleniş... Aşağıdan yukarıya süzmek yok. Direkt olarak hedefe yönelmiş, bilinçli bir bakış açısıyla sonuca giden biz süzüş.. Tabiri caizse "nokta atışı"... Vazgeçilmez.

Kazanan takım ve kaybeden takım oyuncularının maç sonu demeçleri...

Oyuncu kazanan takımdansa "Rakibi iyi analiz etmiştik. Biz daha iyi oynadık ve kazanan taraf biz olduk. İnşallah ilerleyen haftalarda da devam eder"... Oyuncu kaybeden takımdansa "İyi oynadık ama girdiğimiz pozisyonları değerlendiremedik. Yani ne diyelim, yapacak bir şey yok. Hakemler hakkında konuşmak istemiyorum ama hakemde rakibe biraz tolerans gösterdi bence. Önümüzdeki maçlara bakıcaz artık." Birkaç nokta ve virgül eklemesi ve çıkartması yaparsak genel olarak replikler bunlar. Artık ezberlenmiş ve banttan olan bir kayıt gibi. Vazgeçilmez değilse daha nedir ki bu okuyucu?

Uykum geldi, gerisi versiyon style olur artıkın. Sevgiler okuyucu...

POSTED BY (Süper)Cem
DISCUSSION 4 Comments

4 Responses to : Vazgeçilmezler...

  1. borcam tesbiti süper kanka. hemde evlenmeden :)

  2. Sinemis says:

    süper ya cem :)
    harbıden borcam olayı harika :))

  3. Pelor says:

    borcamlardan oluşan çeyizim var

    fakat Yalçın inanılmaz bir mahlukat olmuş geçen ziyaretine gidince gözlerimle gördüm. kalktığımız sandalyeleri düzeltti lan adam :s lol

    metrobüs maceralarını çok seviyorum ben, aynı kafadaki amcalarla filan arkadaş oluyorsun ehu

    göt süzme mevzusunu bu sabah aktardım diyecek şeylerim hiç bitmiyor zaten

    zaten hayat hep "önümüzdeki maçlara bakıcaz"

  4. Pelor says:

    bir kere daha zaten demek istedim

Bu gadget'ta bir hata oluştu