Say No to Fur!

Say No to Fur!
Fur is for animals.

Öğütücü...

"Tüketicisin sen!" diye bağırdım olanca gücümle! Sesini çıkartmadı... "Hayır, hayır! Tamamiyle öğütücüsün sen aslında! Dışarıdan bakıldığı zaman insanlar senin çok önemli ve işe yarar olduğunu düşünüyorlar ama olayın derinliklerine baktığımda gördüğüm savurganlık beni dehşete düşürüyor! Gerçekten bu nasıl bir öğütme mekanizmasıdır, bu nasıl bir merdanedir?!" diye döktüm içimi...

Yine sessizdi...

Cevap vermekten kaçar bir hali yoktu; zira o da biliyordu hayatın neresinde olduğunu. Ona yüklenen misyonları ve yitirdiklerini; yok edip, yeniden var ettiklerini...

"Kaç insanı daha böyle oyalayacaksın? Kaç milyon kilometre daha sürecek bu kaotik oyun? Bu kısır döngüyü daha ne kadar sürdürebilirsin? Bıkmadın mı bu işten? Bıkmadın mı bu kendini yiyen yılandan! Bıkmadın mı bu öğütücü sistemin en büyük dişlisi olmaktan!..."

Büyük bir hırıltıyla çalıştı IKARUS... Kaderine boyun eğmiş bir halde devam etti yoluna. Bir duraktan bir yandan ön kapıdan yolcu alırken, diğer yandan arka kapıdan boşaltıyordu...

Hiç bitmeyecek bir öğütüm sistemiydi o. Dışarıdan bakıldığında bir otobüs; içeriden, şöför koltuğundan bir merdane, bir dehşet hissiyatı...

İniyorlar ve biniyorlar ve yine aynı...

Hiç bitmeyecek...

POSTED BY (Süper)Cem
DISCUSSION 1 Comment

One Response to : Öğütücü...

  1. Aydınlığa doğru yükseldikçe yükselir İkarus...
    Ta ki güneş, kanatlarını tutan balmumunu eritene kadar...
    O zaman, yanık kanatlarla Ege'nin sularına düşüp kaybolur.
    Azat olmanın, tırmanmanın, aydınlığa uçmanın karşı konulmaz çağrısı, ona pahalıya mal olmuştur.
    İkarus'; orada kanatlarının yanacağını fark etse de ışığa uçmaktan vazgeçmedi.

    bizde binmekten vazgeçmiyeceğiz ikarus.

Bu gadget'ta bir hata oluştu