Say No to Fur!

Say No to Fur!
Fur is for animals.

Güzel Atlar Ülkesinde Çirkin özkan



Efendim Yolumun kısa bir süre önce iş münasebetlerinden ötürü Nevşehir'e düşeceğini sizlere bahsetmiştim. Hal böyle olunca oraları gezmeyi, gezerken öğrenmeyi ve öğrendiklerimi siz değerli bloger camiamızla paylaşarak bir sinerji oluşturmayı kendime vazife bilmek gibi gereksiz bir uğraşın içine girdim. Ve bu büyük uğraşın ufak sonuçlarını sizlere bölümler halinde sunarak tamanına erdirme gayretindeyim.

Yaşasın Hastalıklı Dünya!

Şimdi;

Anadoluya uzanan Garip güzargah, Garip insan...

Yolculuğum sisli bir İstanbul sabahında, Sabiha Gökçen Havaalanından Kayseri'ye kadar uzanan kolay lokma bir güzargahla başladı.

07:00'deki Uçakla randevum, İstanbulun göbeğinde oturuyor olmamdan dolayı 04:25 gibi başladı. Taksiyle Kozyatağındaki nacizane Havaş servisine varma nedenim Havaalanına doğru düzgün başka bir ulaşımın olmayışı. Havaşa nacizane dememin nedeni ise Kozyatağından Havaalanına evet ama Havaalanından Kozyatağına yaptığı ulaşımın tamamen bir rezalet oluşudur. Bu konuda yazdıklarımı bir havaş yetkilisi okuyorsa onlara ilk sözüm topunuza kafam girsin olacaktır. İkincisi ise bazı personeline beyin nakli yapması gerektiği olacak. İnsanları salak yerine koyup şu saatte kalkıyoruz derken, etraftaki tüm otobüsler gittikten sonra pardon ya aslında bu saatmiş diyen bir personel ancak beyin nakli ile hayata tekrardan tutunabilir. Keza bu saçmalıklarını ağızlarına bir tokat gibi yapıştıran benim gibi insanlara yaptıkları ikinci açıklama ise "Biz inen her yolcuya 40 dakika opsiyon tanıyoruz, yani her yolcuyu 40 dakika bekletebiliriz". Bak Bak Bak. At misali mercedesi alan güzel İett şöförüm Üsküdarı geçtikten sonraki yaptıkları açıklamaya bak. Güzel Ülkemin garip insanları.

Neyse efendim sonucunda biz diğer seçeneği yani Kozyatağı Havaalanı güzargahını kullandığımızdan böyle bir olay olmadı. Saat 05:00 deki servisle 05:30 gibi havaalanında oldum. Malum 1 saat kuralına bağlı olduğumdan hep 1 saat önce havaalanında olmayı alışkınlık edindim. Zaten servisler saat başı ve başka bir seçeneğimde yoktu.

06:00 da kontuar açıldı efendim. Birde böyle yazılar var havaalanında "kontuar açık" ekranda yanıp söner. Sende kendini uzay yolundaki atılgana bineceğim zannedersin öyle bir hava vardır. Heyecan yaparsın. Ben ne olduğunu bilmezdim ve bilmediğim halde bir çok uçağa aldılar beni. Demek ki önemli birşey değilmiş.

- Fehmi kontuar açıkmış olm.

- Ne diyon abi?

- Ekrana bak olm bizim uçak değil mi bu?

- 07:00 HQ162 evet abi.

- Eee kontuar açık diyor ne ki bu.

- Acaba kapısımı açıldı abi.

- Bilmem kaçırmayalım uçağı ?

- 1 Saat var lan daha.

- Sen söyle lan o zaman nedir bu kontuar?

- Kapıya gidelim...

Bunun gibi ne çok hikayeler dönmüştür aslında Havaalanının geniş avlusunda.

İzlemek ve iyi tesbitler çıkarmak için güzel bir mekan ama şimdi benim keyfim yerinde kulağımda kulaklıklar müzik dinleyeceğim. Dediğim gibi yolculuğum kolay lokma bir güzargahla başladı. Uçakla Kayseri. Hemde biletim cam kenarı.

Kayseri havaalanına pürüzsüz bir inişin ardından, bagaj bandına ilk sıralarda gelen takım çantam burada da işlerin iyi gideceğinin sinyallerini veriyor gibiydi.

Taaa ki Kayseri Havaalanından Kayseri Otogarına otobüs, servis vs mahlukatın olmadığını öğrendiğim ana kadar.

Baktım olacak gibi değil malum Ürgüp, Göreme turistlik mekan. Havaalanından otellerin özel servisleri var. Arkadaşlar ellerinde isim listesiyle bekliyorlar.

Sokuldum.

Dedim.

- O listedeki isimlerden biri olmak bana kaça malolur.

- Hayırdır abi nereye gideceksin?

- Nevşehir.

- Abi biz Ürgüp'e gideceğiz istersen oraya kadar götüreyim.

- Ne kadar alırsın benden?

- 20 lira versen yeter.

- Peki oradan sonra nekadar yolum var Nevşehir'e?

- 15 - 20 dakka sürer arabayla. Servis var şehrin içinden sürekli biner gidersin.

Bu yaklaşım hiç hoşuma gitmemişti. Hem bir kuşku sarmıştı içimi hemde konuştuğum adam Kayseri'li idi.

Vazgeçtim.

En iyi yol bildiğin yoldur diyerek yoluma devam ettim taa ki aslında bildiğim bir yol olmadığını anlayıp güvenliğe soruncaya kadar.

Otobüsün kalktığı yeri öğrendim. Nizamiyenin karşısındaymış. Askeri Havaalanlarından nefret ediyorum. Anlamsız bir disiplin oluyor.

Durakta otobüse binerken paranın geçmediğini öğrendim. Kayseriye yolunuz düşerse biletinizi alın yoksa yolda gereksiz bir sıkıntı çöküyor üzerinize, ara duraktaki büfeden bilet alırken otobüs sizi beklemeyip herşeyinizin bulunduğu bavulunuzla gidecek diye.

Şöförde Kayseri'li olduğundan mıdır bilinmez, inatla beni indirmeyip son durağa kadar götürdü.

Özkan: Bayım ben Nevşehire gideceğim. Korkarım ki bu isteği ancak Kayseri otogarına giderek gerçekleştirebilirmişim. Sizce nerede inmeliyim?

Şöför: Korkarım bu amelin muvaffak olması için ilk önce bilet atmalısınız bayım.

Tabiki böyle bir konuşma geçmedi aramızda canım. Bizler Muzaffer insanlarız.

Özkan: Abi neden son durağa kadar geleyim yolda insem taksiye binsem olmaz mı?

Şöför: Gardaş ne gerek var. Taksiye binsen 15 dakka otobüse binsen 20 dakka. Gerek yok o kadar para vermeye Gadasını aldığım.

Özkan: Abi bizim para derdimiz yok Şükür. Şirketimiz müşteriden tahsil ediyor çok pahalı tutmayacaksa.

Şöför: Peyy ordan otogara çok yazar, fazla yol var.

Özkan: Nekadar yazar.

Şöför: 30 lira kadar.

Özkan: Eee çok değilmiş ineyim ben o zaman.

Şöför: Gardaş o ordandı burdan çok daha uzak artık.

Özkan: Anlıyorum. Buradan ne kadar yazar diye sormayacağım.

Şöför: Anlamadım gardaş ne buyurdun.

Özkan: Efendim? Yok size demedim.

Dediğini yaptı. Son duraktan bir başka otobüse binip takriben 45 dakkalık bir yolculuktan sonra Kayseri otogarına varabildim.

Normalde saat başı Nevşehir'e otobüs varken, benim şansıma o gün otobüsün camı kırılır ve 2 saatte bir kalkmaya başlar. Biliyorum ancak benim gibi bedevilerin başına geleceğini düşünüyorsunuz böyle bir olayın, ama ben yinede anlatayım, belki sıradaki siz olabilirsiniz.

Yolculuk kısa 1 saatlik mesafede kolonya, kahve servisi Avanos, Çavuşin, Göreme, Uçhisar aha birtane baca gördüm filan derken Nevşehire geliyorsunuz. Sonrası ise sizin gezi güzargahınıza göre. Benim için şimdi iş ve mesai zamanı, en azından akşama kadar.

Nevşehire gitmenin bir başka yoluda Nevşehire direkt uçakla gitmek. Fakat saat problem olabilir. Ayrıca uçak Nevşehirin yanına inmiyor yine bir mesafe söz konusu. Bu güzargahla ilgili bir tecrübem olmadığından tecrübe edinen arkadaşlar yorum yazarlar ise seviniriz.

Bir sonraki bölümde Güzel Atlar Ülkesinin derinliklerine doğru buluşuncaya dek hoşçakalın.

POSTED BY Chopartypical
DISCUSSION 4 Comments

4 Responses to : Güzel Atlar Ülkesinde Çirkin özkan

  1. Olm o otobüs şöförü tam krizmiş lan sdmıofımsd Bi de harbiden nedir bu adamların bu "gadasını aldığım" lafına bağlılıkları mdsıfs

  2. ahaah krız kı hıc sorma onun yuzunden ne cok vakıt kaybettım
    ayrıca sadece o soze degıl bır cok seye baglılar :)

  3. * duygu * says:

    merak ediyorum bazen şu kayserililere nasıl hala bu denli sabırlı olabiliyosun diye ?

  4. Pelin says:

    normal özkoş bu ondan her şey beklenir

Bu gadget'ta bir hata oluştu