Say No to Fur!

Say No to Fur!
Fur is for animals.

Uyurken Elimi Sen Tutar mısın?

Efendim selamlar! Nasılsın lan?! İyi görmedim seni. Grip korkusu mu saldı yoksa seni de? Yoksa sen bile maske mi taktın, Zorro mu oldun? Neyse.

Çok yorucu günler bu günler efendim. Bariz bir şekilde kasıldım resmen. Mübarek Kurban bayramı vesilesi ile yaşamış olduğumuz müstesna tatilin etkisinden midir yoksa harbiden götümüzden terler aka aka çalıştığımızdan mıdır, bilmiyorum, bu hafta çok yoruldum. Alt katta kuzenimin bir türlü osuramayan bebeğinin ağlaması yüzünden uykusuz geceler geçirmekteyim, bunun da etkisi vardır muhtemelen. Aslında direkt olarak bebeğe bir lafım yok. Osuramıyor. Çok normal. Çünkü o şu an gerçek bir insan. Gerçek bir mücevher. Gerçekten yontulmamış, dalında bir yaprak. Muazzam bir kişilik. Bir melek. Öyle bir şey o şu anda. İnsan üstü. O yüzden osuramıyor. Bilmiyor henüz osurmayı. Ve biz kocaman osurabilen insanlar, osuruğunu kontrol edebilen insanlar olarak çocuğun osurmasını "gaz çıkarmak" olarak kibarlaştırıyoruz. Aslında hepimiz tuvalete girdiğimizde çatır çatır sıçıyor ve çatır çatır osuruyoruz. Ama o daha çocuk. Daha bilmiyor. Biraz büyüsün, o da öğrenmeye başlayacak her şeyi. Her pisliği. Her ayrıntıyı. Osurabilecek ve bunu kontrol edebilecek. Geğirecek. Geğirerek konuşabilecek (Bunu yapmaya bayılırdık) Otuzbir çekecek ve kızların götüne bakacak. Şu an sadece annesinin memesine bakabiliyor. Bebekler küçüklükten eğitiliyor. Meme verip başlıyoruz onları sayko yapmaya. Osurabilsin diye sırtına vuruyoruz. Daha rahat sıçsın diye götüne bez bağlıyoruz. Bebeklerimizi biz hastalaştırıyoruz. Biz çıkarıyoruz bu dünyanın çivisini ve sonra yanlı Tv kanallarında taş atan çocuklara bakıp; "dünya nereye gidiyor, dünyanın çivisi çıkmış" diyoruz, üzülüyoruz.

Neyse işte. Anlatacaklarım bunlar değildi amk. Yorgunum diyordum ve bunu bebeğin osuramadığı için ağlamasına bağlamıyorum. Bebeklerin ağlaması kadar normal bir durum yok benim için. Konuşamıyor çünkü. Benim de konuşma özgürlüğüm elimden alınsa ağlardım sadece. Çok sinir bozucu bir durum. Bebeğin ağlamasından ziyade, bebeği susturmaya çalışan tipler beni daha çok rahatsız ediyor. Bebek seven tiplerle alakalı rahatsızlıklarım var.

Bebek seven insanlara bir önerim var. Bir ayna karşısına geçip, kucağında sevimli sevimli uyuyan bir bebek varmışta onu seviyormuşçasına, aynaya bakıp o ritüelleri tekrarlasınlar. Tekrarlasınlar ve ne kadar saçma göründüklerinin farkına varsınlar artık. Bir bebeği olmadık surat ifadeleri ve normal bir insanın çıkartamayacağı sesler çıkartarak susturamazsınız. Bu hiç olası değil. Ve bunun akabinde acaip komik görünüyorsunuz lan! Eğer gerçekten bir fotoğrafçı olsaydım -sapık bir fotoğrafçı olurdum ben- hayallerimden birisi bebek seven insanların fotoğraflarını çekmekti. Acaip saçma görünüyorsunuz abi. Çevreye verdiğiniz rahatsızlık inanılmaz boyutlarda. İsmail YeKe dinlemeyi tercih ederim adeta!

Geçen gün otobüste, yine böyle sikko ve yorgun geçen bir gün sonunda, neredeyse "yok mu beni siken" diye bağırmanın son raddesindeyken otobüste bir bebek ağlamaya başladı. Kulaklığım nedeniyle sadece uzaktan gelen ağlama sesini duyabiliyordum ama bir anda annesi ve muhtemelen annanesi olan şahıslar bebeği susturabilmek için sağlıklı bir insanın çıkartmaması gereken sesler çıkartarak bebeği susturmaya çalıştılar. Öyle bir kendilerinden geçtiler ki bebeğin sesini bastırdılar. Otobüste bu iki acaip insanın sesinden başka ses duyulmaz hale geldi. Yılların böğürgeni IKARUS'un motor sesi bile duyulmaz oldu. Kulağımdaki BOLT THROWER böğürtüsünü bile bastırdılar. "ABLA Bİ SUSUN AMINA KOYİM, BIRAKIN AĞLASIN!" diyesim geldi geldi, sustum, bastırdım...

Bırakın, ağlasın bebekler. Bebek bu. Ağlar amına koyim!

Neyse. Yorgunum işte. Uyuyamıyorum.

Uyuyamamamla bağlantısız olarak değinmek istediğim bir diğer saçmalıkta bu UGG botları. Abi çok saçma lan? Hayatımda gördüğüm en çirkin ayakkabı. Ve herkesin ayağında var. Trend ve moda uğruna bir insan kendine neden böyle bir şey yapar? Neden böyle bu işler? İNSANLIK NEREYE GİDİYOR AMINA KOYİM!

Neyse.

Kırmızı ışıklarda rahatsız ediliyorum. Evet. İnsanlar beni rahatsız ediyor. Gerçi insanların beni rahatsız ettikleri yegane yer burası değil tabi ama burada bile rahatsız ediyorlar beni. Genellikle yayaları ilgilendiren ışıklarda bulunan adam duruyorsa ve üzerindeki ışık kırmızı ise ben geçmem. Dururum. Normalde olması gereken bu tabi ama biz genel olarak anormalliği aşmış, delilik çizgisinde gezinen bir toplumuz tabi. Otobandan bile koşarak geçiyoruz amk. Neyse. Ben geçmiyorum ve yanımdan fütursuzca bana çarpa çarpa geçiyor insanlar... Arada bir bazıları şaşırıyor. Yol boş, herkes geçiyor ama bir kişi geçmiyor (benim o, ben), şaşkınlığını gizleyemeyerek dönüyor ve "mal mısın amk?" diyorlar bana bakışlarıyla... Bunu görüyor ve "bekleyip kıçına bakmak istedim" diyen bir bakış atıyorum onlara. Hep aynı şeyler.

Her gün ve her seferinde, hiç utanmadan, "allah baba kaç günah yazar acaba" diye bile düşünmeden, metrobüs duraklarında her akbil basışımda dudaklarımı oynatarak ve sesimi çıkartarak "OROSPU ÇOCUKLARI" diyorum. Her seferinde ama. Hiç aksatmıyorum.

Sevgiler efendim. Edepsizce yazdık, sevgiyle kapattık.

POSTED BY (Süper)Cem
DISCUSSION 6 Comments

6 Responses to : Uyurken Elimi Sen Tutar mısın?

  1. Darkohl says:

    isyan dolu, aslında bir o kadar da içlenmiş, ama içindekileri tam olarak dışa vuramamış.

  2. UGG botları konusunda hemfikirim ! hiç bir estetiği yok ne diye her yurdum kızının ayağındadır çözebilmiş değilim..zaten o dar paça pantlonları botun içine sokma modasını başlatanları bir yakalasam..herkes seyis gibi geziyor o da nesi yaf !

  3. Dreamtime says:

    Cem sana doğum gününde pembe UGG almayı düşünüyordum.Kendi kendime '' ne de yakışır aslan cemime'' diyordum ki beğenmediğini hatta nefret ettiğini buradan öğrendim. Tüh, yazık oldu :(

  4. Bi kere bebekler dünyaya biz zavallı yetişkinler kendilerini unutsunlar, streslerini atsınlar diye gelen yaratıklardır, döngü böyle işliyor, ayrıca 1 yaşında, düşe kalka yürüyen (yürüdüğünü sanana) bir bebekle koltukların, kanapelerin arkasına saklana saklana guguk ceeee oynamak dünyada vazgeçemeyeceğim tek eğlence şeklidir, ağlayan bebeği susturmak için maymun olan salaklar bir yana bebek sevmeyi şaklabanlıkla karıştırmadan yapanlar kucaklarında bir adet küçük insanla muhteşem görünürler efendim, kadın olsun erkek olsun, bu böyledir. Sen iyice öküzcanlaştın bu gibi ince mevzularda, anlamıyorum artık yazın dili öyle geldi bozmayayım diye mi yapıyorsun.

    Ayrıca abicim elin eskimoları ugg dediğiniz o şeyleri giyiyor sittin senedir, niv york da moda oldu diye adamların ayaklarını daha çok ısıtmayı amaç edinerek yaptıkları papuçlarına bok atmayın. Lan !

  5. Trafik ışıkları bir yana, trafiğin alayıyla problemim var sanırım. Yayalara kırmızı yanmasını geç, yeşil yandığında bile malum taşıtın gelip durduğunu görmeden atlayamıyorum yola. Ölüm korkusunun günlük hayata absürd biçimlerde yansıması demek doğrudur, kuruldum iyice hiç gidesim gelmiyor dünyadan, o derece!

  6. darkohl: içim sensin kolay gelsin.

    pinkzorro: dünya bize yalan söylüyor.

    dürümtaym: farketmez sen al, mimi'ye veririz! :d

    mimi: sinirli misiniz efendim? öküzcanlığım sabittir (eyvah, deşifre oldum!)

    alesse: kaldırıma fırlayan araçlar var bizim buralarda. aman dikkat!

National Geographic POD