Say No to Fur!

Say No to Fur!
Fur is for animals.

BASTIRILANIN GERİ DÖNÜŞÜ

Freud'un Psikanaliz terimlerinden biri. Korkuların, istek ve arzuların; toplumsal ahlak ve dinin kutsal(!) sömürgeciliğiyle bireylerin kendi beyinlerine inşa ettikleri hapishaneden, başlarda; küçük küçük başlayan saldırılarla ve daha sonra ele geçirilen beynin, eğer tedavi edilmezse hastalık ordusu komutanı, cahilliklerin ve fahişeleşmiş egolarının efendisi tarafından yönetilmesiyle sonuçlanacak bir durum. Vaziyet-i ahval gibi şeyler. Freud böyle açıklamıyor elbette bu durumu, ama benim algıladığım bu olmuştu bu terimle karşılaştığımda.

Doğruluğunu hissediyorum bu tanımlamanın, eğer hayatınızda kendinizle ilgili veya düşüncelerinizle ilgili bir gerçek yaşadıysanız gerçeğin nasıl hissettirdiğini bilirsiniz.


-Kareleri doğru birleştirdiğimi ve ortaya çıkacak olan resmi hayal ediyorum.

Her şey nasıl bu noktalara geldi.. Yani bundan yüzyıllar önce, şu an kitaplarını okuduğumuz, düşüncelerini benimsediğimiz, müzikleriyle; şeytani, karanlık ve coşku dolu hissettiğimiz, gerçekleri anlatan insanları var eden bu dünya, artık neden sadece sıçıyor.

Çürümekte olan bir dünya, aşağılık ötesi ve boktan, daha pis kokan yığınlar, tüketilen doğa, emperyalist sistemler ve onun bu boktan pis kokan yığınlar tarafından sahiplenilen kutsal anlamları (devletleri, bayrakları, ahlak inanç ve ''kahramanları'' vs vs), ve bütün bu boktanlıklar karşısında 'insan' kavramını yerine oturtmaya çalışan, düşünen insanlar..

Global bir geriye dönüş yaşıyoruz, insan türü gittikçe aptallaşan, en basit doğruyu ve yanlışı ayırt edemeyecek olan bir beyine evrimleşiyor.

Avrupa ve diğer bazı ileri evrim toplumları dünyayı saran bu aptallaşmayı engelleyemiyorlar. Kutsal kavramların yönettiği bu dünyada düşünen, sorgulayan, üreten özgür bireyler yalnızlığı seçiyorlar. Zaten bu dünyanın dışlanmışları,serserileri, adam(!) olamayanlarıdır onlar. Bi taraftan yalnızlaşmış bu üretken bireyler ve diğer taraftan sürekli çoğalan ilkellik ordusu.

Avrupa ve diğer gelişmiş toplumlar şu an 3. dünya ülkeleri istilasında.. Avrupa'da sürekli çoğalan Türklük, Müslümanlık, Kürtlük, Araplık ve Avrupalılarında kendi çürüklükleri sürekli bir geriye dönüşün merkezini oluşturdu. Dünyada var olmalarından veya burada sokakta görmekten nefret ettiğimiz 'insan'lar oralarda evleniyorlar, skişip çoğalıyorlar. Dünyaya gerçekten kökleşmiş korkunç, pis dini inanışlar ve sürekli kutsallaştırılan ırkçılık aptallığı sahip oluyor, yani sahip zaten de o pisliğin içine giren yığın sayısı artıyor da artıyor.

Bu zamana kadar insanın, uğruna köleleştirildiği geri bırakıldığı, katledildiği, tecavüz edildiği, yok edildiği, bütün hayatların sömürüldüğü sistemin yönettiği bu dünya sıçmanın eşiğinde. Kendi emperyalist çıkarları için insanın aklının alamayacağı aşağılıkları yaparak geri bırakılan, sürekli bastırılan, ilkelleştirilen biz sürüler artık bu dünyaya hakim oluyoruz!

-kapitalizm error verdi.

Artık adeta doğal kaynak olarak kullandıkları 3. dünya yığınlarının çoğalışını ve kangren gibi bütün bir dünyayı boka çekecek olan aptallaşma sürecini göremediler. Çünkü ilkel bıraktıkları bu yığınlar insan türünü akıldan, sanattan ve bilimden koparacak hastalıklarla yaşadılar. Sürekli aptallık geliştirdiler ve çoğaldılar. İçinde hasta düşüncelerin barındığı bu ilkelleştirilmiş beyinler yine kapitalizm uğruna ileri evrimdeki insanlarla da birleştirildiler.

-Bu aklıma direk bazı bilim adamlarının farklı bir eko sistemden kendi eko sistemlerine canlılar getirdikleri ve kendi eko sistemlerini yok olmaktan zar zor kurtardıkları bilimsel deneyleri aklıma getirdi.

Farklı ve alakasız belki de birbirine düşman kültürlerden getirdikleri bu yığınlarında insan dünyasını yok edeceğini görmemek ya da en azından bu olasılığı direk red etmek aptallıktır.

Sorun Türk-Kürt ya da türkiyenin sınırları ya da tayyeapın taşağındaki beze, genel kurmay başkanının bokunun rengi vs değil. Bütün dünya şu an aptalca bir çılgınlığın eşiğinde ve gayet açıktır ki dünyanın sonunu getirecek olan virüsü biz taşıyoruz. Bizim aptal kültürümüz, bizim ilkel ahlak kavramlarımız, köhnemiş inançlarımız, örümcek ağı tutmuş beyinlerimiz, orta dünyada çamurdan yaratılan orklar gibi dünyaya hakim olacak olan hasta insan türünü yaratıyor.

İşte burada BASTIRILANIN GERİ DÖNÜŞÜ'nün psikanaliz zemininden bütünlüklü bir 'tür' davranışını kavramaya merhaba diyoruz.


Bu dünya yüzyıllardır din ve devletlerle, bu iki üst belirleyicinin de kendi içinde barındırdığı çürümüş kutsal anlamlarla yönetiliyor.
Gördüğümüz ve görmediğimiz, belki de duyunca aklımızın yerinden çıkacağı extrem aşağılıklar bu sistemle beraber bu dünyada yaşandı.

İnsanlar bir kez olsun tanrısız ve devletsiz bir dünyayı yaşamayı seçmediler. Bunu dünyaya armağan etmek isteyenleri katlettiler, yok ettiler. Dünyada olan bütün pislikleri tanrı ve devletleriyle kutsallaştırdılar.

Ve şimdi zaten hiç kendisinde olmayan kontrol 'insan' dan çıktı. İnsanın demokrasi veya cumhuriyet ya da medeniyet ya da herhangi başka bi sikle kurtaracağı bir durum yok.

-Siz de benim gibi doğanın darbe yapmasını bekleyen ve isteyenlerden misiniz?

GreanPeace'i fln boş verin. İnsan doğayı tamir edebileceği küstahlığını da gösteriyor! Yaptıklarını affettirebilecek gibi.

Dünya kangren.. Acil olarak yok edilmesi gereken yığınlar var, bu gerçek insan duygusallığının ötesinde bir gerçektir. İçinde hiç hümanizm barındırmaz. Sahte bir dünyada kavramlar da sahtedir ve yanıltıcıdır.

Ama ben yinede doğanın darbe yapmasını isterim.. Çığlık çığlığa koşuşturan, birbirini yiyen insanlar görmek istiyorum! çaresizlik içerisinde gebermeyi bekleyen, çaresizce oraya buraya koşuşturan zavallılar görmek istiyorum. Çünkü bundan başka hiçbir şey ırk kavramının, dinin, devletin, bayrağın, karakolun, ordunun kutsal anlamlarını yok edemicek! İnsan kendi geliştirdiği ve asla tedavi edemeyeceği bu hastalıklarıyla, kendi bokunda çürüyen bir kurban.

POSTED BY Charmerian
DISCUSSION 4 Comments

4 Responses to : BASTIRILANIN GERİ DÖNÜŞÜ

  1. dediğin doğa darbesi bütün bir dünyada olmalı. buzul çağı gibi. ama senin benim düşündüğümü herkes düşünebiliyor. bu sefer bir kavim yaratılcak yine güçlü olan lider olacak. bu hayvansal temelli bir davranış biçimi sanırım.

  2. Önder brother, durdun durdun yine sağlam koydun çocuğu.

  3. Özkan: moruk evet bütün bir dünyada olmalı.Zaten benimkisi hala yaşıyorken bir kez olsun böyle birşeyi görmek.İnançların ve bi sürü hasta kutsal anlamların tavan yaptığı bu insan dünyasının yok olması.Sonrası zaten umrumda değil.Böyle bi sahneyi izlemek bana zevk verecek.

    Cem bro

  4. The Dude says:

    i want my instant nuclear holocaust!
    (pek yahsi bir yazi olmus)

National Geographic POD