Say No to Fur!

Say No to Fur!
Fur is for animals.

Estonya'lı Defansif Ortasaha

Efendim selamlar!

Sınavdan geldim ve şunu belirtmeliyim ki "sınav nasıl geçti?" sorularıyla ilgili bir şey duymak istemiyorum. Ben geçtim sadece. Sınav geçmedi. Cevaplarını bilmediğiniz sorular var ortada. Cevapları bilmediğimden ötürü sınavın nasıl geçmiş olabileceği hakkında hiç bir fikrim yok gerçekten. Gönül isterdi hepsini bileyim, bir pazarlama uzmanıymışçasına, bir cumhuriyet savcısıymışçasına koyaydım o hayat belirleyici yuvarlakların içine kurşun kalemimi; ama değil, öyle değil. Basit bir yazıcı teknisyeniyim ve ders çalışmaktan zerre haz etmiyorum.

Ama sanmayasınız şimdi yenilgiyi kabul etmiş, 8 senede bir sınıf atlayabilecek bir öğrenci potansiyeli ile karşı karşıya olduğunuzu! Tek kelime ders çalışmamama rağmen ben bu sene bu sınıfı geçeceğim. Çok pis iddialıyım. Cesurum. Bence geçerim. Hiç bir dayanağım yok, tamamiyle işkembeme güvenip giriyorum sınavlara ama geçebileceğimi biliyorum. Kendi taktiklerim ve pratiklerim var. Teorinin pratiğe dönüştüğü andayım şu an. Başarılı olacağım ve çok şekilli bir Fenerbahçe formam olacak.

Şu taksicilere çok gülüyorum bazen. Katliam gibiler. Katil gibiler aynı zamanda ve bunların her ikisini aynı karede bizim yüzümüze vurabiliyorlar genelde. Trafikte nerede makasa dalan, nerede zıngabak diye önüne çıkan, nerede zınk diye duran bir araç varsa, hepimizin bildiği gibi o yüzdelerin 80 ile ölçülebilecek kadar büyük bölümünde; sarı bir araçtır ve tamamiyle rastlantısal olmayarak tepesinde TAKSİ yazıyordur. Hal böyleyken yani bu adamlar bu kadar katliamcı katillerken, nadiren de olsa, bir taksinin önüne atlayan herhangi bir sivil araç olduğunda, bir taksici kural dışı olarak sıkıştırıldığında; o taksicinin kornaya asılıp sinirlenmesi beni çok güldürüyor. İlahi adalet diyorum sırıtan dudaklarımın arasından. Roller değişince bu adamlar çok masum insanlar oluyorlar bi anda. Ya da öyle olduklarını sanıyorlar. Ya da öylelermiş gibi görünmeye çalışıyorlar. Bilmiyorum ama tezatın has taşşaklısı ile karşı karşıya oluyoruz o anlarda. Ben çok gülüyorum.

Hastalıklı Spor Kulübünün Nike Halısaha Liginde eşleştiği takımlar ve fikstür belli oldu. İlk maçımız yarın Kareas ile olacak. Amacımız basmak, koymak ve bilimum futbolla alakalı edepsiz kelimeyi uygulamak. Forma rengimiz yok ama olsaydı Pembe - Turuncu yapardım. Farkımız olsun. sdmfoıs. Rezil lan. Gözlerini kapat bi düşün allaasen? sdmofs. Çok kötü. Neyse. Öyle bir şey yok tabi. Tüm Hastalıklıları bekleriz icabında.


Geçen gün Edirnekapı'dan Metroçük'e binmeye çalışırken şunu keşfettim. -bu arada Edirnekapı, karşıya geçen metroçüklerin ilk durağıdır. İnsanlar boş gelen otobüse ilk buradan doluşur- İlkel toplumlarda kadının yeri neyse bizim kadar gelişebilmiş toplumlarda da metroçükün yeri odur.

Bu dediğimi anlayamayan, çözümleyeyemeyen, runtime error çizgisine gelen insanların bir gün üşenmeyip akşam iş çıkış saatinde Edirnekapı'ya gidip, 34A numaralı otobüsü beklemesini ve geldiği anda ortaya çıkan hengameyi görmesini isterim.

Aynı bekaret gibidir boş gelen metrobüs. Herkes ilk giren olmak ister. Saldırının, birbirinin üzerine basmanın, dirsek temasıyla iteklemenin, ayakkabıya basıp zaman kazanma düşüncesinin altındaki tek gerçeklik ilk giren olma isteği. Bakire bir genç kızın peşine düşmüş abazalar ordusu gibi. Hepsi "ilk" olmak isterler ve şimdi hepsi yaşını başını almış, büyük bölümü "ilk" olmuş adamlar, şu an metroçük için ilk olma savaşına giriyorlar.

Bir süredir annem buradaydı. Sabah kalktığımda kahvaltı vardı, kızarmış ekmek kokusu sarıyordu bünyemi gözümü açar açmaz. Çayımı yudumluyordum sabah haberlerini izlerken. Akşam eve geldiğimde sofra hazır oluyordu ve on numara yemekler yiyordum. Odama geliyordum, yatağım toplu oluyordu.

Ama şimdi yok ve ben 1 ay civarı alıştığım bu lüks hayatı çok sevmiştim lan :(

POSTED BY (Süper)Cem
DISCUSSION 3 Comments

3 Responses to : Estonya'lı Defansif Ortasaha

  1. Bu metrobüs hayatı Muhasebeye benziyor.

    Keza bu ilk girenler, ilk çıkma eylemi için yine ter dökerler.

    Kısaca, FİFO
    Uzunca, First in First out.

  2. Darkohl says:

    Cem, Hastalıklı'nın menejerlik çalışmalarına başladım, rakı beyazı üzerine şarap kırmızısı çubuklu formalarınızı hazırlatıyorum, KAREAS ile bir kaç görüşme yaptım her şey yolunda merak etmeyin.

    Sakatlık konusunu da halledeceğiz, yeter ki bir adam daha gazi olmasın Haziran'a kadar, bakarsın benim de liflerim kopar mazallah cheerleaderınız olmadan ne yaparsınız.

    Ben yapıcam sana kızarmış ekmek ama bir garip dehliz içersindeyim, ondan böyle senden sonra uyanıyorum. Fakat sabah sürprizleri için söz veremeyeceğim. O kadar becerikli değilim.

    Özkan, ama sonuç itibariyle yine de lifo oluyor :D

  3. heheh nasıl koydular ama :D
    kanaat getirdim bizden geçmiş :)

Bu gadget'ta bir hata oluştu