Say No to Fur!

Say No to Fur!
Fur is for animals.

3 Fidanın Işığında Anayasa Değişikliği...



En uzun koşuysa elbet
Türkiye'de de devrim,
O, onun en güzel yüz metresini koştu,
En sekmez luverin namlusundan fırlayarak ...
En hızlısıydı hepimizin,
en önce göğüsledi ipi...
Acıyorsam sana anam avradım olsun
ama aşk olsun sana çocuk,
aşk olsun.

Can YÜCEL

Bu şiirle başlayalım istedim yazıya.. Bu saate kadar kalmak elbette saygısızlıktı gidenlerin ardına, katledildikleri gibi, sabahın ilk ışıklarında dökülmeliydi bu kelimeler parmaklarımdan. Onların olduğu gibi, bizimde kavgalarımız var elbet; onlarınınkinin yanında devede kulak bile kalamasa da...



Bu videonun başındaki vasıfsız sözcüklerle kesilmişti 3 fidanın ipi. Ve videonun sonundaki gerçekçi ifadelerle ölümlerinin üzerinden yıllar geçmesine rağmen bu ülkenin vatansever insanlarından bir tanesi bu yazıyı yazıyor.

Tüm bunlardan uzun yıllardır söz ediliyor zaten ama, benim başka bir noktaya parmak sokuşturasım var.

Gündemdeki anayasa değişikliği ile ilgili bin türlü kelamlar ediliyor.

Anayasasan ne olur, yasamasan ne olur?!

Çok acaibiz gerçekten. 1961 özgürlükler anayasasının yerine geçmiş bir anayasamız var şu an. Halbuki bu yerine geçiş süreci binlerce gencin ölümüne, binlercesinin ortadan yok olmasına, onbinlercesinin işkence görerek psikolojik çöküşüne neden olan 12 eylül askeri darbesinin anayasası.

Bu anayasanın değişmesi için tüm yurt olarak çırpınmalıyız aslında. Ateşe vermeliyiz her yanı. Demokrasiden bahsedebiliyorsak eğer bu ülkede, en azından bunu yapabilmeliyiz. Ama anayasayı değiştirmeyi düşünen adamlar yüzünden anayasaya dokunulması ödümüzü patlatıyor. Bi' anda anayasanın koruyucusu olmuş buluyoruz kendimizi ve bir anda mevcut anayasanın savunucusu olup çıkıyoruz.

Ama gelgelelim, tezatın taşşağına bak; tekrar ediyorum, demokrasiden bahsedebiliyorsak eğer bu ülkede, bu anayasanın karşısında olmamız gerek bizim...

Ama yok, bu değişikliği sevmediğimiz kişiler istiyor. Sevmediğimiz kişiler değiştirecekse anayasamızı elletmeyiz. Ona biz elleyebiliriz sadece. O da bizi elleyebilir 68 li yıllardan 80 lerin ortasına kadar yaptığı gibi..

Yapılan anayasa düzenlemeleri elbette sevmediğimiz kişilerin işlerine gelecek düzenlemeler. Yoksa bu sevmediğimiz kişiler bu anayasaya neden ellesin ki? Bu anayasayı ortaya çıkaran en büyük etkeni onlar çıkartmadı mı zaten ortaya? Kargaşa çıksın, ordu yönetime el koysun diye yırtınmadılar mı? Solculara, Kürtlere, Alevilere karşı medya, ordu, sermaye, sağcılar ve dinciler birlik olmadılar mı darbe olana kadar? Kanlı Pazar'lar, Maraş Katliamları bu anayasa gelsin diye tertip edilmedi mi? "Kominizmle mücadele derneği" bu hükümetin akıl hocaları tarafından kurulmadı mı? Kanlı 1 Mayıs sabahında, 6. Filo protestosunun öncesinde bu hükümetin akıl hocaları kılmadı mı namazları koministlere saldırmak için?

Bu düzen, bu anayasadan istediğini aldı ama artık. Ve şimdi "kendilerini yaratan" bu anayasanın, "kendilerini engelleyen" kısımlarını değiştirmeyi planlıyorlar.

Ve bilinçsiz hükümet karşıtları bir anda anayasa savunucusu oluyorlar başımıza.

Bir tek MHP'nin bu anayasanın değiştirilmesinden rahatsız olmasını anlarım. Zira onlar dincilerden daha çok emek sarfetmişlerdir 1980'li yıllarda kuytu köşelerde adam vurarak, evler basarak kaos ortamını alevlendirerek. Emeklerinin bunca yıl sonra boşa gittiğini görmeye dayanamıyorlar, olabilir...

Değiştirilmesi planlanan maddelerden zerre haberiniz olmadığına eminim. Umurunuzda olmadığından da eminim. Sadece karşısında durmak istediğiniz, hakkında konuşmak istediğiniz bir şeyler var sizin.

Oy vermekten kaçan bürokratlar var misal. Bol keseden sallayan, Atatürk'ün ardına sığınan ve kendilerini sola yakın göstermeye çalışan "ulusalcılar"..

Geçtiğimiz 1 mayısta birisiyle ayaküstü sohbet etmiştim. Bu ülkede tek solu BDP'nin yaptığını söyledi. Ama onlarda kendi isteklerinin hükümet tarafından gözardı edilmesi nedeniyle oylamalara katılmıyorlar. Yani umurlarında değil onlarında.

Bir tek Ufuk URAS'ın umurunda: ''Tek tek bu maddelerin Türkiye sol tarihi açısından tarihsel bir önemi vardı. O yüzden destek verdim. Türkiye solunda Anayasa Mahkemesi kurbanı olmayan kaç kişi vardır ki. Dolayısıyla Anayasa Mahkemesi'nin dönüştürülmesi solun asli görevleri arasında'' diyerek, bu en yukarıda bahsettiğimiz vasıfsız sözcükleri savunmaları dikkate almadan ezberden okuyan zihniyetin, darbe yaparak halkın sosyalist düşünceli kısmını sindiren, ezen, yok etmeye çalışan zihniyetin karşısında durma onurunu göstermiştir.

Bu anayasanın komple ortadan kalkması gerek elbet; ama fırsatımız varken, gerçekten, insanlık adına işimize yarayabilecek olanları desteklemeliyiz. En azından o darbecileri yargılamalıyız! Ölmeden onları o Üç Fidanı sebepsizce ölüme gönderdikleri darağacına çıkartamasak bile, en azından sanık sandalyesine oturtmalıyız! En azından buna destek vermeliyiz. Buna destek vermeyen hiç bir parti benim gözümde demokrasiden bahsetmesin ve hiç bir şekilde halkın önüne çıkıp, "sizi savunuyoruz" yalanlarını okumasın..

Atatürk'ün ardına sığınan, 1 mayısta meydana gelip oy kaygısı içinde bayrak sallayan altı oklu ulusalcılar; en azından bunu becerin!

Her demeçlerinde demokrasiden bahseden terör örgütü uzantıları; en azından bunu becerin!

POSTED BY (Süper)Cem
DISCUSSION 3 Comments

3 Responses to : 3 Fidanın Işığında Anayasa Değişikliği...

  1. zor baba bu ülke enteresan bir durumda.

    bakıyorsun sanki nufusun buyuk cogunlugu eşini aldatmıyormuşcasına baykalın sex goruntulerını yayınlayıp kötülüyor muhalif bir gazete.

    hemde o muhalif gazatenin bir yazarı ufacık kıza tecavuz etmekten içeride yatıyorken.

    linki var ama vermiyorum oyle hard bir durum yok keza. baykal herzamanki gibi gravat gömlek sanrm yatakta bile çıkarmıyor.

  2. "yaş 70 ama iş bitmemiş" imajı vermek için kendi yerleştirmiş kamerayı oraya sdmaofasdç

  3. Buket says:

    video fenaymış olm :(

National Geographic POD