Say No to Fur!

Say No to Fur!
Fur is for animals.

Pierre-Joseph Proudhon

Onlarca sosyalist filozof, düşünür okudum, bir çoğuyla gaza geldim, kendi ütopyalarımı yarattım, devrim yaptım, sonra bozdum, Marx'ın devrimini yaptım, biraz düşündüm sonra onu da bozdum. Çok düşündüm, çok okudum ama biraz sonra aşağıda yazacağım kısa paragraf gibisi kadar etkilemedi beni hiç bir düşünce, hiç bir tarz.

Anarşizmin Tarihi isimli kocaman bir kitap okumaktayım. Birazdan aşağıda yazacağım kısa bölümü kitabın başından, okumuş olduğum 357. sayfasına kadar iki kez daha görmüştüm ve ikisinde de gayet hoşuma gitmişti. Ama kitabın Proudhon ve onun yaşamı ve düşünceleri ile alakalı bölümüne geldiğimde tekrar karşıma çıkması daha dokunaklı oldu.

Ne kadar katılırsınız bilmem ama yazıdaki kararlı ve inanmış ruh hali beni etkileyen en büyük nedendir...


"Yönetilmek, ne hakkı, ne kerameti ne de iffeti olan yaratıklar tarafından izlenmek, soruşturulmak, gözetlenmek, yönlendirilmek, yasalara uydurulmak, düzene sokulmak, kapatılmak, telkinlere ve vaazlara maruz kalmak, denetlenmek, yorumlanmak, değerlendirilmek, sansüre uğratılmak ve komuta edilmektir... Yönetilmek, kişinin her hareketinde, her eyleminde ve yaptığı her işlemde, mimlenmesi, kaydedilmesi, nüfus sayımına tabi tutulması, vergilendirilmesi, damgalanması, fiyatlandırılması, değerlendirilmesi, patentinin alınması, yetkilendirilmesi, müsaadeye tabi kılınması, tavsiye edilmesi, ihtar edilmesi, men edilmesi, doğru yola sokulması ve düzeltilmesi anlamına gelir.

Hükümet, haraca bağlamak, terbiye etmek, fidye ödemeye mecbur bırakılmak, sömürülmek, tekelleştirilmek, gasp edilmek, baskı altına alınmak, gizemlileştirilmek, soyulmak anlamına gelir; bütün bunlar kamu yararı ve halkın çıkarları için yapılır. Daha sonra, ilk direniş belirtisi ya da şikayet sözcüğünde, kişi baskı altına alınır, para cezasına çarptırılır, hor görülür, tedirgin edilir, takip edilir, apar topar alınıp götürülür, dövülür, boğularak idam edilir, hapse atılır, vurulur, makineli tüfekle taranır, yargılanır, hüküm giyer, sürgüne gönderilir, kurban edilir, satılır, ihanete uğratılır ve üstüne üstlük bir de küçük düşürülür, alay edilir, kızdırılır ve onuru kırılır. Hükümek işte budur; onun adaleti de ahlakı da budur!


Ey insanoğlu! Altmış yüzyıldır böyle bir zillete nasıl katlanırsın?
"

POSTED BY (Süper)Cem
DISCUSSION 3 Comments

3 Responses to : Pierre-Joseph Proudhon

  1. The Dude says:

    dayım doğru demiş de, "allah rızkını verir" diyip 4-5 encek yapan asgari ücretli insanların olduğu bir dünyada yaşıyoruz; insanlık bu bilince sittin sene ulaşamaz, maalesef ütopya olarak kalır anarşizm. sad, but true

  2. anarşist düşüncenin ütopya olarak kalacağı zaten aşikar. kominist düşüncenin de sosyalist düşüncenin de öyle. hatta abartıyorum, kapitalist düşünce bile şu an hakim görünse bile tam olarak uygulanabilir değil. yani dünyayı hiç bir zaman rejimler yönetemez bence. zaten burada vurgulamak istediğim adamın "inanmış" hali. müthiş bir saldırganlık var amcada.

    "anarşizmin tarihi" kitabını anarşist rejimi savunduğum için okumuyorum zaten. olsa şükela olurdu sanırım ehuaha. bu kitapta yazılan düşünürlerin muazzam sözleri, düşünceleri var. bunları okumak, imkansız olsa bile bu hayalleri görmek beni kişisel olarak tatmin ediyor. yani netçede koyim 4-5 encikli kaz kafalara, sana bişey olmasın.. :)

  3. Darkohl says:

    A3 ebatında çerçeve!

Bu gadget'ta bir hata oluştu