Say No to Fur!

Say No to Fur!
Fur is for animals.

Kandırılıyorsunuz!

Bugün Radikal'de Cengiz ÇANDAR'ın yazısını okuyana kadar Radikal'i adam gibi bir gazete sanırdım. Cengiz ÇANDAR kusura bakmasın ama bir halttan anlamayan, bir işe yaramayan bir gazeteci olduğunu gösterdi bugün bana. İki taksiye binip, bir "varoş" kadınla konuşarak, müthiş çıkarımlarda bulunmuş ve bir köşe yazısına imza atmış ve en sonunda da şöyle demiş:

Bunlara ‘EVET’ dememek için, ya ‘vicdansız’ ya da ‘Tayyip’e takık’ bir halde ‘ruh sağlığını yitirmiş’ biri veya kafası fosilleşmeye başlamış bir ‘bağnaz’ olmalıyım.
Allah’a şükürler olsun ki hiçbiri değilim!

Rengini gayet iyi belli etmiş. Takıldığım nokta "köşe"yazarının üslubu. Eğer zahmet olmayacağına inansaydım, her demogoji yapan yazara söyleyeceğim gibi; iyi yazar olduğu ve kelimeleri iyi kullanıp, aslında yanlış olanı, doğruymuş gibi göstermesini gayet iyi bildiği; söylemek olacaktı. Kelimeler çok basittir, eğer kullanmasını bilirseniz...

Şunu söylemeliyim ki; sokaklarda asılı olan pankartlarda yazan, demokrasi, kadınlara özel haklar, işçiye grev hakkı vs gibi hiç bir şey yok bu anayasa değişikliği paketinde. Okuduysanız görmüşsünüzdür zaten. Hatta işçi düşmanı çok tehlikeli bir madde var; ki bu madde sendikaların üyeleri adına yargı mercilerine başvurmalarını engelleyip, toplu sözleşme konusunda çıkabilecek herhangi bir problemin "Uzlaşma Kurulu" tarafından çözüleceği ve bu "uzlaşma kurulu"nun alacağı kararın kesin ve toplu sözleşme hükmünde olacağını belirtmektedir. Bu uzlaşma kurulunun kimler tarafından kurulacağı ve yönetileceği ve kimin hakkını savunacağı aşikar elbette. Anarşist düşüncenin temeline bakarsak, zaten hükümetlerin, hakim sınıfın çıkarlarını korumak için oluşturulmuş maşalar olduğunu fark eder ve bu uzlaştırma kurulunun kimlere hizmet edeceğini açıkça görebiliriz.

Tüm ilerici düşünürler bu anayasa değişimi sürecinin bir ABD (ve de Fettullah Hoca) oyunu olduğunu söylemesine ve kesinlikle "Hayır" ya da "Boykot" şıklarının tercih edilmesini söylemesine rağmen, yazar, Eski bir New York Times yazarının The Guardian'dan amaç belirtir bir paragrafını alıntı yapmış:

Eğer referandum geçerse bu, Türklerin askerin siyasete karışmasından gına
getirdiklerinin işareti olarak alınacak. Zafer, eğer Türkiye, Avrupa demokrasi düzeyine erişmek istiyorsa zorunlu olan tümüyle yeni bir anayasanın yazılmasına dair ilk planına geri dönmesi için hükümeti yüreklendirecek. Böyle bir sonuç, Türk devleti ile Kürt milliyetçileri arasındaki uzun ve şiddetli çatışmaya son vermek amacıyla Kürt gruplarla müzakerelerin başlatılması kararına da yolu açabilir.
Eğer anayasa değişiklikleri reddedilirse -ki anketler seçmenlerin bölündüğünü gösteriyor- ivme tekrar, laikliği korumanın demokrasiyi derinleştirmekten daha önemli olduğuna inanan eski elite dönecek. Cinayetler ve darbe komplolarına girişmekle suçlanan askerler hakkında açılmış davaların kapatılması talepleri yükselecek. Bazı önde gelen işadamları ise reformların yenilgiye uğramasının Türk siyasetini bulandıracağını ve bunun da yatırımcıları korkutmaya ve Türkiye’nin göz kamaştırıcı ekonomik büyümesini yavaşlatmaya yetmesinden korkuyorlar.”

Tüm cümleler özenle seçilmiş ve Cengiz ÇANDAR aracılığıyla zokanıza atılmış. Yemesi sizden.

Bu reform pakedinin eski ve yeni maddelerini okuyan herhangi bir insan aslında neler olduğunu çok rahat anlayabilir. Ama hepimizin bildiği gibi ne EVET diyenler ne de HAYIR diyenler bu pakedi, bu maddeleri okumadı. Eskilerini de bilmiyorlar, nelerin değişeceğini de. Ve böyle kelimelerin gücünü kullanıp "eğer hayır derseniz askeri cuntaya, darbeye davetiye çıkarırsınız pis gericiler"i gözümüze sokmaya çalışan yazarları dinler ve körü körüne inandığınız partinizin aslında ne yapmaya çalıştığını anlamaz iseniz sizlere seçim sonucu şimdiden hayırlı olsun. Ama yok, azıcık düşünme yeteneğine sahipsen zaten sen ne yapacağını bilirsin.

Akp ve onun gibi partiler, 12 Eylül darbesinin ürünleridir. 12 eylül darbesinden beri bu ülkeden alacaklarını almış, yiyeceklerini yemişlerdir ve şimdi onlara engel olan son pürüzleri de ortadan kaldırmak istiyorlardır. Bu anayasa değişikliği paketine evet denirse, 12 eylül darbesinin anayasasını ortadan kaldırmak daha zor olacaktır. Bu değişiklik pakedine Evet harici ne denirse denebilir. Zira anlatıldığı gibi 12 Eylül darbecileriyle kimsenin hesaplaşabileceği yok, Kenan paşa yine sikko resimleriyle takılabilecek Bordum'da.. Sadece yeni 12 Eylül'lerin yapılmasında zorlaştırma var. Ancak 12 eylül'ün tohumlarının kendi yaratıcılarını yok etmeleri mantık olarak mümkün değildir ve kimse yemek yediği tasa "işemez"...

Üzerinde HAYIR yazan afişler toplatılıyor, HAYIR yazan broşür dağıtıcı gençler tartaklanıyor ve bunları yapan EVET diyecek olan "demokrasi aşıkları". Bi siktirin gidin afedersiniz.

Cengiz ÇANDAR gibilere de gidip parti broşürü falan yazmak kalıyor artık.

bknz:
Anayasa pakedi karşılaştırması

POSTED BY (Süper)Cem
POSTED IN ,
DISCUSSION 0 Comments
Bu gadget'ta bir hata oluştu