Say No to Fur!

Say No to Fur!
Fur is for animals.

Hasta Adam: Kesişmek...

İşe gidiyordum. Pazartesiydi. Ve sabahın körüydü. Bu müthiş üçlemenin bana vermiş olduğu yetkiyle birlikte yüzüm olabildiğince bok akıtır bir halde otobüsün kalkmasını bekliyordum.

Boş boş durduğum her an olduğu gibi, amaçsızca insanları izliyordum. Kafamda neler dönüyor ya da aklımdan neler geçiyordu, bilmiyorum. Sadece insanların yüzlerini izliyordum. Güzel bir açı yakalarsam memelerini de izliyordum tabi. Kıçları için açım yoktu. Sebepsizce ve hiç bir şey hissetmeden bakıyordum. Baktığım yüzü gördüğüme bile şüpheliydim aslında. Bir o yana, bir bu yana gezinen, her yüzde, saniyenin 10'da 1'i kadar bekleyen bakışlardan ibaretti bugünkü pazartesi sendromum.

Tüm bu ruhsuzluğumla dışarıyı süzerken, bir hatunun bana ters ters baktığını gördüm. İyi parçaydı ve bu hatuna saniyenin 10'da 3'ü kadar bakmış olabilirdim. Ters bakışlarla bana baktığını görünce daha bir dikkatli bakarak inceledim. Daha önce görmemiştim ve hatta saniyenin 10'da 10'u kadar bakmış olsam bile gördüğüm yüz bana bir şey anımsatmıyordu.

Ben bunları düşünürken o da bana bakıyor ve ters bakışlarını, yine tersçe salladığı kafası ve oynattığı dudaklarıyla pekiştiriyordu. Ne dediğini anlamak için dudaklarına daha dikkatli bakmaya başladım. Tüm bunlar olurken pazartesi sendromumun bana vermiş olduğu yetkiyle, yüzüm bok akıtmaya devam ediyordu. Dudaklarına bakıyordum ve hala çözemiyordum. Yaklaşık 1 dakikadır bakışıyorduk ve o fazladan bir de dudak oynatıyordu.

Bir anda hareketlenerek otobüse bindi ve oturduğum koltuğun başında durdu. Ben onu aynı duygusuz ifade ile izlerken, o da bana aynı sert bakışlarla ve o aynı sert kafa sallayışıyla bakıyor ve ek olarak artık oynattığı dudaklarını okumama gerek yoktu çünkü onu duyabiliyordum. Tahmin ettiğim gibiydi; küfrediyordu.

"Ne bakıyorsun arkadaşım bir saattir!" diye bir haykırışla tekrar başladı konuşmaya. "Efendim?" dedim. "Arkadaşım bir saattir hayatında ilk defa hatun görmüş öküz gibi bakıyorsun yeaa?!" dedi, ki ben daha önce hatun görmüştüm ve bunu sesli olarak dile getirdim. Gözlerini devirdi ve tam ağzını tekrar açarken, "bir saniye" dedim. "Bakın", dedim, "size özel bir durum değil bu. Ben herkese bakarım". "Sapık mısın sen yeaa?!" diye tekrar haykırdı. Otobüsteki kitlenin bana karşı bir cephe oluşturduğunu hissetmeye başlamıştım. Kadın üzerime bir adım daha atsa, kadınla beraber atlayacak en az 25 kişilik bir ordu vardı.

Tekrar "bakın" dedim, ben herkese bakarım, her şeye bakarım. Misal şu duraktayken yanında duran bıyıklı amca, onun yanında duran bıyıklı teyze, onun yanındaki sivilceli çocuk, bunların hepsine baktım ve bunları yaparken bir amaç gözetmem ben, sadece bakarım, sana da diğerlerine baktığım gibi baktım, ki eğer alıcı gözle baksaydım, bu sana aynı ablaklıkla bakan yüzde bir değişiklik olur, her Türk erkeğinin içinde beslediği o Don Juanvari surat ifadelerinden birini takınır, öyle bakardım ama görüyosun ki yüzümde ablak bir ifade var ve tanıştırayım, bu benim pazartesi sendromu halindeki yüz ifadem ve ben bu yüz ifadesindeyken etrafa boş bakarım, ki sen bana sert sert bakana kadar da sana baktığımı hiç anımsamıyorum, ki yanındaki bıyıklı amcayla teyzeye de sana dikkat kesildikten sonra baktım, yani onları da hayatımda ilk kez gördüm ama tabi sana şimdi, 'baktım ama dikkat etmedim' diyerek dikkat çekmeyecek bir hatunsun demek istemiyorum, çünkü dersem daha fazla kızabilirsin ama diyince de kızmayacağın garanti değil elbet, neyse, ne diyordum, yani işte öyle, bir ağaca bakmak gibi bir şeydi sana bakmak, duygusuz, ifadesiz ve öylesine ama hani dediğim gibi, bakılmayacak bir hatun değilsin elbet, yani normal şartlarda bakabilirdim belki, bilemiyorum"

"ay ay yeter yea, sus, ne diyorsun, bir bok anlamadım dediklerinden!" diye bağırdı ama gardının düştüğünü görebiliyordum. "Kusura bakmayın, yanlış anladınız.." dedim muazzam bir kibarlıkla. Verdiği runtime error, az önce üzerime atlamak için fırsat kollayan otobüs kitlesine de yansımıştı. Aradığını bulamamış, pazartesi sendromunu üzerimde atamamıştı. Biraz daha mırın kırın etti ama şöförün kalkacağımızı söylemesiyle bir omuz silkip arkasını döndü. Kıçına baktım. Sağlamdı.

POSTED BY (Süper)Cem
DISCUSSION 3 Comments

3 Responses to : Hasta Adam: Kesişmek...

  1. Darkohl says:

    Şapşalsın sen

National Geographic POD