Say No to Fur!

Say No to Fur!
Fur is for animals.

Olmaz Hacı. Öyle Manita Yapamazsın...

Yıllardır öğrenemediler şu boku. Yani değil abileri, babaları bile aynı taktikleri uyguluyordu ama aradan yıllar geçti, gram ilerleme yok şu yurdum "don juan"larında. Hala aynı taktiklerle manita ayıklama peşindeler. İşe yarar taktik çok, onları daha sonra irdeleyebiliriz belki ama asıl işe yaramayan ve hatta sizleri komik duruma düşürenleri gözler önüne sermeliyiz öncelikle. Olmaz, bu şekilde manita ayıklayamazsınız...

* Yol kenarında durup, yoldan geçen otobüsleri, arabaları kesen tipler. Bildiğin köşede durmuş, otobüs kesiyor adamlar. Hani şu öküz - tren hikayesi gibi. Kollarını birbirlerine kenetlemiş, vücudu geriye atmış hafiften, karizmatik olduğunu düşündüğü bir duruş ve kısık gözlerle uygulanan alımlı bakışlar.. Amacı, camdan bakan güzel bir manita görüp, onu etkilemektir. Hatunu görürler, gülümserler ya da sigaralarından derin nefes çekip bir gözü hatunda, ağzı yanındaki arkadaşıyla muhabbette sallamaz havaları ile etkileyici bir an yakalamak isterler. Ancak idrak edemedikleri mevzu; camdaki güzel manitaya kendilerini beğendirebilseler dahi, hiç bir manitanın o an arabadan inip, koşar adımlarla yanlarına gelip üstünü parçalayarak "BECER BENİ" demeyeceği... Olmaz, yok böyle bir şey...


* Genellikle modifiye edilmiş Şahin marka araçların, sonuna kadar çık camlarından, yüksek sesli dıp-tıs müziği eşliğinde uzattıkları jöleli kafalarıyla, dışarıda duran/dolaşan/otudan/hoplayan/zıplayan/uçan/vs, bilimum hatun kişileri kesen tipler. Genellikle son gaz gidip zaten milyonda bir olan bir kızla kesişme ihtimallerini sıfıra sabitlerler. Zaten genellikle 4 kişi gezerler. Her cama bir jöleli kafa. Hatun ayıklama ihtimallerinin olmadığını bilirler aslında ama o misyon üstlenmeli ve o jöleli kafa camdan çıkmalıdır.

Dediğim gibi, zaten (en az) dört kişiler. Bir hatun gelse, aralarında kavga çıkar; keza tek bir hatun da milyonda bir görülen ağır travmatik bir rahatsızlığa sahip değilse 4 jöle kafanın yanına binmez. İki kişi olsalar belki binme ihtimalleri var ama kavga çıkma potansiyeli çok yüksek. Böyle bir durumda daha şanslı, yani daha yakışıklı olduğunu düşünen jöle kafa durup hatunlarla muhabbet etmeyi teklif ederken, kendini diğerlerine göre daha şanssız, yani daha tipsiz, çekilmez, muhabbet etmekten anlamayan, vs. hisseden eleman ortam bozar. Boşverin abi!, ayakları yapar ve o işi yatırmak için her hileye başvurur. Arkadaşlığını atar ortaya; ki onun ayıklayamayacağı manitayı, arkadaşı da ayıklayamasın.

3-4 hatun denk gelse bu sefer de o kadar kişi arabaya sığmaz. Derdi büyük.

Yani bilmiyorum, aranızda böyle gençleri mutlu etmiş milyonda bir görülen ağır travmatik rahatsızlığa sahip olan bir kişi; ama ben etmezdim şahsen. Yani mutlu etmezdim. Olmaz.

* Sayısı çok önemli değil, bir kaç erkek kişisi yanyana yürürler ve aralarında şakalaşırlar. Geyik ve testesteron had safhadadır. Erkeklik tavandır. Bunun gazıyla, normalde tek başına yürürken başını önünden kaldıramayan, utangaç, bir kızla konuşurken kızaran ya da iki lafı bir araya getiremeyen, ancak bu gibi geyiğin ve testesteronun tavan yaptığı fazla erkekli anlarda; karşıdan gelen (güzel ya da çirkin olması farketmez) hatuna sözlü tacizde bulunan tipler.

Duruma ve yaratıcılığa göre "yavrum, çok güzelsin, kainat güzeliyle akrabalığın var mı?" gibisinden ön sulanma (ön sevişmemsi) sözleriyle ya da direkt "anam, dişlerim, yalarım, pantolonun olayım giy beni" tadında doğa üstü fantazilerle hatuna yazılmayı hedeflerler. Normalde belki hatunla aynı kafada olan, aynı müziği seven, aynı aduket çektireceğine sahip olmanın hayallerini kuran; yani birbirlerini tanısalar belki birbirlerinden hoşlanıp, pembe panjurlu ev hayali kurma ihtimalleri olan gençler, anlık testesteron gazıyla tamiri güç yaralar açarlar özgeçmişlerinde.. Ve muhtemel bir küfür ya da gözmezden gelinme ile biter bu arkadaşlara yapılan "erkek şovu". Neticede o da olmaz. Kaçar hatunlar bunlardan. Etkilenmezler.

* Bilimum toplu taşıma araçlarında fortçuluk yapan abiler. Olmaz. Bu şekilde de olmaz. Avına yaklaşır, en ufak otobüs sallantısında değdirir utanmadan arlanmadan. Hiç bir hatun, "ne güzel değdirdin, bu gece beraber takılabilir miyiz" demez sana. Yapmaz bunu. Diyeceği en fazla "OROSPU ÇOCUĞU" olur. Silkelen kendine gel. Anlık hazlar için harcama gençliğini. Tarihte örneği yok lan. Aptal.

* Daha bir çok şehir efsanesi niteliğinde hatun kesme ve umutlanma modeli var elbet. Hele otobüsteki boş koltuk hikayesi. Yanına hep bir manita oturacak ve yolda bir şekilde onunla muhabbete geçecek, tanışacak, aynı durakta inmeyecek olsa bile onunla ineceki evine bırakacak, sevinecekler falan? O koltuğa oturacak kişiliğin hayallerinin kadını olması, bıyıklı bir teyzenin kocaman kıçı tarafından taciz edilmenden elbetteki daha düşük bir ihtimal. Ve o koca kıçın pastadaki payı inanamayacağın kadar büyük...

* 300 Spartalı'dan, filmin sonunda sadece bir tanesinin hayatta kaldığı gerçeğini göze aldığımızda, 300 tane denemeden birkaç tanesinde başarılı olabilmiştir belki kitapçıda aynı kitabı tutan tipler. Bi' ihtimal yani. Onlar da romantik komedi filmlerinin etkisinde kalmıştır muhtemelen. Hayat bir film değil midir zaten? Ya...

POSTED BY (Süper)Cem
DISCUSSION 2 Comments

2 Responses to : Olmaz Hacı. Öyle Manita Yapamazsın...

  1. Pelin says:

    iki kelime yazmaya üşeniyordum az kalsın
    sosyal ortamlar bile adamı tembelleştiriyor arkadaş
    bir an beğen butonu aradı gözüm

    yok yok şaka bunu sana yapamam.

    hacı evet yazacak çok şey var ama bir de cafede yalnız oturan genç muhabbeti var, hayatında daha önce hiç okumadığı tarzda bir kitap ya da dergi bakıyor gerçi artık o da değişti slimpadler filan neyse minik bir ihtimal olsa dahi onlarda umutsuz vaka sanki hea

National Geographic POD